

Peşi sıra gelen raporlar bize kömürü bırakmanın zamanı geldiğini ve hatta geçtiğini söylüyor.
(1)Temiz Hava Hakkı Platformunun yayınladığı son KARA RAPOR'da :
Sağlık ve Çevre Birliği HEAL’in Temiz Hava Hakkı Platformu ile yürüttüğü son çalışmaya göre, Türkiye’de işletmedeki kömürlü termik santraller aşamalı olarak 2030 yılına kadar kapatılırsa, toplamda atmosfere 843 bin ton partikül madde, 8 milyon 128 bin ton azot dioksit, 9 milyon 671 bin ton kükürt dioksit ve 293 ton cıva salınması engellenmiş olacak. Bu sayede 102 bin ölüm ve 194 milyar euroluk sağlık maliyeti engellenebilir. Türkiye’de hava kirliliğinin ve buna bağlı erken ölüm ve sağlık sorunlarının azalması için şu önerilerde bulunuyor; başta kömür olmak üzere, fosil yakıtlara verilen teşvikler kaldırılmalı.
(2)Fosil Yakıtların Ötesi’nin hazırladığı ‘‘Fosil Yakıtlardan Özgürlük’’ araştırması, üzerine kurumun kampanyacısı Duygu Kutluay, Türkiye’nin fosil yakıt bağımlılığının tıpkı Avrupa’nın geri kalanı gibi ülkemize pahalıya patladığını söylerken, hazırladıkları Fosil Yakıt Sayacı’na göre Türkiye’nin Paris Anlaşması’nı 6 Ekim 2021’de onaylamasının ve net sıfır hedefi açıklamasının üzerinden geçen sürede kömür, gaz ve petrolden oluşan fosil yakıt ithalatı için 135 milyar doların üzerinde kaynak ayrıldığını söyledi.
(3)Birleşmiş Milletler (BM) Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli'nin (IPCC) İklim Değişikliği 2023: Sentez Raporunda ise; hükümetlerin dünya çapında iklim krizine karşı eyleme geçme hızları ve ölçeklerinin yeterli olmadığı uyarısı yapıldı. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres raporda daha acil iklim eylemine ihtiyaç duyulduğunu vurgulayarak ülkelere seslendi: "Gelişmiş ülkelerin liderleri net sıfır hedeflerine 2040'a mümkün olduğunca yakın bir tarihte ulaşmak zorunda." Guterres, 2050 ve sonrası için net sıfır planlarını açıklayan Hindistan ve Çin gibi ülkelere ise bu hedeflerini öne çekme çağrısı yaptı.
(4)Avrupa İklim Eylem Ağı (CAN Europe) ''Kömüre Dayalı Enerji Politikasının Su Etkisi'' başlıklı yeni bilgi notunu yayımlandı.
Jeoloji Mühendisi Hasan Kırmızıtaş tarafından hazırlanan rapor, Yeniköy Termik Santrali, bu santrale ait kül depolama sahası ve bu santrale kömürün sağlandığı İkizköy ve Sekköy kömür sahalarının etki alanındaki su kaynaklarını inceliyor.
İnceleme yapılan sahada derelerin kömür madenciliği ve kül depolama nedeniyle kirlendiği rapor tarafından tespit ediliyor ve Yeniköy santralinin düzenli kül depolama tesisi bulunmaması öne çıkıyor.
Uluslararası Enerji Ajansı'nın analizine göre elektrik sektörü her sene yaklaşık 285 milyar metreküp su çekiyor ve 15 milyar metreküp suyu tüketiyor.
Kömür madenciliğinde, kömürün güvenli şekilde çıkarılması için maden sahasının susuzlaştırılması yani sahadaki yer altı sularının tamamen boşaltılması gerekiyor. Susuzlaştırma, akarsu havzalarının su rejiminin bozulması ve asit maden drenajı olmak üzere iki büyük riski beraberinde getiriyor.
Maden atığı ve kömür stok sahalarındaki sızıntılar ile kömürün termik santralde yakılmasından önce hazırlanması ve zenginleştirilmesi esnasında ortaya çıkan atık sular da yer altı ve yüzey sularında kirlenmeye neden oluyor.
Yatağan termik santralinin bir yılda 45 bin nüfuslu Yatağan ilçesinin toplam kentsel su tüketiminin 7,5 katından fazla su tüketiyor.
Kömür yakılması sonucu atmosfere doğrudan cıva salınmasının yanında uçucu küllerle de karaya ve yüzey sularına cıva karışıyor. Türkiye'de termik santral emisyonlarında cıva için bir sınır değer yok ve ölçümü yapılmıyor. Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy termik santrallerinden, her yıl doğaya 1 tondan fazla cıva salındığı hesaplandı.
Tüm bu raporlara baktığımızda Türkiye’nin kömürü terk etmeyi hedeflemesi gerektiğini kavraması şart. Aksi takdirde 2053’te net sıfır hedefine ulaşmak imkânsız olacak. Sen de iklim güvenli bir gelecek için change.org/komurdencikis kampanyamızı paylaş, yöneticilerin sesimizi duymasına destek ol.