Kampanya Kapatıldı

Sendikalılık Rüşvetine HAYIR

Bu kampanya 197 destekçiye ulaştı


Dünya genelinde üyenin aidat ödeyerek, sendikanın da temsil ederek sürdürdüğü ilişki ülkemizde işveren konumundaki devlet sponsorluğunda gerçekleşmektedir. Kesinti miktarları maaşa oranla değişse de üç aylık periyotta sendika üyesi her kamu görevlisinin maaş hesabına “toplu sözleşme ikramiyesi” başlığında yatırılan ödenti sendikacılığa müdahaledir.

Çoğunlukla yapılan kesintiden fazla bir meblağa karşılık gelen “toplu sözleşme ikramiyesi” bugün için 3 aylık 77 Lira olup,  üye açısından “nasıl olsa devlet karşılıyor, üste para bile kalıyor” mantığı ile üyeliğini sürdürmesi riskini doğurmaktadır. (1/4 derecedeki bir öğretmenden %0.5 oranındaki kesinti aylık 19 Lira, bir sendikaya üye olduğu için 3 aylık kazancı 20 Liradır)

Amirinim, yoldaşımsın, partidaşız, hemşeriyiz, branş arkadaşıyız, din kardeşiyiz,… diye başlayan sendika üyelik teklifleri “aidatı da fazlasıyla devlet ısmarlıyor” şeklinde ısrara dönüşmektedir. 2017 verileri ile bir sendikaya üye toplam 779.399 kamu görevlisinin en azından % 10 unun hangi sendikaya üye olduğunu bir çırpıda söyleyemeyeceğini, yarısının da sendikasının faaliyetlerinden bihaber olduğunu iddia ediyorum. Sendika üyeliği kararını araştırarak ve hür iradesiyle veren kamu görevlilerinin tam da o aşamada “zaten bir sendikaya üye olduğunu” fark etmesi ülkemiz için sıradan bir olaydır. 

Sendika üyeliği ile kamu görevinden ihraç edilen binlerce memurun düşürüldüğü tuzaklardan biri “sen bana güven, aidat devletten” söylemidir.

Temsil yetkisi el değiştirdikçe ağız değiştiren konfederasyonlar sendikalılık rüşveti için bu toplu sözleşme döneminde “benim üyem daha çok alsın”, “her sendika üyesi daha çok alsın” kavgasına girişmiştir. Hatırlatmak isterim ki: ILO (Uluslararası Çalışma Örgütü) böyle bir ödentiyi açıkça sendika/ üye ilişkisine müdahale olarak görmüş, kabul edilemez bulmuştur.

Sendikalı olmak, sendikalı kalmak için vatandaşlarımızın vergilerle finanse edilecek ödentiye, rüşvete ihtiyacım yok. Sendikamla arama devlet girmesin. Aidatımı öder, sendikamın beni nasıl temsil ettiğini kendim sorgularım.

Sendikasını seçmek, aidatı maaşındaki kesintiyle ödemek, o aidatın nereye harcandığını denetlemek, sendikal temsilden memnun kalmazsa özgürce istifa edebilmek isteyen bir kamu görevlisi olarak, toplu sözleşme ikramiyesi adıyla yürürlükte olan sendikalılık rüşveti KALKSIN diyorum.

Temsil yetkili veya hevesli tüm sendikalarla, işverenim olan Türkiye Cumhuriyeti Yetkililerine arz ederim.



Bugün Cansel imzanı bekliyor!

Cansel Güven bu imza kampanyası için senin desteğini bekliyor: «iletisim@csgb.gov.tr: Sendikalılık Rüşvetine HAYIR!». Cansel ve imza atan diğer 196 kişiye katıl.