

Bir yazar düşünün... Cesur, harikalar yaratan kalemiyle halk için yazmış bir yazar... Kitabından kazandığıyla yuvasını yaptırmış ve hayatının otuz küsur senesini yuvasında geçirmiş, pek çok eserini burada üretmiş, hayata gözlerini yumarken dahi gözü arkada kalan, son sözleri "Kedilerimi iyi doyurunuz." olacak kadar ince düşünceli bir sanat ve fikir üstadı...
Bir ev düşünün, değerli sahibinin dünyadan bedenen ayrılışının ardından çile çeken bir emanet... Senelerdir çözülmeyen ama çözümü son derece basit bir sorun...
Layıkıyla, hak ettiği değeri ve özeni görerek "müze" olarak açılıp bu güvence içinde halkıyla, sanatla, edebiyatla bütünleşmek için bekleyen ve beklediği kadar ve hatta çok daha fazla hasretle beklenen bir emanet...
Müzelerinde kavuşmak için senelerdir bekleyen Ada halkı, okurlar, sanatseverler, vicdanlı ve hakkaniyetli insanlar...
İşte tüm bunlar benim bu kampanyayı başlatma & devam ettirme sebeplerim ve mücadelemin özetidir.
Bu değerli emanetin senelerdir süregelen çileyi vuslatla sonlandırmak bir vefa borcudur, hepimizin vefa borcu!
Evin değerli sahibinin anılarıyla, kitaplarıyla dopdolu bir "müze" olarak hayata dönmesinin çabasındayım. Bunca bekleyişin ve mücadelenin boşa gitmeyeceği şekilde, evin hiçbir şekilde, oranda ve koşulda özelleşmeden, hiçbir kişinin, grubun, inisiyatifin tekeline verilmeden, Devlet& Kültür Bakanlığı bünyesinde, "tamamen halka ait müze statüsünde" açılmasının ve bu güvenceyle yaşamasının peşindeyim.
Bu yolda desteklerinize gerçekten ihtiyacım var, bunun bilinmesini istiyorum.
Kampanyada imza sayısı 17.000'e yaklaştı. Kampanyayı imzalayarak ve kampanyadan haberdar olmayanlar için kampanyayı paylaşarak destekleriniz çabayı güçlendirecek, başarma yolunu açacak. Başarana dek mücadeleye devam edeceğim. Desteklerinizi bekliyorum. #hüseyinrahmigürpınarevimüzeolarakaçılsın #hüseyinrahmigürpınar