

Bu kampanyayı paylaşarak, karar vericilere ulaşmalarını sağlayarak ve öne çıkararak sizde destek olabilirsiniz.
Bu Ara Güler ile ilgili röportaj kesiti, Altan Semih Kırmemiş'in hazırladığı Fotografhane Reload adlı programdan alınmıştır. İlgilenenler bu röportajın tamamını ve diğer yayınları bu bağlantıyı tıklayarak izleyebilirler. (10 Mayıs 2022 tarihinde yayınlanmıştır.)
Altan Semih Kırmemiş: İki tane imza kampanyası açtın...
Cenk Mirat Pekcanattı: Hatta üç...
A.S.K: Pardon! Sabit Kalfagil, Fotoistanbul ve Ara Güler... en güncel olan Ara Güler'in heykelinin Galatasaray Meydanı’na dikilmesi kampanyasıyla ilgili... (E.N: Kampanyanın başlangıç tarihi 22.12.2021) Hatta senin sanırım 10. yayının (Gölge Fanzin kastediliyor.) idi... Ara Güler ile ilgili bir sayı hazırlamıştın. Ara Güler'in heykelinin dikilme meselesi nereden çıktı?
C.M.P: Ben hayatı boyunca Ara Güler ile çok fazla sayıda bir araya gelmedim. Fakat kayıt dışı bir şekilde, 16. Bursa Fotoğraf Günleri’nde bazı şeyleri paylaştığımız bir sefer oldu. Ben O'nda deriiin! bir yalnızlık hissettim. Aramızda bir çeşit dertleşmeye dönen bir sohbet oldu.
Benim de kendimce yalnızlığa ve yitmeye dair bir takım meselelerim vardı. Bunlarla ilgili biraz konuştuk. Aslına bakarsan çok ciddi bir kaygısı vardı. Bu ülkenin kalburüstü fotoğraflarından biri, hatta en popüler fotoğrafçısı olmasına rağmen yaptığı bunca şeyin bir gün silinip gitme riskini, nafile olması düşüncesini dile getiriyordu.
Nitekim şanslıydı... her ne kadar çetrefilli, karmaşık, çok ilginç bir süreçten sonra arşivi AGAVAM’da (Ara Güler Arşiv ve Araştırma Merkezi) koruma altına alınmış olsa da, bu kaygısını ömrünün son yıllarına kadar da taşıdı. Çünkü daha önce aynı kanaldan gelen talep üzerine kurulan bir başka girişim vardı. O lâv oldu. Vazgeçildi.
Bu kampanyayı paylaşarak, karar vericilere ulaşmalarını sağlayarak ve öne çıkararak sizde destek olabilirsiniz.
Bu seferkinde de işte, “Karışık o işler!” diye ifade ettiği bir sarmalda kendisini bulmuştu. Son dakikaya kadar o endişelerini su yüzüne çıkaracak biçimde, bir takım röportajlarda ya da sohbetlerde bu düşüncesi dile getirdi.
İşte... o zaman bende kendime, ya! hakikaten bir fotoğrafçının esasında yaşamı, kendi var olan organik ve sosyal yaşamından bağımsız olarak aslen arşivinin yaşadığı süreci kapsıyor. Söz konusu fotoğrafçı organik olarak öldükten sonra, arşivi eğer emin ellerde, uygun koşullarda saklanırsa organik bedeni yok olmakla beraber fotografik birikimin üzerine yeni bir şeyler eklenmese de fotoğrafçı esasında teknik olarak bir nevi ölümsüzleşebiliyor. Bu etkiden, bu güdüden dolayı... ve bir kereye mahsus olmakla beraber sohbet edip de beni konunun kökten etkilemesinden dolayı onu ölümsüzleştirebilmenin bir yöntemi olarak kafamın kenarında böylesi bir duygu ve düşünce vardı.
Sonra sende biliyorsun, Ara Güler’in her zaman yanından ayrılmak bilmeyen müthiş bir kitlesi vardı. Yani bu bahsettiği yalnızlık ve yitip gitme duygusuyla çelişen bir şekilde etrafı bir sürü insanla doluydu. Ama dikkatli bakıldığında... varlar. İyiler... güzel... hoş! Ama yani bunlar hangi gezegenden?... ben hangisindenim? tadındaki bir yalnızlığı hep gözlemleyebilirdin.
Vee... harç bitti, yapı paydos! Herkes yok oldu. Şu anda 3 binin (güncel 5858 imza, sizde bu bağlantıyı tıklayarak, imza verebilirsiniz.) üzerinde imza toplamakla birlikte, fotoğraf camiasının bu 3 bin kişinin % 10'una tekabül etmeyeceğini çok rahatlıkla söyleyebilirim. Yanından eksik olmayan insanların %5’ini oluşturmayacağını iddia edebilirim.
Bu bir öngörü falan değil. Ben zaten kampanya imzalandıkça ilkinden sonuna kadar güncel bir sıralamayla tüm isimleri görüyorum. Tanıdığımız insanların isimlerini listede görüyor ya da görmüyorum noktasında herhalde yalan söylemiyorumdur, değil mi? Dolaysıyla bir noktada şunu gördüm ki, en çok yanında olanlar bu kampanyaya hiç destek vermeyenler oldu. Tabi ki istisnalar kaideyi bozmaz.
S.A.K: Bunun sebebi ne sence?
C.M.P: Son zamanlarına kadar Ara Güler normalde politikaya dair hiç konuşmazdı. Fakat son raddede asrın liderini(!) övmeyi öyle bir seviyeye taşıdı ki, karşıt görüşlü... karşıt tandanslı kitle, bu yüzden Ara Güler'den bir anda ıraklaştı. O’nu sahiplenmez-sahiplenemez oldu.
Aksine ters kutupta çokça sahiplenir hale geldi. Halbuki uyruğu... yaşam tarzı; ekonomik olsun, kültürel olsun ve sosyal olsun... kendine pek yaraşmayan bir topluluk olmasına rağmen, bu insanlar “Al bak işte! O bile böyle dedi. O bile şöyle yaptı.”, diye!.. diye!.. Ara Güler’i politik bir figüre dönüştürdü. Bundan sebeple de Ara Güler’e dair kafalarda müthiş çelişkiler var. Biri çıkıyor. “Ya! ben O’nu son söylemlerinden dolayı onaylarsam, onun yapmış olduklarını... demiş olduklarını meşrulaştırırım”, diyor. Diğeri de çıkıyor, “Sonradan aklı başına geldi. Böyle ifadelerde bulunarak bizim liderliğimizi eden insandan yana tavrını koydu.”, diyor.
Onlar da change.org’a girecek... hesap açacak... kampanyayı bulacak ve imza atacak... bak işte! o noktaya gelmek de çok zorlanıyorlar.
Bu kampanyayı paylaşarak, karar vericilere ulaşmalarını sağlayarak ve öne çıkararak sizde destek olabilirsiniz.