

2100 yılına kadar 3°C'lik bir ısınmaya ulaşabiliriz ve eğer şimdi harekete geçmezsek bu gezegenimiz için felaket olur!
Haziran, dünya genelinde aşırı sıcaklıkların yaşandığı bir ay oldu. Dünya yüzeyinin sıcaklık rekorları kırdığı 13üncü, dünya okyanuslarının sıcaklık rekorları kırdığı 15inci ve sanayi öncesi seviyelere kıyasla 1,5℃’lik ısınmayı aşan 12inci ardışık ay oldu. Üstelik geçtiğimiz hafta 2 gün üst üste insanın bu dünya üzerinde gördüğü en sıcak günler yaşandı.
Peki 1,5℃ eşiği neden önemli?
Paris Anlaşması'nda 194 ülke küresel ısınmayı 2℃’nin oldukça altında tutmayı ve 1,5℃’nin altında tutmak için çaba göstermeyi kabul etti. Bilim insanları, sıcaklıkta 1,5℃’lik bir artış olması durumunda daha şiddetli ve sık sıcak hava dalgaları, mercan resiflerinin %70'inin kaybı, daha uzun kuraklıklar ve daha aşırı yağışlar yaşayacağımız konusunda uyarıyor!
Ve çok ciddi bir oranda bu sınırları aşma riskimiz var.
Isınma, on yıl gibi uzun bir süre içinde belirlendiğinden, 12 ay boyunca 1,5℃’lik bir ısınma yaşamak, tüm umutların kaybolduğu anlamına gelmez. Ancak bu, tehlikeli bir yolda olduğumuz anlamına gelir.
BM'nin geçen yılki raporuna göre, Dünya 2100 yılına kadar 3℃’lik bir ısıtmaya ulaşabilir.
3℃’lik bir ısıtmada, tropikal ve subtropikal bölgeler "yaşanamaz sıcaklık" yaşayacaktır: yüz milyonlarca insan yerinden edilecek Amazon yağmur ormanları kuruyacak ve buzulların erimesi durdurulamaz hale gelecektir.
Bugün, aşırı hava koşullarının bir sonucu olarak birçok felaket yaşanıyor: Pakistan'da, doktorlar Haziran ayında sıcak çarpmasına maruz binlerce kalan hasta tedavi etti. Afrika'da, geçen yıl 15.000'den fazla kişi aşırı hava koşulları nedeniyle hayatını kaybetti. ABD'de, 2023'te sıcaklıkla ilgili rekor sayıda ölümler yaşandı.
Türkiye’nin Paris İklim Anlaşması’nın, iklim değişikliğini 1.5°Cde durdurma hedefiyle bağdaşmayan sera gazı emisyon artırım kararı ise insan haklarımızı ihlal etmeye devam ediyor. Bizler; Ela Naz Birdal, Seren Anaçoğlu ve Atlas Sarrafoğlu, 2023 yılının Mayıs ayında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na karşı Türkiye’nin ilk iklim davasını açtık çünkü Türkiye’nin Paris İklim Anlaşmasında sunduğu hedefin yetersiz olması, doğrudan dünyanın her yerindeki gençlerin geleceğini etkiliyor.
Son günlerdeki aşırı sıcaklıklar, iklim krizinin ne kadar acil olduğunu vurguluyor!
Politikacılar ve karar vericiler, iklim değişikliğini ortadan kaldırmaktan ziyade onunla mücadele etme sorumluluğuna sahiptir.
İklimi Değil Sistemi Değiştirin!
- Ara hedef belirleyin!
- Kömürden çıkış tarihi ilan edin!
- Gerçek bir azaltım taahhüdünde bulunun!
- Bilimsel yöntemlerle Türkiye’nin karbonsuzlaşma politikasını belirleyin ve bağlayıcı hukuk kuralları haline getirin.
İklim krizinin bizi getirdiği acil durumu sen de görüyorsan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın iklim için harekete geçmesi amacıyla açtığımız davamızı desteklemek için; kampanyamızı imzala ve paylaş!