Bağdat Caddesinde Trafik Cinayetleri Durdurulsun!


Bağdat Caddesinde Trafik Cinayetleri Durdurulsun!
Kampanya metni
CADDE'DE İSYAN VAR!!!
TRAFİK CİNAYETLERİ DURDURULSUN!
Bağdat Caddesi ölüm yolu olmaya devam ediyor!
Sene 1999, Gülay Safkan ve Yılmaz Şenleten Bağdat Caddesi’nde ralli yapanların kullandığı otomobilin biçtiği takside yaşamlarını yitirdiler.
Sene 2000, Bağdat Caddesi'nde yarış yapan sürücünün kullandığı otomobil Selin Uras ve Erdem Celasun’un içinde bulunduğu araca çarparak ölümlerine neden oldu.
Bağdat Caddesi 2000 yılında ülke gündemine “Ölüm Yolu” olarak girdi ve ilk kez önlem alınması için kamuoyu baskısı oluştu…
Yıllar içinde trafik cinayetleri katlanarak devam etti.
Temmuz 2015’te Suadiye’de kaldırımda çiçekçilik yapan Mehmet Emin Kaya,
Temmuz 2015’te Feneryolu işiklarda kaldırımda yürüyen Hasan Hüseyin Koşum,
Ocak 2016’da Suadiye sahil yolunda yeşil ışıkta geçerken Feride Büşra Taşlı,
Mayıs 2016’da Kızıltoprak’ta kaldırımda yürüyen Okan Arıkan
Hız tutkunu katillerin kurbanı olurken en son geçtiğimiz günlerde Yoğurtçu Parkı’nda yürüyüş yapan İdil Dere hafriyat kamyonun altında kalarak can verdi.
Önlemler Yetersiz, Yetkililer İlgisiz!
Trafik cinayetlerinin hemen ardından halkın tepkisi yatışana kadar yapılan göstermelik denetimlerin dışında caddede hiçbir kontrol mekanizmasının bulunmaması trafik katillerine yeni suçlar için davetiye çıkartmaya devam ediyor. En son “EDS hız koridoru” adı altında “önlem” olarak sunulan uygulama, caddenin Çatalçeşme giriş ve Göztepe çıkış olmak üzere sadece 2 noktasına yerleştirilmiş kameralar ile ortalama hızı hesaplamaktan ibarettir. Söz konusu uygulama ile tepki gösteren halk kandırılmış ve trafik katillerine yol verilmiştir. Cadde halkı, hız koridoru uygulamasının hiçbir işe yaramadığını her gece tanık olduğu “ölüm yarışları” ile görmektedir.
Hiçbir yol düzenlemesi, trafik uygulaması, denetimi olmadan, cezalar caydırıcı düzeyde artırılmadan, suçun niteliği “kaza” olmaktan çıkarılmadan gerçek “önlem” den söz edilemez! Buna göre Bağdat Caddesi ve Sahil Yolunda trafiğin yaşamı merkez alarak düzenlenmesi konusunda taleplerimiz:
1. Yolun geometrisine göre hız yapan sürücüleri engelleyecek fiziksel tedbirlerin akademik bir komisyon oluşturulup hayata geçirilmesi,
2. Her trafik lambasında trafik hız kontrol kameraları ile araç hızının caddenin hiçbir yerinde 50 km.'nin üzerine çıkmamasının sağlanması,
3. Trafik ekiplerinin 23.00 -05.00 arası sürekli ve farklı noktalarda denetim yapması,
4. Cezaların sürücülerin suç işlemesini önleyici, caydırıcı nitelikte artırılması,
5. Kentsel dönüşümden kaynaklı kamyon ve iş makineleri trafiğinin sokak araları ve ana yollarda kısıtlı saatlere çekilmesi, çalışma saatlerinin duyrulması, uyarıların yapılması ve çevrede geniş önlem alınması,
6. Kamyon, iş makinesi de dahil olmak üzere hiçbir aracın trafiğe kapalı park, bahçe gibi alanlara zorunlu olmadıkça girmemesi, girmesi halinde önceden ve görünür biçimde gerekli uyarıların yapılması, önlemlerin alınmasıdır.
Artık Yeter!
Tek bir canımızı daha kaybetmeye tahammülümüz yok!
O kaldırımda, parkta yürüyen, yaya geçidinde karşıdan karşıya geçen ya da o sırada katilin çarptığı aracın içindeki biz olabilirdik. Bir sevdiğimiz olabilirdi. Unutmayalım ki bütün o kaybettiğimiz canlar da birilerinin çok sevdikleriydi.
Maddi çıkarlar uğruna doğayı, insan ve sokak hayvanlarının yaşamını tehdit eden kentsel dönüşüm uygulamalarını, can’ı değil mal’ı koruyan, suça teşvik eden ulaşım politikalarını reddediyoruz ve yetkilileri yaşam odaklı çözümler için göreve davet ediyoruz!
Göztepe Dayanışması

