“Kamilet’i korumak geleceği korumaktır. Burası insan elinin değmediği, bozulmamış, yabanıl kalmış son birkaç yerden biri…” Bu sözler Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi öğretim üyesi Oğuz Kurdoğlu’na ait. Artvin’e bağlı Arhavi’deki Kamilet Vadisi’nin diğer yerlerden farkını anlatabilmek için söylüyor.
Mençuna Şelalesi, Şahinkaya balıyla, endemik bitkileri ve kırmızı benekli alabalıklarıyla tanınan Kamilet Vadisi’nin bir zamanlar billur gibi akan suyu bugün çamura bulanmış durumda. Üstelik bu durum geçici değil. Kurdoğlu’nun endişesi daha önce hemen yan vadide yapılan ve benzer sorundan dolayı üç yıldır çamur akan dere gibi Kamilet’in de çamur akacağını belirtiyor.
Hayatının önemli bir kısmını bu vadide araştırma yaparak geçiren Kurdoğlu, şunları söylüyor: “WWF ve Bird Life tarafından dünyada en önemli 200 önemli ekolojik alandan biri olarak belirlenen Doğu Karadeniz’in en yabanıl yeri. İnsan eliyle dönüştürülmemiş son birkaç yerden biri. Türkiye’nin en değerli balı halen burada üretiliyor. Alabalıkların gen bankası. 1000’den fazla bitki türü var. Bu türlerin 14’ü nadir bulunan tür, 15’i ise endemik.”
Derenin çamur akması sadece suyun bulanık görünmesine neden olmuyor. Kurdoğlu’na göre, Kamilet Deresi’nde yaşayan sucul yaşam da olumsuz etkilendi. Örneğin nesli tehdit altında olan kırmızı benekli alabalıklar artık yumurtalarını bırakamıyor. Üreme olmuyor. Balıklar beslenemiyor.
Derenin çamur akmasının sebebi yapımı 10 yıldır devam eden HES projesinin son üç aydır üretime geçmesi. İddiaya göre, yükleme havuzundaki taşkın savağı henüz tamamlanmadı. Su fazla gelince tahliye olması gereken su vadiden dereye toprakla birlikte aktı. Yaklaşık iki hafta önce başlayan bu durum halen devam ediyor.