Actualización de la peticiónErgene'nin zehirli suları Marmara'ya akmasın, vana kapatılsın, derin deşarj durdurulsunErgene Durmazsa Marmara ile birlikte Karadeniz ve Ege'yi de Kaybedebiliriz
İzel Levi CoşkunIstanbul, Turquía
18 sept 2021

MAREM (Marmara İzleme Projesi) kapsamında Marmara Denizi genelinde 200 istasyon ve 450 farklı noktada sürdürülen ve Oşinografi, Kimya, Ağır Metal, Mikrobiyoloji, İhtiyoloji (balık bilimi) ve Hidrobiyoloji gibi farklı disiplinlerin de yer aldığı araştırmaların içinde 28.08.2021 - 10.09.2021 tarihleri arasında "Kütlesel Müsilaj Oluşumunun Durumu ve Marmara Denizi Ekosisteminde Bıraktığı Etkiler" alt başlıklı bir çalışma yapılmış ve raporu 13 Eylül 2021 tarihinde yayımlanmıştır.   

Bu rapora göre:

1- Marmara Denizi'nde deniz kirliliği indikatörü olan suda çözünmüş oksijen, deniz rengi, pH (asitlik) ve besleyici tuz gibi değerlerde kirliliğe bağlı olarak ciddi sapmalara rastlanmıştır.

2- Ergene Deşarjı’nın etki alanı olan Orta Marmara Denizi kesitinde yaşama elverişli değerlerin çok ciddi şekilde sınırların altına düştüğü, geçmiş senelerde gerçekleştirilen çalışmalarla karşılaştırıldığında neredeyse anoksik (oksijen bulunmayan) bölgelerin oluştuğu görülmüştür.

3- Geçmiş dönemlerle karşılaştırıldığında biyoçeşitliliğin dramatik şekilde düştüğü hatta birçok istasyonda tür çeşitliliğinden bahsedilemez bir duruma gelindiği tespit edilmiştir.

4- Müsilaj kütlesinin tüm su kütlelerini farklı derinliklerde etkilemeye devam ettiği, farklı bölgelerde ve farklı oranlarda bakteriyolojik olarak parçalanmaya başladığı gözlemlenmiştir.

5- Örnekleme yapılan istasyonlarda tüm üst su kütlesinde (Karadeniz kökenli su kütlesi) müsilajı parçalayan baskın bakteri gurubu olarak Vibrio gurubu tespit edilmiştir.

6- Yapılan araştırmalarda bir insan patojeni olan Vibrio gurubu bakterilerden dolayı balık, midye ve istakoz gibi canlılarda oluşan enfeksiyonların insanlara geçebildiği tespit edilmiştir. Türünün saptanmış olduğu “vibrio alginolyticus” un göz, kulak ve yara enfeksiyonu kaynağı olduğu bilinmektedir.    

7- Çalışılan bölgelerden yapılan örneklemelerde istavritlerin sindirim sistemlerinde vibrio kökenli enfeksiyonlara rastlanmıştır. Vibrio kökenli hastalıklar ağırlıkla sindirim sistemi yolu ile besin zinciri içinde hızla yayılabilme özelliğine sahiptir. Örnek olarak palamut ve lüfer gibi göç balıkları Marmara Denizi’nde enfekte olmuş istavrit gibi balıklarla beslendiklerinde hastalığı kaparak Akdeniz’e ve ilkbaharda da Karadeniz’e taşıyabileceklerdir. Aynı şekilde enfekte olmuş balıkların Ege ve Karadeniz’e  geçmeleri de hastalığı yayacaktır.

8- Marmara Denizi’ndeki ana su kütlelerinde ortalama amonyak değerlerinin yüksek olduğu görülmüştür.

9- Ölçümü yapılan parametreler doğrultusunda, Kasım – Aralık 2020 döneminde faaliyete geçmesine rağmen deşarj noktasından başlamak üzere Ergene Deşarjı’nın Marmara Denizi’nin alt ve üst su kütlelerini aşırı derecede olumsuz şekilde etkilediği, söz konusu deşarj devam ettirildiği taktirde Karadeniz’in de yok olma sürecine gireceği ve kuzeyinden başlamak üzere Ege Denizi’nin de risk altında olduğu söylenebilir.  

 

Apoya la petición ahora
Firma esta petición
Copiar enlace
WhatsApp
Facebook
Nextdoor
E-mail
X