Kampanya metni
CADDE'DE İSYAN VAR!!!
TRAFİK CİNAYETLERİ DURDURULSUN!
Bağdat Caddesi ölüm yolu olmaya devam ediyor!
Sene 1999, Gülay Safkan ve Yılmaz Şenleten Bağdat Caddesi’nde ralli yapanların kullandığı otomobilin biçtiği takside yaşamlarını yitirdiler.
Sene 2000, Bağdat Caddesi'nde yarış yapan sürücünün kullandığı otomobil Selin Uras ve Erdem Celasun’un içinde bulunduğu araca çarparak ölümlerine neden oldu.
Bağdat Caddesi 2000 yılında ülke gündemine “Ölüm Yolu” olarak girdi ve ilk kez önlem alınması için kamuoyu baskısı oluştu…
Yıllar içinde trafik cinayetleri katlanarak devam etti.
Temmuz 2015’te Suadiye’de kaldırımda çiçekçilik yapan Mehmet Emin Kaya,
Temmuz 2015’te Feneryolu işiklarda kaldırımda yürüyen Hasan Hüseyin Koşum,
Ocak 2016’da Suadiye sahil yolunda yeşil ışıkta geçerken Feride Büşra Taşlı,
Mayıs 2016’da Kızıltoprak’ta kaldırımda yürüyen Okan Arıkan
Hız tutkunu katillerin kurbanı olurken en son geçtiğimiz günlerde Yoğurtçu Parkı’nda yürüyüş yapan İdil Dere hafriyat kamyonun altında kalarak can verdi.
Önlemler Yetersiz, Yetkililer İlgisiz!
Trafik cinayetlerinin hemen ardından halkın tepkisi yatışana kadar yapılan göstermelik denetimlerin dışında caddede hiçbir kontrol mekanizmasının bulunmaması trafik katillerine yeni suçlar için davetiye çıkartmaya devam ediyor. En son “EDS hız koridoru” adı altında “önlem” olarak sunulan uygulama, caddenin Çatalçeşme giriş ve Göztepe çıkış olmak üzere sadece 2 noktasına yerleştirilmiş kameralar ile ortalama hızı hesaplamaktan ibarettir. Söz konusu uygulama ile tepki gösteren halk kandırılmış ve trafik katillerine yol verilmiştir. Cadde halkı, hız koridoru uygulamasının hiçbir işe yaramadığını her gece tanık olduğu “ölüm yarışları” ile görmektedir.
Hiçbir yol düzenlemesi, trafik uygulaması, denetimi olmadan, cezalar caydırıcı düzeyde artırılmadan, suçun niteliği “kaza” olmaktan çıkarılmadan gerçek “önlem” den söz edilemez! Buna göre Bağdat Caddesi ve Sahil Yolunda trafiğin yaşamı merkez alarak düzenlenmesi konusunda taleplerimiz:
1. Yolun geometrisine göre hız yapan sürücüleri engelleyecek fiziksel tedbirlerin akademik bir komisyon oluşturulup hayata geçirilmesi,
2. Her trafik lambasında trafik hız kontrol kameraları ile araç hızının caddenin hiçbir yerinde 50 km.'nin üzerine çıkmamasının sağlanması,
3. Trafik ekiplerinin 23.00 -05.00 arası sürekli ve farklı noktalarda denetim yapması,
4. Cezaların sürücülerin suç işlemesini önleyici, caydırıcı nitelikte artırılması,
5. Kentsel dönüşümden kaynaklı kamyon ve iş makineleri trafiğinin sokak araları ve ana yollarda kısıtlı saatlere çekilmesi, çalışma saatlerinin duyrulması, uyarıların yapılması ve çevrede geniş önlem alınması,
6. Kamyon, iş makinesi de dahil olmak üzere hiçbir aracın trafiğe kapalı park, bahçe gibi alanlara zorunlu olmadıkça girmemesi, girmesi halinde önceden ve görünür biçimde gerekli uyarıların yapılması, önlemlerin alınmasıdır.
Artık Yeter!
Tek bir canımızı daha kaybetmeye tahammülümüz yok!
O kaldırımda, parkta yürüyen, yaya geçidinde karşıdan karşıya geçen ya da o sırada katilin çarptığı aracın içindeki biz olabilirdik. Bir sevdiğimiz olabilirdi. Unutmayalım ki bütün o kaybettiğimiz canlar da birilerinin çok sevdikleriydi.
Maddi çıkarlar uğruna doğayı, insan ve sokak hayvanlarının yaşamını tehdit eden kentsel dönüşüm uygulamalarını, can’ı değil mal’ı koruyan, suça teşvik eden ulaşım politikalarını reddediyoruz ve yetkilileri yaşam odaklı çözümler için göreve davet ediyoruz!
Göztepe Dayanışması

Kampanya Kapatıldı
Bu kampanyayı paylaş
Karar Vericiler
Bu kampanyayı paylaş
Kampanya 18 Mayıs 2016 tarihinde başlatıldı