Обновление к петицииİklim Kriziyle Daha Güçlü Mücadele İçin Açtığımız İlk İklim Davasında Yanımızda OlAİHM’de açılan iklim davaları, mücadelemizin haklılığını bir kez daha kanıtladı!
Atlas SarrafoğluIstanbul, Турция
22 мая 2024 г.

Portekizli gençler ve İsviçreli yaşlıların AİHM’de açtıkları iklim davaları, mücadelemizin haklılığını bir kez daha kanıtladı...


Portekiz’de 6 gencin ve İsviçre’den İsviçre'nin İklimi Korumak İçin Yaşlı Kadınlar (KlimaSeniorinnen Schweiz) hareketinin açtığı davalar sonuçlandı: Tüm dünyada iklim krizine karşı önlemler alınması için mücadelemize devam ediyoruz! 


3 Eylül 2020'de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde (AİHM) 32 Avrupa ülkesine karşı dava açan Portekizli gençler, ülkelerin iklim değişikliği konusunda “yeterli adım atmamakla” ve Paris Anlaşması’nın küresel ısınmayı 1,5 derece ile sınırlama hedefine ulaşmak için sera gazı emisyonlarını yeterince azaltmamakla yargılanmasını talep etti. 


Ancak AİHM, vatandaşı olmadıkları ülkere dava açma ehliyeti olmadığı gerekçesiyle bu ülkeler bakımından davayı kabul etmedi. Portekiz’e dair de davacı gençlerin AİHM’e başvurmadan önce Portekiz'de sahip oldukları tüm yasal yolları tüketmediklerine karar verdi. Bizler, kendi ülkemizde tüm iç hukuk yollarını kullanarak davamızı sürdürmeye devam edeceğiz. Diğer ülkelerdeki genç arkadaşlarımızın davalarını takip ederek davamızın haklılığını kanıtlayacağımıza inanıyoruz.


Nitekim, umut veren haber İsviçre’ye karşı açılan davadan geldi: Verilen iklim kararının küresel etkileri olabilir!


İsviçre'nin İklimi Korumak İçin Yaşlı Kadınlar (KlimaSeniorinnen Schweiz) hareketindeki çoğu 70’li yaşlarda olan 2 binden fazla İsviçreli kadın, iklim kriziyle bağlantılı sıcak hava dalgalarının etkilerine karşı savunmasız oldukları ve ölüm riskiyle karşı karşıya bırakıldıkları gerekçesiyle AİHM’e başvurmuştu. 


AİHM İsviçre kararı ile davamızın haklılığını bir kez daha ortaya koydu. 


Mahkeme kararında;


Sözleşmeye taraf bir devletin birincil görevinin, iklim değişikliğinin mevcut ve potansiyel olarak gelecekteki geri döndürülemez etkilerini azaltabilecek düzenlemeleri ve tedbirleri kabul etmek ve pratikte uygulamak olduğunu vurgulayarak 

sera gazı emisyonlarının sınırlandırılmasına dair gerekli düzenlemelerin yapılmamasının,
daha önce belirlenmiş sera gazı emisyon azaltım hedeflerinin tutturulamamasının,
gerekli yasal çerçevenin oluşturulmamasının sözleşmenin 8’inci maddesinin ihlali anlamına geldiğine karar verdi.  

Türkiye’nin Ulusal Katkı Beyanının haklarımızı ihlal ettiği mahkeme kararı ile bir kez daha net bir şekilde ortaya çıkmıştır.

Sesimizi duyurmak için siz de kampanyamızı paylaşabilir bu haklı davamızda yanımızda olabilirsiniz. 

Скопировать ссылку
WhatsApp
Facebook
Nextdoor
Эл. почта
X