

İsviçre'nin İklimi Korumak İçin Yaşlı Kadınlar (KlimaSeniorinnen Schweiz) hareketinin açtığı davada, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, İsviçre'nin iklim kriziyle yeterince mücadele edememesinin insan haklarını ihlal ettiğine karar verdi. AİHM'nin ilk iklim kararı, Avrupa ülkelerinde yasal değişikliğe yol açabilir. Kampanyayı paylaşmaya devam ederek sesimizi duyurabilir, Türkiye’de de biz yaşlıların iklim krizinin etkilerinden korunması için harekete geçebilirsiniz.
Çoğu 70'li yaşlarda olan 2 binden fazla İsviçreli kadının davası, iklim değişikliğiyle bağlantılı sıcak hava dalgalarının etkilerine karşı yaş ve cinsiyet bakımından savunmasız oldukları, sıcak hava dalgalarının sağlıklarını ve yaşam kalitelerini zayıflattığı, kendilerini ölüm riskiyle karşı karşıya bıraktığı şikayetine dayandırıldı.
Karara göre;
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne taraf bir devletin birincil görevi, iklim değişikliğinin mevcut ve potansiyel olarak gelecekteki geri döndürülemez etkilerini azaltabilecek düzenlemeleri ve tedbirleri kabul etmek ve pratikte uygulamaktır.
Üye devletler, dünya atmosferindeki sera gazı yoğunluğunda ve küresel ortalama sıcaklıkta Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, 8. Madde kapsamındaki özel hayata ve aile hayatına saygı hakları üzerinde ciddi ve geri döndürülemez olumsuz etkiler yaratabilecek seviyelerin ötesinde bir artışı önlemeyi amaçlayan gerekli düzenlemeleri yapmalı ve önlemleri uygulamaya koymalıdır.
Bu haklara etkili bir şekilde saygı gösterilmesi, Devletlerin, prensip olarak önümüzdeki otuz yıl içinde karbon nötrlüğe ulaşma amacıyla, sera gazı emisyon seviyelerini azaltmaya yönelik tedbirler almalarını gerektirmektedir.
Mahkeme;
Sera gazı emisyonlarının sınırlandırılmasına dair gerekli düzenlemelerin yapılmamasının,
Daha önce belirlenmiş sera gazı emisyon azaltım hedeflerinin tutturulamamasının,
Gerekli yasal çerçevenin oluşturulmamasının sözleşmenin 8’inci maddesinin ihlali anlamına geldiğine karar verilmiştir.