

Okullarda "Çevre Bilinci" , "Hayvan Sevgisi" ve "Sosyal Sorumluluk" dersleri istiyoruz!
Kampanya metni
Medeni bir toplum olabilmenin en büyük bileşeni doğaya, hayvanlara ve diğer insanlara duyulan sevgi ve saygıdır. Söz konusu değerlerin insanlara kazandırılması için okullarda örtük program adı verilen bir mekanizma işletilmektedir. Bu kesinlikle yeterli değildir. Söz gelimi bir öğrencinin sokak hayvanlarıyla duygusal bir bağ kurabilmesi için ona hayvanları sevmeliyiz demek ve panoya hayvan resimleri asmak farkındalık yaratmaktan öteye gitmez. Bu bağın kurulması için öğrencinin sokakta üşüyen hayvanlara yiyecek vermesi ve bu yardımın onlarda oluşturduğu mutluluğu gözlemlemesi gerekmektedir. Bu amaçla örneğin "Hayvan Sevgisi" dersi kapsamında öğrencilerin hayvan barınaklarına götürülmesi hem öğrencilerin sevgi ve paylaşma duygularını geliştirecek hem de yaşamak için bizlere ihtiyaç duyan hayvanların ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlayacaktır. Yine başka bir örnek olarak öğrencilerin "Sosyal Sorumluluk" dersi kapsamında huzurevlerine götürülmesi yaşlı ve genç arasındaki iletişimi kuvvetlendirecek öğrencilerin empati kurma yeteneklerini geliştirecek ve yaşlılarımıza saygı noktasında yaşadığımız sorunların çözümünü kolaylaştıracaktır. Üstelik yaşlılarımız da bu tür ziyaretlerde tecrübelerini gençlere aktarma fırsatı bulacak ve işe yaradıklarını hissetme bakımından mutluluk duyacaklardır. Yine benzer bir örnek olarak aynı ders kapsamında öğrencilerimiz engelli ya da hasta [böbrek(diyaliz),lösemi vb.] vatandaşlarımızı ziyaret edebilirler. Bu tür ziyaretler hastaların tedavi süreçlerinde psikolojik bakımdan pozitif etki doğurabilir. "Çevre Bilinci" dersi kapsamında öğrencilerimiz ağaç dikebilir, dikilen ağaçları sulayabilir, çevre temizliği gerçekleştirebilir. Benzer örnekler artırılabilir. Özetle, çevreden tamamen yalıtılmış ve dört duvar arasına sıkıştırılmış bir eğitimin özellikle duygusal gelişimi durduracağı, sorumsuz, duyarsız ve vicdansız bireylerin ortaya çıkmasına neden olacağı (olduğu) görülmektedir.
Açık bir öngörüyle istenilen türde bir eğitimin suç oranlarını düşüreceği, şiddeti önleyeceği, nefret iklimini ortadan kaldıracağı ve sağlıklı bir toplumun oluşmasını sağlayacağı söylenebilir. Öldürmeyi değil korumayı ve yaşatmayı, saklamayı değil paylaşmayı, kızmayı değil sevmeyi ve önemsemeyi çocuklarımıza kazandırmak ancak sahada(hayatın içinde) mümkün olabilecektir. Eğitimin amacı yalnızca öğrencilerin maksimum performans testlerinden yüksek puanlar elde etmesi değildir. Uygar bir toplum hedefine ancak ve ancak bu tür dersleri içeren bir eğitim planlamasıyla ulaşmak mümkün olacaktır. Bilimsel, akılcı ve sevgi temelli bir eğitim reformu umuduyla...

Kampanya metni
Medeni bir toplum olabilmenin en büyük bileşeni doğaya, hayvanlara ve diğer insanlara duyulan sevgi ve saygıdır. Söz konusu değerlerin insanlara kazandırılması için okullarda örtük program adı verilen bir mekanizma işletilmektedir. Bu kesinlikle yeterli değildir. Söz gelimi bir öğrencinin sokak hayvanlarıyla duygusal bir bağ kurabilmesi için ona hayvanları sevmeliyiz demek ve panoya hayvan resimleri asmak farkındalık yaratmaktan öteye gitmez. Bu bağın kurulması için öğrencinin sokakta üşüyen hayvanlara yiyecek vermesi ve bu yardımın onlarda oluşturduğu mutluluğu gözlemlemesi gerekmektedir. Bu amaçla örneğin "Hayvan Sevgisi" dersi kapsamında öğrencilerin hayvan barınaklarına götürülmesi hem öğrencilerin sevgi ve paylaşma duygularını geliştirecek hem de yaşamak için bizlere ihtiyaç duyan hayvanların ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlayacaktır. Yine başka bir örnek olarak öğrencilerin "Sosyal Sorumluluk" dersi kapsamında huzurevlerine götürülmesi yaşlı ve genç arasındaki iletişimi kuvvetlendirecek öğrencilerin empati kurma yeteneklerini geliştirecek ve yaşlılarımıza saygı noktasında yaşadığımız sorunların çözümünü kolaylaştıracaktır. Üstelik yaşlılarımız da bu tür ziyaretlerde tecrübelerini gençlere aktarma fırsatı bulacak ve işe yaradıklarını hissetme bakımından mutluluk duyacaklardır. Yine benzer bir örnek olarak aynı ders kapsamında öğrencilerimiz engelli ya da hasta [böbrek(diyaliz),lösemi vb.] vatandaşlarımızı ziyaret edebilirler. Bu tür ziyaretler hastaların tedavi süreçlerinde psikolojik bakımdan pozitif etki doğurabilir. "Çevre Bilinci" dersi kapsamında öğrencilerimiz ağaç dikebilir, dikilen ağaçları sulayabilir, çevre temizliği gerçekleştirebilir. Benzer örnekler artırılabilir. Özetle, çevreden tamamen yalıtılmış ve dört duvar arasına sıkıştırılmış bir eğitimin özellikle duygusal gelişimi durduracağı, sorumsuz, duyarsız ve vicdansız bireylerin ortaya çıkmasına neden olacağı (olduğu) görülmektedir.
Açık bir öngörüyle istenilen türde bir eğitimin suç oranlarını düşüreceği, şiddeti önleyeceği, nefret iklimini ortadan kaldıracağı ve sağlıklı bir toplumun oluşmasını sağlayacağı söylenebilir. Öldürmeyi değil korumayı ve yaşatmayı, saklamayı değil paylaşmayı, kızmayı değil sevmeyi ve önemsemeyi çocuklarımıza kazandırmak ancak sahada(hayatın içinde) mümkün olabilecektir. Eğitimin amacı yalnızca öğrencilerin maksimum performans testlerinden yüksek puanlar elde etmesi değildir. Uygar bir toplum hedefine ancak ve ancak bu tür dersleri içeren bir eğitim planlamasıyla ulaşmak mümkün olacaktır. Bilimsel, akılcı ve sevgi temelli bir eğitim reformu umuduyla...

Karar Vericiler
Kampanya Güncellemeleri
Bu kampanyayı paylaş
Kampanya 3 Ocak 2017 tarihinde başlatıldı