Mise à jour sur la pétitionİstanbul Boğazı’nda gırgır avcılığı yasaklanmalı!balık yok! balıkçı aç! yasadışılık boyu aştı.. ve denizde kavga var!
Slow Food, Fikir Sahibi Damaklar
7 janv. 2016
Basın Bülteni 06.01.2016 Eşkiya Bu Denize Hükümran Olmasın! Gırgır ve trolle avlanmaya yasak olan bölgede denetim zaafiyeti balıkçılar arasında av mücadelesinin rengine de yansıdı: yargı sürecine taşınan iddiaya göre, gırgır reisi kıyı balıkçısına saldırdı! 5-6 Ocak gecesi 00:00 sularında, gırgır ve trol avcılığına yasak, küçük ölçekli avcılığa açık Adalar Bölgesi’nde, Sedef Adası vapur iskelesi önünde, 20 metre üzeri bir gırgır kayığının 7 metrelik bir küçük ölçekli kıyı balıkçısına, gırgır kayığını üzerine sürmek, hakaret etmek ve güvertesindeki gırgır ağının kurşunlarını fırlatmak sureti ile sardırdığı bilgisi aldık. Poyraz Su Ürünleri Kooperatifi üyesi olduğu iddia edilen saldırgan, yasal mecburiyeti olan, otomatik tanıma sistemini (ais) açmamış olduğu gibi, tutanağa geçtiği haliyle, gırgır kayığını üzerine sürdüğü ve kıyı balıkçısını batırmakla tehdit ettiği gelen bilgiler arasında. Kıyı balıkçısı kayığını ve canını zor kurtarıp Büyükada Polis Merkezi Amirliği’ne giderken, saldırı sırasında denizde bırakmak zorunda kaldığı ağlardan fevkalade zararı olduğunu da dile getirilen konular arasında. Adalar Kooperatifleri yıllardır yasak olmasına karşın bölgeye izinsiz giren ve yasadışı avlanan gırgır ve trolleri şikayet ettikleri yer kalmadığını; buna rağmen durumun sezon boyu hemen her gün yaşandığını ifade ediyorlar. Slow Food, Fikir Sahibi Damaklar olarak bu yaşanılan gerginliğin buzdağının görünen kısmı olduğunu söylemeyi sorumluluk sayıyoruz. 2014-2015 balık sezonunda da sayısız kere yasakların çiğnendiğini yetkililer ve kamuoyuyla paylaşmış, denetimin aciliyeti ve eksiği durumunda yaşanabileceklerin ağır bedelleri olacağı hususunda yetkililerle ısrarlı bir iletişim sürdürmüştük. Yine 2014-2015 sezonunda, Adalar Bölgesi’nde, yani gırgır ve trolle avcılığa yasak bölgede, yine bir gırgır reisi ile onu denetleyen bir Sahil Güvenlik yetkilisi arasında adli takibe konu olan bir kavga yaşandığında da bizler, bu gidişle balıkçı balıkçı ile kavgaya düşecek, diye uyarmıştık. Sucul hayatın yokolduğu sularımızda ölçüsüz, denetimsiz kalan avcıların ve hak ettiği fiyatı pazarda bulamayan av mahsulünün bizleri bu noktaya getireceğini görmek bir kehanet sayılamaz. Bir biyolojik koridor olan İstanbul Boğazı ve sucul hayatın yurtlama, dinlenme ve bereketle çoğalma imkanı yakaladığı mera hüviyetiyle Adalar Bölgesi, balık ve geçimini balık avcılığından sağlayan balıkçılarımız için yaşamsaldır. İstanbul bölgesinde av yasaklarının denetlenmesinde yıllardır takip ettiğimiz zaafiyet, bugün sucul hayatta bir yokoluşun yanı sıra balıkçıların belki de cana mal olacak kavgalarına uzanan bir çöküşe doğru hepimizi götürmektedir. Diliyoruz bir musibet bin nasihattan iyi olsun ve bizlerin bildiği, gördüğüne yasa, denetim ve ceza bağlamında devlet mekanizmasıda cevap versin. Denizlerimiz denetimsiz, yasadışılık cezasız, ceza adaletsiz olduğu sürece ne sucul hayatın bekası sağlanabilir, ne de denizde dirlik! Konu adli makamlarca takip edilmek üzere Büyükada Polis Merkezi Amirliği’nce tutanağa geçirilmiş ve adli süreç başlatılmıştır. Bizler de sürecin takipçisiyiz.
Copier le lien
Facebook
WhatsApp
X
E-mail