Petition update8 Yıl Oldu! KİMSE 1 GÜN BİLE HAPİS YATACAK CEZA ALMADI. CEZA ALAN TERFİ ALDI.İBB can aldı, Valilik 8 asli kusurlu İBB yöneticisinin yargılanmasına izin vermedi.
ilkay yıldızİstanbul, Türkiye

Jul 4, 2017
Hukuk çiğnendi, adalet çürüyor. İstanbul Valiliği, İdil'in ölüm yıldönümünde 12 Mayıs 2017'de Savcılığa cevap verdi: İBB yöneticilerinin sorumlulukları yoktur. Yargılanmalarına izin verilmemiştir. #ŞuleİdilDere
İstanbul Valiliği hukuka aykırı olarak İBB'nin İdil'in canının alınmasından sorumlu olduğu olayda İBB'den müfettiş istedi, asli kusurlu İBB Teftiş Kurulu Başkanı bir İBB müfettişi atadı, müfettiş en üst amiri olan Teftiş Kurulu Başkanı’nı soruşturdu. Valilik bu müfettişin raporunu esas alarak 11 sorumlunun 8'i hakkında yargılama izni vermedi.
İstanbul Valiliği’nin hukuka aykırı bu kararına karşı Şule İdil Dere’nin ailesi İstanbul Bölge İdare Mahkemesi’ne itiraz davası açtı.
Üst düzey 8 İBB yöneticisinin sorumluluğunun olmadığına hükmeden Valilik İBB çalışanı iki mühendis ve bir teknikerin sorumlu olduğuna karar vererek bu 3 kişinin Savcılık tarafından soruşturulmasına izin verdi.
3 İBB çalışanı sorumlu ama amirleri sorumlu değil...
Bu nasıl mantık, bu nasıl hukuk!
8 Haziran 2017 – İstanbul
Savcılık dosyasında “Birlikte kusurlu” bulundular, Valilik alt düzey 3 sorumlunun yargılanmasına izin verirken üst düzey sorumluların yargılanmasına izin vermedi.
12 Mayıs 2016’da İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin İSTAÇ A.Ş. ile gerçekleştirdiği Kurbağalıdere dip temizliği çalışmasında İBB kamyonu ve İSTAÇ A.Ş. şoförüyle Şule İdil Dere’nin canının alınmasına yol açan olayda Savcılığın, bilirkişinin “müteselsilen sorumlu ve asli kusurlu” bulduğu ve devlet memuru olan 11 İBB yetkilisinin soruşturulması için yaptığı başvuruya Valilik cevap verdi.
İstanbul Valisi Vasip Şahin imzasıyla 26 Nisan 2017 tarihinde alınan karar, Şule İdil Dere’nin birinci ölüm yıldönümünde 12 Mayıs 2017’de Vali Yardımcısı Aziz Mergen imzasıyla Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirildi. 9 Şubat 2017 tarihli İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başvurusuna verilen cevap 25 Mayıs 2017’de ailesi adına avukatlarına Valilik tarafından elden tebliği edildi.
İstanbul Valiliği’nin, kararını, Şule İdil Dere davasında asli kusurlu bulunan ve Şule İdil Dere’nin ölümünden 11 gün sonra başkanlığına terfi ettirildiği İBB Teftiş Kurulu Başkanlığı’nca atanan müfettiş raporuna dayandırarak verdiği görüldü.
İstanbul Valiliği’nin yargılama hükmü kurarak hukuka aykırı yöntemlerle aldığı bu karara Şule İdil Dere’nin ailesi İstanbul Bölge İdare Mahkemesi’ne itiraz davası açtı.
Savcılığın İBB sorumlularını soruşturma talebi üzerine Valilik, İBB müfettişi raporunu esas alarak İBB yetkililerinin sorumluluğunun olmadığına karar vererek yargılama izni vermedi.
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, 9 Şubat 2017’de Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı görevlilerinin (şüphelilerin) taksirle ölüme neden oldukları iddiasıyla başlattığı soruşturmada 4483 sayılı MEMURLAR VE DİĞER KAMU GÖREVLİLERİNİN YARGILANMASI HAKKINDA KANUN’a göre soruşturma izni istedi.
İstanbul Valiliği İl Mahalli İdareler Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Teftiş Kurulu’ndan talep ettiği İstanbul Büyükşehir Belediyesi Müfettişi ve İl Mahalli İdareler Müdürlüğü’nü görevlendirerek ön inceleme raporu hazırlattı.
