
Başta Abd ve İngiltere olmak üzere bazı ülkelerinin başkanları kendi koltukları ve çıkarları için sanki İsrail bugüne kadar Batı Şeria ve Gazze'de hiç katliam yapmamış, Gazze'yi insanlık dışı bir muamele ile dünyanın diğer insanlarının istifade ettiği imkanlardan mahrum kılmamış ve her dini bayram öncesi roketlerle evlerini, camilerini ve hastanelerini başlarına yıkmamış gibi davranıyorlar.
Hepimizin kınadığı Hamas'ın 7 Ekim'de sivillere yaptığı saldırıyı bahane eden İsrail, Gazze'ye bütün teknolojik silah rezervlerini kullanarak bir soykırım başlattı. Çocuk, kadın, hasta demeden açıkça sivilleri hedef alan katliamına dünya liderleri bu sefer sadece sessiz kalmadı. İsrail'in katliamına doğrudan ve dolayılı bir şekilde destek de verdiler. Gelinen noktada dünya barışını tehlikeye atarak dünyayı sonu gelmez büyük bir savaşın eşiğine sürüklüyorlar.
Günlerdir insan haklarını ve savaş hukukunu çiğneyen İsrail, bir terör eyleminden farkı olmayacak şekilde masum sivillere hayvan muamelesinde bulunarak onları sudan, gıdadan, elektrikten, iletişimden, sağlıktan ve insani yardımdan mahrum bırakarak, başta BM'nin yardım ofislerini, okullarını, ibadethaneleri, devlet binalarını ve en sonda da hastaneleri içindeki yaralı ve sağlık çalışanları ile yok etti.
Bir milyon Gazzeli evinden ve yurdundan edildi. Güneye gitmeleri istenirken orada da vuruluyorlar. Refah kapısından çıkışları ve oradan insani yardımın gelmesine engel olan İsrail'e BM'nin bile sözü geçmiyor.
Bugüne kadar yüzde 70'i kadın ve çocuklardan oluşan 4.000 üzerinde sivil, İsrail'in roketleri ve uçak bombardımanları ile katledildi. Ekranlarda binlerce bebek ve çocuk cesedini eli kolu bağlı şekilde izlemek zorunda kalan bizler ve çocuklarımız da aynı şekilde İsrail ve onun destekçileri tarafından gerçekte saldırıya uğramış durumdayız.
Gazze'de yapılan insani soykırım ve katliamın sonlandırılması ivedilikle istiyor,
İnsan vicdanının, adalet ve yaşam hakkını kim olursa olsun herkese tanıdığını ve bunun sadece dünyanın bir milleti için değil bütün insan ve canlı neslinin varlığını korumak için olması gerektiğini dünyanın bütün siyasetçilerine ve insan hakları savunucularına hatırlatıyoruz.
Gazze'nin yaşam şartlarının insani hale getirilmesi için uluslararası kamuoyu ve sivil toplum kuruluşlarını Ukrayna savaşında Rusya'ya olduğu gibi Filistin'de de İsrail'e yaptırım uygulamaya davet ediyor,
Gazze ve diğer Filistin topraklarına yapılan saldırıların sıkı bir barış antlaşması ile sonlandırılması ve işgalci İsrail'in her gün yeni topraklara yerleşimci getirmesinin önlenmesi için her türlü sert adımın atılması için tepki koymaya davet ediyoruz.
Temel insani ihtiyaçlar olan su, elektrik, gıda ve sağlık hizmetleri yeniden verilsin. Sivlillerin yaşadığı Hastanelerin, Parkların, İbadethanelerin ve özel yaşam alanlarının uçaklar ve roketlerle bombalanmasına son verilsin.
Ölenlere sayı olarak değil bizim türümüz ve cinsimiz olan insan olarak bakılsın. Hiç bir hayvan kendi türüne bunu yapmazken daha önce soykırıma uğradı diye, kutsal kitabı onları en üstün ırk olarak tarif ediyor diye ve dünyanın sermayesini ve kapitalini elinde bulunduruyor diye, istediği ülkeye başkan seçtiriyor ya da indiriyor diye, kendilerini her yerde ve her zaman kurban olarak sunabiliyorlar diye, bir milletin başka bir millete bahanesi ne olursa olsun soykırım uygulamasına çocuklarımız ve geleceğimiz adına göz yumamayız.
Dünyanın diğer vicdan sahiplerini, özellikle sanatçı ve aydınlarınını seslerini yükseltmeye, liderlerine baskı yaparak ortak insani değerlere saygı göstermeye, hukuka, adalete ve dünya barışına katkıya zorlamalarını istiyoruz. Biz yapmazsak başkası yapmayacak ve geç olacak.
Nazi Almanyası ve Srebrenitsa'dan daha kötü bir soykırım tablosu ile karşılaşmadan önce azgınlaşan ve hukuk tanımayan katliam politikalarına dur de.