
10 NİSAN 2019 - İSTANBUL - Bugün görülen Şule İdil Dere Davası 8. Duruşması, İTÜ'den beklenen bilirkişi heyet raporu mahkemeye ulaşmadığı için 3 Temmuz 2019 tarihine ertelendi.
12 Mayıs 2016’da Kurbağalıdere-Yoğurtçu Parkı yaya yolunda İBB kendi hafriyat kamyonuyla göz göre göre can aldı. Yaklaşık 3 yıldır devam eden davada ikisi heyet bilirkişi raporu olmak üzere 4 ayrı bilirkişi raporuyla sorumlu ve asli kusurlu bulunan İBB üst düzey yöneticileri yargıdan kaçırıldı. 4 Ocak 2019'da görülen 7. Duruşmada, sanık ifadesiyle kimin yargılanacağına "yukarıdan gelen talimatla" karar verildiği ortaya çıkmıştı.
NE OLMUŞTU?
12 Mayıs 2016’da İBB kendi planladığı Kurbağalıdere çalışmasında Yoğurtçu Parkı yaya-bisiklet yolunda Şule İdil Dere'nin canını aldı.
İdil'i kaybettikten 11 gün sonra, can alan çalışmayı yöneten 3 müdürü aynı gün birbirinin yerine terfi ettiren İBB, çalışma planını imzalayan ve çalışmayı yöneten İBB Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanı’nı İBB Teftiş Kurulu Başkanlığı'na atadı.
Valilik, Savcılığın soruşturma izni istediği Teftiş Kurulu Başkanlığı'na terfi ettirilen asli kusurlu şüpheliye kendi hakkındaki raporu kendisine hazırlattı.
Valilik bu raporu gerekçe göstererek ve yetki aşımıyla kendini mahkeme yerine koyarak "İBB'nin sorumluluğu yoktur" gerekçesiyle 3 müdürü de kapsayan 8 üst düzey yetkili için savcılığa soruşturma izni vermedi. Ancak hukuksuz gerekçesiyle bile çelişerek 3 İBB alt düzey yetkili hakkında yargılama izni verdi.
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma aşamasında asli kusurlu üst düzey İBB çalışanlarının yargılanması için izin verilmesini İstanbul Valiliği’nden talep etmişti.
İstanbul Valiliği avukatlarımızın tüm itirazlarına rağmen Büyükşehir Belediye Müfettişi Erhan AYDIN tarafından hazırlanan Ön İnceleme Raporu’na dayalı olarak asli kusurlu İBB üst düzey yöneticileri hakkında soruşturma izni verilmedi.
Avukatlarımız, Bölge İdare Mahkemesine yaptıkları itirazda İstanbul Büyükşehir Belediyesi çalışanı olan bir müfettişin amirleriyle ilgili olarak objektif bir inceleme yapamayacağını ve soruşturma izni verilmesine dair rapor tanzim edemeyeceğini, ön inceleme raporunda üst düzey İBB yetkililerinin özellikle korunduğunu, belirterek Valilik kararının iptalini istemişlerdi.
Ne yazık ki İstanbul Bölge İdare Mahkemesi itirazlarımızı reddetti.
Adil yargılanmanın engellenmesi ve yaşam hakkı kaybı nedeniyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurduk, AYM'den henüz cevap alınamadı.
ADALETİN OLMADIĞI, ASIL SORUMLULARIN YARGILANMADIĞI DAVA.
İdil'in canını alan çalışmayı beraber yürüten İBB ve İSTAÇ A.Ş. 20 ay sonra başlayan ilk duruşmadan itibaren "Önlem almak bizim işimiz değil" diyerek birbirlerini suçladı. Karşılıklı iddialardan her iki tarafın da can güvenliği tedbiri almadığı bir kez daha ortaya çıkınca ikinci duruşmadan itibaren İdil’i suçladılar.
Bugüne kadar adaletin engellenmesi, geciktirilmesi ve sorumluların yargılanması üzerine itirazlarımızda ne kadar haklı olduğumuz, 7. duruşmadaki sanık ifadesiyle kanıtlandı. İBB çalışanı sanık Kamil Celal Yıldırım, İBB üst yönetiminden gelen talimatlar doğrultusunda Ön İnceleme Raporu düzenlendiğini ve asli kusurlu İBB Üst Düzey Yöneticilerinin yargıdan kaçırıldığını açık bir şekilde dile getirdi.
"Ben burada müteselsilen yargılanıyorsam amirlerim nerede?" diyen İBB Kıyı Temizleme Şefi Saffet Altındağ, belediye yetkilileri hakkında CİMER'e başvurduğunu belirtti.
Önlem alınmadığı için can aldıkları 4 bilirkişi raporu ile doğrulanmasına rağmen, dosyanın İTÜ görevli üç A Sınıfı iş güvenliği sertifikasına sahip inşaat mühendisi öğretim üyesi ile bir trafik kazalarına ilişkin uzmanlık alanına sahip bilirkişi olmak üzere 4 kişilik bilirkişi heyetine gönderilmesine karar verilmişti.
İBB avukatları, İdil'i suçlu bulmayan bilirkişileri de suçladı.
8. Duruşma sonunda, bugüne kadar 2'si heyet bilirkişi raporu olmak üzere dosyada bulunan 4 bilirkişi raporuna rağmen hakimin ve sanık avukatlarının talebiyle istenen ve mahkemeye ulaşmayan 5. bilirkişi raporunun beklenmesine ve tarafların duruşma günü beklenmeksizin bilirkişi raporuna beyanlarını sunmaları için bir sonraki celseye kadar süre verilmesine karar verildi. 9. Duruşma, 3 Temmuz 2019 günü görülecek.
ÖNGÖRÜLEBİLİR VE ÖNLENEBİLİR OLAN KAZA DEĞİLDİR!
Göz göre göre işlenen suçun şoför açısından OLASI KAST İLE ÖLDÜRME, diğer sanıklar için KASTEN ÖLDÜRMENİN İHMALİ DAVRANIŞLA İŞLENMESİ suçunu oluşturmasına bianen görevsizlik ve dosyanın yetkili Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesi talebimiz devam etmektedir.
Asıl sorumlular hukuksuzca yargı dışı bırakılarak devam eden ŞuleİdilDereDavası'nda, ASIL SORUMLULARIN YARGILANMASINI İSTİYORUZ. önce vicdan arıyoruz.
Şule İdil Dere Ailesi