
Merhaba,
Tarçın, 7 yıldır yaşadığı mahallesinden yasaya aykırı olarak alındıktan 13,5 ay sonra sizlerin desteği ve çabası ile serbest bırakıldı.
Çok zayıflamış ve çok ürkek. Şimdi bedeninin iyi beslenmeye, ruhunun sevgiyle sarmalanmaya ihtiyacı var.
Tarçın, İstanbul ve Türkiye'deki binlerce köpekten biri. Onu tecritten kurtarma sürecinde dayanışmak bizlere şunları gösterdi:
HAYVANLARIN HAKLARI KORUNMALIDIR
Sistemin mağdur ettiği kesimlerden biri olan hayvanların hakları etik, vicdani, dini, hukuk ..tüm zeminlerde korunmalıdır.
Hayvanları Koruma Kanunu 5199’un özü çok açıktır. Sokak hayvanlarını yerinden, yaşamından, yaşam refahından etmeden, kendi bölgelerinde yaşayabilmelerini koruma altına alır.
BARINAK/BAKIMEVLERİ’NDE HAYVANLARI TUTMAK, HAYVAN REFAHINA AYKIRIDIR
Tarçın, Kadıköy Belediyesi Geçici Hayvan Bakımevi’nde 1 yılı aşkın süre tecritte kaldı. “Geçici” olarak hayvanların tutulabileceği tecrit koşullarında aylarca hapsedildi. Kadıköy Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü ekipleri tarafından yasaya aykırı olarak alındığında, son derece sağlıklı, kilosu yerinde bir birey idi. Kimi iddiaların aksine, çekingen ve insanlara yaklaşmayan ürkek bir hayvandır. Tüm bu özellikleri ile birilerine saldırma ihtimali sıfır olan bir köpektir. Bugün bakımevinden bırakıldığında; zayıflamış, kaburgaları sayılarak çıkarıldı.
Tarçın, bir kere daha barınak/bakımevlerinin hayvanların uzun süre yaşamasına uygun olmadığını göstermiş oldu.
YAŞAM HAKKINI SAVUNUYORUZ
Hayvan haklarını savunanlar olarak; Tarçın ve “benzer bahanelerle esaret altına alınmış tüm köpekler mahallelerine geri dönmelidir” diyoruz. Ömürlerinin kalan zamanını, kendi yaşam alanlarında, sevdikleri, sevildikleri yerde kollanarak geçirmeliler. Bunun için mücadelemizi ve yaşam hakkından yana olan herkesi yanımıza alarak mücadeleyi büyüterek sürdüreceğiz.
HAYVANLARIN HAKLARINI SAVUNMANIN CİDDİYETİ
Hayvanların haklarını savunmak da temel bir haktır.
Adaletsizliğe, eziyete, mağduriyete uğratılan, yaşamlarından, yerlerinden…en temel haklarından mağdur edilen hayvanların haklarını savunmak cesaret ve kararlılık ister. Bir o kadar da ciddiyet. Yanlış ve hukuksuz kararlara, uygulamalara siper olmak bu ciddiyetle bağdaşmaz.