

Dünyanın ve ülkemizin geçirdiği bu zor dönemde, gelecek günlerin umut taşıyıcısı olan çocukları hiç unutmamak gerekir.
Ancak çocuğun içinde bir umudu taşıyabilmesi ve gerek kendisi, gerek toplum adına yarınlara aktarabilmesi için böylesi dönemlerde öncelikli olarak korunması, gözetilmesi ve evrensel hakları doğrultusunda savunulması çok önemlidir. Bizler çocuk hakları savunucuları olarak , korona salgınının ülkemizi sarstığı bu günlerde çocuk hakları açısından ülkemizde yapılan bazı yanlış uygulamaları ve ihmalleri, toplumumuzu oluşturan bireylerle paylaşmak ve bu konuda bir farkındalık yaratmak istiyoruz.
Aynı zamanda farklı toplum kesimlerini, sivil toplum örgütlerini ve ülkemizi yönetenleri bu yanlış uygulamaları düzeltmek ve çocuk hakları doğrultusunda yeniden düzenlemek konusunda bir ortak bilinçte birleşmeye çağırıyoruz.
Bu dönemde saptadığımız ve düzeltilmesini istediğimiz yanlış uygulama ve ihmalleri sırasıyla ele alırsak;
- Ülkemizde bulunan ve sınırda çok güç koşullarda yaşamak durumunda olan göçmen çocukların hiçbir biçimde ihmal edilmemelerini sağlamak ve onlara gerek sağlık, gerek barınma, şiddetten korunma vb. gibi tüm yaşamsal hakları doğrultusunda uygun desteği vermek ivedilikle ele alınması gereken bir sorundur.
- Okulların salgın nedeniyle kapanmış olduğu bu dönemde, çocukların eğitimlerinin aksamaması açısından uzaktan eğitim programlarının oluşturulması yararlı bir uygulamadır. Ancak bu uygulama, çocukların zihinsel, ruhsal ve sosyal gelişimlerini destekleyecek bir program içeriği doğrultusunda hazırlandığında; salgın bittiğinde çocukların bilimsel ve çağdaş bilgilerle donatılmış olmalarını ve çağı yakalamalarını sağlayacak bir alt yapı üzerinde, çocukların doğru bilgilere ulaşma hakları gözetilerek oluşturulduğunda yarar sağlayacaktır.
- Bu nedenle bu eğitim programları titizlikle hazırlanmalı ve içeriklerinde hiçbir şiddet, ayrımcılık ve bilim dışı ögeler yer almamasına özen gösterilmelidir.
- Korona salgını nedeniyle cezaevinde kalan kişilerle ilgili bir uygulama süreci oluşturulurken, ‘af’ konusunda çocuklara öncelik verilmeli ve tutuklu bulunan tüm çocuklar bu af kapsamına alınmalıdırlar.
ÇOCUĞA YÖNELİK ŞİDDET VE ÇOCUĞUN CİNSEL İSTİSMARI SUÇLARINDA FAİLLERE İNDİRİM UYGULANAMAZ!
Çocuk istismarını önleme alanında uğraş veren biz çocuk hakları savunucuları, bu dönemde, ceza infaz yasasına getirilmek istenen değişiklikleri kaygı ile izlemekteyiz. Söz konusu bu değişiklikler cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçları da af kapsamı içine almaktadır.
Dünyanın ve ülkemizin bir salgın hastalığın pençesinde olduğu bilinmektedir. Belirtmek isteriz ki; bir salgın hastalıkla mücadele edilirken bile çocukların hakları ve güvenlikleri ihlal edilmemelidir. Çocuklar bu toplumun en korunmasız ve hassas bireyleridir.
Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünden alınan verilere göre; 2014’ten 2016’ya kadar cinsel istismar mağduru olan çocukların oranı yüzde 33 artmıştır. 2006 yılında yüzde 42,5 olan çocuk cinsel istismar hükümlülerinin oranı ise, 2016’da yüzde 58,8’e çıkarak ciddi bir artış göstermiştir. Özellikle çocuğa yönelik şiddetin ve cinsel istismarın giderek arttığı bu dönemde söz konusu düzenlemelerin hayata geçirilmesi halinde çocukları istismar eden ve çocukları şiddete maruz bırakan birçok fail, toplum içine karışacak ve bu durum zaten mağdur olan çocukları bir kez daha mağdur edecektir. Cezaevlerindeki mahkum ve tutuklu sayısının azaltılması sağlık açısından bir önlem olarak düşünülse de, bu kapsama çocuklara yönelik suç işleyen faillerin de alınması mağdur çocuklarımıza büyük bir haksızlık olacaktır.
ÇOCUKLARA KARŞI SUÇ İŞLEYENLERİN ÖRTÜLÜ AF KAPSAMINA ALINMASI KABUL EDİLEMEZ!
İnfaz hukukundaki kuralların devlet tarafından herkese eşit uygulanması gerektiği düşünülüyorsa, çocukların failleriyle eşit olmadıkları hatırlanmalıdır. Devlet yetkilileri böyle bir zamanda bile çocuğa zarar verenle, yetişkine zarar vereni bir tutmamalıdır.
Mağdur ve risk altındaki çocukların daha çok korunması gerektiği bu dönemde, böyle bir düzenleme adeta faillerin ödüllendirilmesi anlamına geleceği gibi; toplum üzerinde cezasızlık algısı yaratacaktır. Yıllardır bu anlamda verilen mücadeleler de hiçe sayılmış olacaktır. Çocuklar toplumun vicdanıdır.
Bu düzenlemelerin yürürlüğe girmesi halinde çocukların her türlü suistimal, sömürü ve istismardan korunması için taraf olduğumuz uluslararası sözleşmeler ve protokollerdeki yükümlülükler açıkça ihlal edilmiş olacaktır. Geleceğimiz olan çocuklarımızın korunması açısından çocuğa yönelik şiddet ve cinsel istismar suçu işlemiş olan hükümlülerin, kapsam dışında tutulması uluslararası sözleşmeler ve Anayasa’nın 41. maddesi gereğince de bir zorunluluktur.
Gündemde yer alan bu düzenlemede, çocuklara yönelik şiddet ve istismar suçları bir an önce kapsam dışına çıkarılmalıdır.
BİR SAĞLIK SORUNUNU (KORONA VİRÜS SALGINI) ÇÖZMEK ADINA ÇOCUK İSTİSMARCILARI AFFEDİLEMEZ; ÇOCUKLARIMIZA DAHA FAZLA ZARAR VERİLMESİNE GÖZ YUMULAMAZ!
Saygılarımızla kamuoyunun bilgisine sunarız.
ÇOCUK İSTİSMARINI VE İHMALİNİ ÖNLEME DERNEĞİ YÖNETİM KURULU