BAHÇEŞEHİRLİLER DERNEĞİTürkiye
Dec 7, 2025

BASIN AÇIKLAMASI- 07.12.2025

Bölgemiz İstanbul’un Üvey Evladı olmaktan çıkarılmalıdır!

“Bahçeşehir İlçe Olmalıdır: 20 Yıllık Haklı Talebimizin Artık Gecikmeye Tahammülü Yok”

Basında 7 Aralık 2025’de (bugün) yer alan ve İstanbul’da ilçe sayısının 40’a çıkarılabileceğine ilişkin haber, bölgemiz için son derece önemli bir gelişmedir. “Yenişehir” adıyla yeni bir ilçe kurulabileceğine yönelik tartışmalar yeniden gündeme gelirken, bizler Bahçeşehir, Bahçekent, Boğazköy, Esenkent, Koza, Aşık Veysel, Orhan Gazi, Tahtakale, Ispartakule, Hadımköy ve Şahintepe’de yaşayan 300 bini aşkın bölge sakini olarak çok net bir gerçeği hatırlatmak istiyoruz:

Bu bölgede ilçe olması gereken yer Bahçeşehir’dir.
Bu talep yeni değil; 20 yıldır dile getirilen, gecikmiş bir halk iradesidir.

 
Beş İlçe Belediyesi Tarafından Yönetilen Parçalanmış Bir Bölge: Halk Çözüm Bekliyor

Bahçeşehir ve çevresindeki mahalleler bugün İstanbul’da eşi benzeri olmayan bir durumla karşı karşıyadır. Aynı sokakta yan yana yaşayan komşular bile farklı belediyelere bağlıdır. Bölge Başakşehir, Esenyurt, Arnavutköy, Avcılar ve Küçükçekmece olmak üzere beş ayrı ilçe belediyesi tarafından yönetilmektedir. 

Bu durumun sonucu açıktır:
Defalarca hatırlattığımız sorunlar sahiplenilmemiş, hizmetler gecikmiş, bölge yıllardır üvey evlat muamelesi görmüştür.

 
Ulaşımda Adaletsizlik: 39 İlçede Olan Bizde Yok

Yıllar yılı İstanbul’un 39 ilçesinde:

Metro hatları,
Metrobüs,
Marmaray,
Deniz ulaşımı,
Toplu taşıma entegrasyonu
bulunurken; 300 bin nüfuslu Bahçeşehir ve çevresinde yaşayan halk şehir içine sadece:

Kendi araçlarıyla veya
Sınırlı sayıdaki İETT otobüsüyle
ulaşabilmektedir. Kaldı ki bölgemiz 50 yıldan öte İstanbul’un tren raylarıyla döşeli banliyö hattına tüm ilçelerden önce sahipken dahi, Marmaray tam seferle halen hizmet vermemektedir. 

İstanbul’un hiçbir bölgesinde görülmeyen bir başka adaletsizlik daha vardır:

Vatandaş artık otoyol statüsünü kaybetmiş, trafik çilesinin kaosa döndüğü şehir içi olan bir yol için, Mahmutbey Gişeleri’nden geçerken ücret ödemektedir. Üstelik yıllardır ve her gün.

Bu bir hizmet değil, günübirlik bir eziyettir.

 
Bitmeyen Trafik: 25–30 km’lik Yol 2 Saati Aşıyor

Bahçeşehir–Mahmutbey hattı artık İstanbul’un en çileli güzergâhıdır.

Sabah-akşam bitmek bilmeyen trafik,
25–30 km’lik bir mesafenin 1,5–2 saati aşması,
Her gün yüzbinlerce insanın zaman, enerji ve ekonomik kayıp yaşaması bu bölgenin yıllardır görmezden gelindiğinin en çarpıcı göstergesidir.
 
Etrafı her geçen gün betona gömülen kentin ortak bir planlama stratejisi yoktur, planlama eksikliği kent yaşamını zorlamaktadır 

Bölge içindeki ulaşım ağı da çözülmemiştir. Kent planlaması yapılırken öngörülen nüfusun 5 katından fazla bir nüfus son 10 yılda eklenmiş, eklenmeye devam etmektedir. Ara yol bağlantıları bunu öngörerek yapılmadığı için bölge halkımız çoğu günler evinden çıkamaz hale gelmiştir. 
Bahçeşehir, Tahtakale, Ispartakule, Hadımköy ve Esenkent arasındaki bağlantılar yetersizdir. Yan yollar farklı belediye sınırlarında düzenlemeyi beklemektedir. Altınşehir kavşağı, alt geçit planlaması yapılmadığı için yan yollar işlevsizdir. 
Trafik akışı planlanmamış, yollar dar, kavşaklar yetersiz, toplu taşıma entegrasyonları eksiktir. Bütün bu sorunların sebebi tek bir cümlede özetlenebilir:

Bu bölge parçalanmış yönetim yapısının kurbanıdır. 