İstanbul Valiliği, İBB Teftiş Kurulu Başkanlığı’nca atanan İBB Müfettişi’nin ve bir Valilik İl Mahalli Midareler Müfettişi’nin imzası bulunan raporda Kurbağalıdere çalışmasının İBB iştiraki tüzel kişilik olan İSTAÇ A.Ş’ye ihale edildiği ve Savcılık dosyasında asli kusurlu bulunsa da sorumluların sorumluluklarının olmadığına karar veren saptamaları ve değerlendirmeleri aynen benimseyerek Savcılıkça sorumlular hakkında soruşturma izni talep edilen 11 İBB yetkilisinden 8’i hakkında soruşturma izni vermedi.
VALİLİK İL MAHALLİ İDARELER MÜDÜRLÜĞÜ’NÜN “ŞÜPHELİLERİ” YARGILAMA-AKLAMA YETKİSİ YOKTUR.
İdari bir kurul olan İl Mahalli İdareler Müdürlüğü’nün görevi yalnızca şüphelilerin memur olup olmadıklarını, işlendiği ileri sürülen suçun “görev sırasında işlenen suç” veya “görev sebebiyle işlenen suç” niteliğinde olup olmadığını saptamakla sınırlıdır.
Oysa Şule İdil Dere soruşturmasında İstanbul Valiliği İl Mahalli İdareler Müdürlüğü, yargılama yetkisi olmamasına rağmen ön soruşturmada şüphelilerin yeniden yazılı ifadesini alarak, Savcılık soruşturması sırasında alınan bilirkişi raporlarını değerlendirerek, yargılama aşamasında mahkemenin yapacağı maddi olgulara ve hukuki nitelendirmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunarak hukuki sonuçlara ulaşmış, şüphelilerin “sorumluluklarının olmadığına” hükmetmiş ve bu nedenle şüpheli üst düzey 8 İBB yetkilisi için yargılama izni verilmemesine karar vermiştir.
Şule İdil Dere’nin ölümüne neden olan suç, şüphelilerin “sıralı amir” olarak İBB’de görev yaptıkları tarihte meydana gelmiştir ve halen de İBB görevlileridir.
Unutulmamalıdır ki hakkında yargılama izni istenilen görevliler, “şüpheli” konumundadırlar. Sorumlu bulundukları suçu işleyip işlemedikleri, kast, ihmal, kusur durumları mahkemeler tarafından yapılacak yargılama sonucu belirlenecektir.
VALİLİĞİN YETKİ AŞIMI
Valilik istedi, İBB müfettişi, en üst amiri olan Teftiş Kurulu Başkanı’nı soruşturdu.
Sonuç: Sorumluluğu yoktur.
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Sorgu No: 2016/69414 sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporlarında İBB’nin kusurlu olduğu, yetkililerinin de müteselsilen asli kusurlu bulunduğu birbirini tamamlayan 3 raporla belirlenmiştir.
İl Mahalli İdareler Müdürlüğü şüphelilerin yargılanıp yargılanmayacaklarına karar verirken, yaptırdığı soruşturmaya atadığı müfettiş, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde çalışmaktadır.
Valilik tarafından istenen ve İBB Teftiş Kurulu Başkanlığı’nca olayı soruşturmakla görevlendirilen müfettiş, başta bilirkişinin asli kusurlu bulduğu İBB Teftiş Kurulu Başkanı ve diğer şüphelilerle aynı kurumda çalışan, şüphelilerden birisinin kendisinin amiri olan biridir.
Yani müfettiş amirini soruşturmuştur. Diğer şüphelilerin tamamı da müfettişin aynı kurumda çalıştıkları mesai arkadaşlarıdır.
Sağlıklı, güvenilir ve hukuka uygun bir idari soruşturmadan söz edebilmenin ön koşulu, soruşturmayı yürütenlerin soruşturdukları kişilerden bağımsız olmalarıdır.
Valilik kararında adil yargılama esasının asgari kurallarına uymaya dahi cesaret edilememiş ve bilirkişilerin sorumlu bulduğu kişilerin yargı önüne çıkarılması engellenmiştir.
Biz önümüze çıkartılan veya sistemden kaynaklanan tüm engellere karşın hukuki ve vicdani yollardan sorumluların belirlenmesi uğraşımızı bugüne kadar sürdürdüğümüz gibi, sorumlu olanların, suçlu bulunacakların yaptıklarının sonuçlarına katlanmalarının sağlanması için hukuki mücadelemize devam edeceğiz.
Support now
Sign this petition
Copy link
WhatsApp
Facebook
Nextdoor
Email
X