Insan Haklari Calisani
Jan 7, 2016
Zafer Kıraç: Sanal Aktivistliğin Yeterli Olmadığını Bilen Gerçek İnsan Hakları Aktivisti İnternetin icadıyla beraber "sanal aktivistlik" kavramı da her gün hayatımıza daha da yayıldı. Kimi sıcacık evinden Afrika'da aç kalan çocuğun resmini paylaşarak altına duygusal bir iki söz yazıp sayfayı kapatıp yemeksepeti'ne girdi, kimi 1 Mayıs'da eylemlerde yaralanan insanlara kuaförden çıkmış saçıyla çekilmiş filtreli fotoğrafını Instagram'a koyarak "hepimizin bayramı bugün", kalbim sizinle" yazdı. Gezi olaylarında aslında Gezi ile hiçbir ilgisi olmadığını birebir gördüğüm, o dönem boyunca bir kere bile parka gitmeyen, olayı önemsemeyen ve olay hakkında pek bir fikri dahi olmayan insanların Facebook sayfalarına yazdığı haşin copy-paste yorumları okudum ve anladım ki bu hayatta goygoyculuktan daha zararlı ve sahte olan bir şey vardı ki o da "sanal aktivistlik"ti. Neyse ki change.org duruma el koyarak sanal aktivistliği bir adım ileri taşıyarak insanların kendilerini faydalı hissetmelerini sağladı. Peki benim sanal aktivistlik yaptığım zamanlar olmadı mı? Elbette ki oldu. Yeri geldi yunus balıklarının parklarda yaşadığı eziyetleri paylaştığım videolarla dile getirdim, yeri geldi aslında adını dahi hiç duymadığım bir ülkede yaşayan bir okula kalem gönderilmesinin faydalı olduğunu belirten postları like ettim. Bununla beraber senelerdir içerisinde bulunduğum aktivist grup ve de mesleğim dolayısıyla gerçek bir çok aktivistliğe de katıldım. Gerçek anlamıyla aktivist olabildim mi? Bilemiyorum. Sanırım ben biraz goygoycu biraz sanal birazsa gerçek aktivist olabildim. Bununla beraber hayatımın bir döneminde tanışmayı başardığım gerçek aktivist insanların hayatlarına hayranlıkla bakıyorum. Bunlardan bir tanesi de bundan seneler önce Bilgi Üniversitesi'nde çalışırken proje vasıtasıyla tanıştığım, ilk gördüğünüz anda insana güven veren sıcak insan Zafer Kıraç: Zafer Kıraç, Ceza İnfaz Sistemi'nde Sivil Toplum Derneği'nin eski başkanı ve aktif bir üyesi. Ceza İnfaz Sistemi'nde Sivil Toplum Derneği bireylerin olumsuz cezaevleri koşulları ile mücadele ediyor. Amaç cezaevi koşullarını hukuka ve insan haklarına uygun hale getirilmesini sağlamak. Peki Zafer Kıraç neden sanal aktivist değil? Çünkü kendisi 1 Ocak 2016 itibariyle gerçek bir eyleme başladı. Grup dolusu insanla örgütlenerek değil. Sandalyesinden kalktı, sıcak evinden çıktı ve Ankara'nın o keskin soğuğunda elinde kısa ve öz yazılmış pankartıyla Adalet Bakanlığı'nın önüne giderek tamamen barışçıl bir oturma eylemine başladı. Amaçlanan 12-18 yaş arası mahpus çocukların mektuplarını ücretsiz göndermelerinin sağlanması. Kıraç sözlü açıklamalar dışında bir gelişme olmadığı sürece eylemine devam edeceğini söylüyor. Pankart ne diyor? Eğer oralardaysanız ve gerçek bir insan hakları aktivistinin bireysel çabasına bir gülümseme ile destek olmak isterseniz kendisi her iş günü 09:30-12:30 arası Ankara Konur Sokak'da İnsan Hakları anıtının önünde durmaya devam edecekmiş. Eğer yanına uğramaya fırsatınız yoksa da sanal aktivistliği bir adım ileri taşıyarak change.org'da bulunan imza kampanyasına imzanızla destek olabilirsiniz. http://goygoycusariplastikordek.blogspot.com.tr/2016/01/zafer-krac-sanal-aktivistligin-yeterli.html
Copy link
WhatsApp
Facebook
Nextdoor
Email
X