Yetersiz ve dağınık kamu hizmetleri

Kaymakamlık, SGK, tapu, nüfus, devlet hastanesi gibi temel hizmetlere erişmek için 25–35 km yol kat edilmek zorunda kalınmıştır. Her bir işlem için Avcılar ve Küçükçekmece sınırlarından geçmek zorunda kalınması, zaman ve ekonomik kayıp yaratmıştır.

Tek bir merkez olmadığı için sorunlar yıllardır sürüncemede kalmıştır.

Planlama kaosu ve çarpık büyüme

Bahçeşehir Belde Belediyesi kapatıldıktan sonra bölgeye gelen imar yükü, koordinasyonsuz ve parçalı planlamaya neden olmuştur.

Yeşil alanlar, donatı alanları, sosyal alanlar kamu yararına değil, parçalı plan değişiklikleriyle şekillendirilmiştir.

Aceleyle verilen imar izinleri bölgenin kimliğini bozmuştur.

Kamu kaynaklarının adil dağıtılmaması

Bahçeşehir ve çevresi İstanbul’un en yüksek vergi veren bölgeleri arasında olmasına rağmen, bu vergiler hizmet olarak geri dönmemiştir.

Belediye yatırımları nüfusa oranla ciddi şekilde yetersiz kalmıştır.

Mülk değerlerinde gerileme

Türkiye’nin en planlı yerleşimlerinden biri olarak başlayan Bahçeşehir, yönetim parçalanması nedeniyle değer kaybetmiştir.

Benzer gelir düzeyine sahip ilçeler değer kazanırken, Bahçeşehir’de konut fiyatları uzun dönemli olarak yerinde saymış veya düşmüştür.

Demokrasi ve yerel katılım hakkı zedelenmiştir

Bölge halkı kendi mahallesine yakın bir belediye ile ilişki kuramamış, karar süreçlerine dahil olamamıştır.

Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’nın 5. maddesi gereği “halkın görüşü alınmadan sınır değişikliği yapılamaz” ilkesine aykırı bir süreç yaşanmıştır.

Ekonomik potansiyel değerlendirilememiştir

Bahçeşehir, Ispartakule, Hadımköy ve Boğazköy’ün ticari potansiyeli tek merkez olmadığı için desteklenmemiştir.

Bölge kendi dev ekonomisini yaratabilecekken, 5 belediyeye parçalanması nedeniyle fırsatlar heba edilmiştir.

Yatırımların planlı şekilde yönlendirilememesi

İlçeye özel bütçe, strateji ve yatırım planı olmadığı için; altyapı, ulaşım, sağlık, eğitim gibi temel hizmetler sürekli ertelenmiştir.

 

20 Yıldır Söylüyoruz: Çözüm Tek– Bahçeşehir İlçe Olmalıdır

Basının bugün gündeme taşıdığı yeni ilçe tartışmaları vesilesiyle bir kez daha vurguluyoruz:

Bu bölge coğrafi olarak bütünlüklüdür.
Nüfusu 300 bini aşmıştır.
Mahalleler birbirine 3–5 km mesafededir.
Sorunları ortaktır, beklentileri ortaktır, yaşam kültürü ortaktır.
Bu halkın yıllardır talep ettiği şey basittir:
Kendine ait bir yerel yönetimle yönetilmek.
Bahçeşehir Belde Belediyesi kapatıldığından beri yaşanan tüm sorunların temelinde bu eksiklik yatmaktadır.

Bugün gelinen noktada yapılması gereken artık tartışma değil, gereğinin yapılmasıdır.

 
Çağrımız Açık ve Net

Bölgemizde yaşayan yüzbinlerce insan adına çağrımızı yineliyoruz:

Bahçeşehir İlçe Olsun.

Hem şehircilik ilkeleri,
Hem hukuki şartlar,
Hem nüfus büyüklüğü,
Hem ulaşım ve hizmet ihtiyaçları,
Hem de 20 yıldır dile getirilen halk iradesi
bizi bu sonuca ulaştırmaktadır.

Bu talep siyasi değil, insani ve akli bir taleptir.

 
Kamuoyuna Saygıyla Duyurulur…

Uğur Barış Karabulut
Bahçeşehirliler Derneği (BADER) Başkanı

 

Copy link
WhatsApp
Facebook
Nextdoor
Email
X