

GAZİANTEP HAYVAN HAPİSHANESİ KAPATILSIN:
Gaziantep Hayvan Bahçesi’nde esaret altında yaşayan hayvanların durumu içler acısı. En acil tedavilerin bile yapılmadığı hayvanlar biyolojilerine uygun beslenemiyor ve çok dar alanlarda hapsediliyorlar.
6 Şubat Maraş merkezli deprem sonrası, 16 Mart 2023 tarihinde hayvan hakları savunucuları Türkiye'nin en büyük, dünyanın ise en büyük 4. hayvan hapishanesi olan Gaziantep Hayvanat Bahçesi’nde inceleme yaptı. Bu inceleme sonrası paylaşılan fotoğraflar ve videolarla birlikte tekrar gördük ki; esir edilen hayvanlar için hiçbir sağlık hizmeti yok, hasarlı camlar, elektrik kaçağı olan teller ardında, havasız, sağlıksız ortamlarda mahkum ediliyorlar. Deprem sonrası hiçbir koruyucu önleyici tedbir alınmadan bu hapishane tekrar faaliyete açılmış ve gurur kaynağı olarak lanse edilmiştir.
Hayvanların sağlık durumlarını, uygulanan tedavilerin neler olduğunu ve alınan koruyucu/önleyici tedbirlerin neler olduğunu #GaziantepHayvanatBahçesiNeDurumda sosyal medya kampanyamız ile Gaziantep Belediyesi’ne ve Fatma Şahin’e sorduk ancak sorularımız, belediye ve yönetimi tarafından cevapsız kaldı.
Depremde istese de kaçamayan, belediye tarafından esir edilen hayvanların sağlık durumlarının nasıl olduğunu öğrenmek, alınan koruyucu ve önleyici tedbirlerin neler olduğunu sormak ve esir hayvanlar ile dayanışmayı büyütmek adına hayvan hapishanesini ziyaret ettik.
Hapishanede alınan koruyucu ve önleyici tedbirlerin olmadığını, hayvanların sağlıksız koşullarda yaşamak zorunda bırakıldığını gözlemledik. Hayvanların her biri mutsuz ve yorgun görünüyordu. Bütün gözlemlerimizi kamuoyu ile paylaşıyoruz.
-Ayının yaşadığı alanın duvarlarına çekilen elektrikli tellerde kaçak olduğunu tespit ettik. Kaçaktan açığa çıkan yüksek ses hapishanenin hemen hemen her bölgesinde duyuluyor. Kaçak, hayvanlar için büyük risk oluştururken, kaçaktan çıkan yüksek sese uzun süre maruz kalmak bir işkence haline dönmektedir.
-Yılanların esir edildiği alanda bir yılanın ağız kısmının enfekte olduğunu ve enfeksiyona dayalı şişmeler ve iltihaplanma olduğunu öngördük. Hemen görevliye yılanın sağlık durumunu sorduk. Görevli; "O geldiğinden beri öyle" dedi. Yılan geldiğinden beri tek bir tedavi bile uygulanmamış. Hapishane içerisindeki hayvan hastanesi bölümünden detaylı bilgi almak için veteriner hekim ile görüşmek istedik. Bir başka görevli ise "Hekimlerimizin tamamı izinde" dedi. Acil durumlar için halihazırda bir tane bile hekim yok.
-Akvaryum alanında camların hasar aldığını tespit ettik. Depremin üzerinden bir aydan fazla zaman geçmesine rağmen camların onarılmadığını ve bu halde tamamen ziyarete açıldığını gördük.
-Maymunların esir edildiği kafeslerin çok küçük olduğunu ve yeterince havalandırılmadığını gözlemledik. Havasız alanda yaşamak zorunda bırakılan maymunlar sağlıksız ve hijyenik olmayan bir ortamda yaşamaya mecbur bırakılıyorlar.
-En az 3 yaban keçisinin boynuzunun kesildiğini tespit ettik.
-Şahinlerin tutuldukları kafes yeterince yüksekte uçabilmelerini engelliyor.
-Aslan ve sırtlanın fiziksel olarak aşırı zayıf olduğunu, ayıya yemek olarak ekmek verildiğini gözlemledik.
Ayrıca Gaziantep Hayvanat Bahçesi, Burç Ormanı içerisine inşa edilen bir hapishanedir. Hapishanenin orman içerisinde var olması, ormanın ekolojik döngüsünü; ormanın kendine ait olan nem, küf, mantar gibi doğal döngüyü riske attığını ve orman içerisindeki ekolojik döngünün tehlike altında olduğunu bildirmek isteriz.
Biliyoruz ki, koşulları ne olursa olsun tüm hayvanat bahçeleri birer esir kampıdır ve acilen kapatılmalıdır. "Gaziantep Hayvanat Bahçesi" adı altındaki bu hapishane kapatılana dek, herkesi bu sistematik şiddeti ifşa etmeye ve bedenleri belediye tarafından esir edilen hayvanlar ile dayanışmaya, mücadeleyi ana akım harekete taşımaya çağrıyoruz!
Koşulları ne olursa olsun hayvanat bahçeleri esir kampıdır, bu sömürü merkezleri acilen kapatılmalı; artık doğal ortamına geri dönemeyecek hayvanlar için rehabilitasyon ve bakım merkezine dönüştürülmelidir.
---
After the 6th February Maraş earthquakes, on 16th March 2023 animal rights advocates
made an inspection in Gaziantep "Zoo". With the photos and videos shared after this inspection, we have seen again; there is no health service for captive animals, they are imprisoned in airless, unhealthy environments behind damaged windows, wires with electricity leakage. After the earthquake, this prison was reopened without taking any preventive measures and was reintroduced as a source of pride.
Regardless of their conditions, zoos are prison camps, these centres of exploitation must be closed down immediately; they must be turned into rehabilitation and care centres for animals that can no longer live in their natural environment.