Çin'de Falun Dafa uygulayıcılarının organlarının zorla alınmasına dur deyin

Kampanya Kapatıldı

Bu kampanya 90 destekçiye ulaştı

Kampanya metni

Çin Halk Cumhuriyeti (ÇKP),  ülkede yeterli organ bağışı programı bulunmamasına ve Çin halkının organ nakline karşı geleneksel bir  karşı tavrı olmasına rağmen her yıl dünya çapında  ikinci en yüksek sayıdaki organ naklini gerçekleştirmektedir.

Çin Halk Cumhuriyeti’ndeki tıp profesyonelleri  ilk organ nakli ameliyatlarını 1980’li yıllarda infaz edilen mahkumlardan zorla alınan organlar ile gerçekleştirmişlerdir. 2001 Yılı Haziran ayında ise Çinli bir doktor olan Wang Guoqi, Uluslararası İlişkiler Alt Komitesi  önünde, hastanelerin  infaz edilen mahkumlardan, onların yazılı izni olmaksızın, organlarını almak için devlet güvenlik örgütleri ile işbirliği içerisinde çalıştığını kanıtladı.  Bu nakiller Çin hastaneleri için yağlı bir gelir kaynağı olmaya başladı. Organların, izinleri alınmadan mahkumlardan elde edilmesi tıp etiğinin ihlali anlamına gelmekte ve WMA, TTS ve organ nakli topluluğu gibi uluslararası organizasyonlar tarafından  lanetlenmektedir.

Hapsedildikleri sırada, barışçıl bir ruhsal gelişim uygulaması olan Falun Gong uygulamasının pek çok uygulayıcısı ailelerini ve yakınlarını korumak için gerçek isimlerini ve diğer kimliklerini tanımlayıcı bilgilerini yetkililerden saklamışlardır. Bu uygulayıcıları organ nakli istismarı konusunda daha büyük bir hedef haline getirmiştir. 2006 yılında, Kanadalı insan hakları avukatı David Matas ve eski Kanada Asya-Pasifik devlet bakanı David Kilgour,  Falun Gong mahkumlarından zorla organlarının alınması iddialarını incelemek için bir araştırma yaptılar. Kapsamlı ikinci derecede kanıtlardan oluşan raporları, on binlerce Falun Gong uygulayıcısının organları için öldürülmüş olabileceği ve iddiaların doğru olduğu sonucuna vardı.

1999 yılının ardından, Çin’de Falun Gong uygulayıcılarına yapılan yasadışı ve vahşi zulümle birlikte organ nakli ameliyatları da kat be kat arttı. Halka yönelik bir organ bağışı programı olmaması ve infaz sayılarındaki azalma, hapsedilen  Falun Gong uygulayıcılarını yaşayan organ kaynakları  haline ve ihtiyaç duyulan organların keyfi olarak onlardan alınmasına hazır hale getirdi. Falun Gong uygulayıcıları Çin’de yılda on binden fazla organ nakline konu olmaktadırlar.

Falun Gong uygulayıcıları gözaltında iken kan testleri, idrar testleri, X-ışınları ve fiziksel muayeneler gibi  tıbbi incelemelere maruz kalmaktadırlar. Bu muayeneler Falun Gong uygulayıcıları zulüm ve işkenceye maruz kaldıkları için sağlık kaygıları nedeniyle yapılıyor gibi gözükmemektedir.  Tutuklama merkezlerinin mali geri dönüşü söz konusu olmadığı sürece muayeneler için fazladan masrafa girmeleri mantıksızdır. 

Üst düzey Çin Komünist Partisi yetkilileri yaşayan Falun Gong uygulayıcılarının zorla organlarının alınması işinde suç ortağıdırlar. 2012 yılında, David Matas San Fransisco’da yapılan Ulsulararası Soykırım Araştırmacıları Birliği konferansında şunları söylemiştir:

“30 Kasım 1999 tarihinde, ‘610 Ofis’ şefi Li Lanqing, hareket üzerinde devletin yeni politikasını açıkladı: ‘İtibarlarını yok edin, onları mali olarak yıkın ve onları fiziksel olarak yok edin.’ Falun Gong’u fiziksel olarak yok etmek soykırım anlamına gelmektedir. Bu onları bir organ kaynağı olarak kullanmak yoluyla soykırım yapmaya bir çağrı değildir. Yine de, organ kaynağı olarak kullanıldıkları iddiaları, fiziksel olarak yok etmeye çağrı bağlamında değerlendirildiğinde, bu çağrı ile birleştirilmelidir. Organ kaynağı olarak kullanmak yöntemdir.  Fiziksel olarak yok etmek ise arkasındaki niyet.”

 

“Mahkumları infaz etme” şeklinde, organ nakli için insanları öldürmek ve onların organlarını zorla almak insanlığa karşı bir suç ve tıbbi ahlakın ihlalidir. Organların nakline duyulan talep bu yöntemi meşru kılmamalıdır. Çin’de en büyük düşünce suçlusu grubu olan Falun Gong uygulayıcıları, insanlığa karşı işlenen bu suçun ana hedefleridirler. 

Kampanya Güncellemeleri

Bu kampanyayı paylaş

Kampanya 18 Ağustos 2013 tarihinde başlatıldı