

15.12.2023 tarihinde Cumhuriyet Gazetesi'nde yayımlanan "Marmara Denizi'nin Sessiz Çığlığı" başlıklı haberde hava sıcaklığı, deniz kirliliği ve kıyısal alan tahribatı gibi nedenlerle İstanbul Boğazı'nın kıyı kesimleri ve Haliç'te görülen denizanası yoğunluğunun dikkat çekici boyutlara ulaştığı bilgisi paylaşılıyor.
Konuyla ilgili olarak Prof. Dr. Melek İşinibilir Okyar, denizanalarıyla müsilaj arasında bir ilişki bulunduğunu ve suyun üzerindeki denizanalarının buz dağının görünen kısmı olup, asıl stokun suyun altında yer aldığını belirtiyor.
Evsel, endüstriyel ve tarım kökenli kirleticilerin, Marmara Denizi'ni etkilediğini ileten Prof. Okyar, kıyısal alan tahribatının sert zemine ihtiyaç duyan denizanası larvalarının üreme alanını genişlettiğini iletiyor.
Haberde Prof. Okyar, "Bütün müsilajı oluşturan faktörler doğru zamanda bir araya geldiğinde her an yine müsilaj oluşabilir. Bilim insanları olarak bunlar bizim korkumuz. Su altında ufak da olsa müsilaj kalıntılarını görüyoruz. Umudumuz bunların tekrar 2021 yılındaki hale dönüşmemesi. Bir katalizör rolü var. Oluşturan etken değil ama oluşmasına sebebiyet veren faktörleri aktive ediyor. Doğal olarak denizanasıyla müsilaj arasında bir ilişki olduğunu şu an için söyleyebiliriz" diyor.