

6 Şubat'ta meydana gelen biri 7,7 diğeri 7,6 büyüklüğündeki iki deprem, 2019'dan bu yana inşa sürecinin devam ettiği Akkuyu bölgesine yaklaşık 270 km mesafede bulunan Kahramanmaraş'ı ve çevre 9 şehri vurdu. Art arda meydana gelen depremler nedeniyle bu durum etkisini daha da güçlü hale getirdi.
Yıkıcı depremlerin ardından nükleer enerji karşıtı kamuoyunda gözler Akkuyu'nun güvenlik koşullarına çevrildi. Rosatom'un yaptığı açıklamada Akkuyu NGS'de herhangi bir hasar meydana gelmediği, depremin Akkuyu'da 3 büyüklüğünde hissedildiği, dolayısıyla şiddetli olmadığı belirtildi. Ancak hiçbir sürecin şeffaf yürümediği bir süreçte bu açıklama risk olmadığı anlamına gelmiyor. Bu sefer yıkıcı olmasa da bu gelecekte yaşamı tehdit etmeyeceği anlamına gelmiyor. Aslında şanslıyız bile çünkü reaktör yakıt çubukları henüz Türkiye'ye getirilmedi.
Akkuyu sadece aktif Ecemiş fay hattına 25 km mesafede değil, jeologlara göre Kıbrıs ile Akkuyu bölgesi arasında denizin altından devam eden bir başka fay hattı da var. Ayrıca son zamanlarda bölgelerde kör fay hatlarının da olduğu anlaşılmış ancak hükümet yetkilileri bu gerçeklerle ilgilenmemiştir. Deprem sonrasında yaşananları da göz önüne aldığımızda Akkuyu Nükleer Santrali'nin bir an önce durdurulması için doğa da bize bir sebep vermektedir.
Akkuyu'nun durdurulmasını isteyen bu kampanyada 17103 imzaya ulaştık. Fakat 6 Şubat depremleri bize durumun ne kadar hayati olduğun bir kere daha hatırlattı.
Bu kampanyayı sosyal medyada onar kişiyle paylaşarak daha fazla imza toplamama yardımcı olur musunuz? Facebook grupları, SMS, Twitter, e-posta ve WhatsApp; her paylaşım çok işe yarıyor. Kampanyayı daha fazla kişi imzalarsa, bizi görmezden gelemezler! Desteğiniz için tekrar teşekkürler.