Topic

sağlık

7 petitions

Update posted 4 weeks ago

Petition to #cumhurbaşkanlığı , #SağlıkBakanlığı, #türkkızılayı , #YeryüzüDoktorları

2 yaşında bombalanarak yüzü parçalanmış Kasım bebeğin tedavisi (Baby Qasem's treatment)

4 NİSAN: Ve sonunda Kasım bebek Türkiye'de! Bu güzel bilgiyi sizinle paylaşabildiğim için şükürler olsun. 138 bin kişi olarak pasif iyilikten aktif iyiliğe bir nebze geçiş yaparak üşenmeden imza atıp onun sesi olduğunuz için şükürler olsun! Bu konuda elinden geleni en iyi şekilde yapan Türk Kızılayına şükürler olsun! Onu kimse bilmezken dahi yanında olan Rabbime şükürler olsun! İyi insanlar hep var olsun çok olsun ve susmasın, pes etmesin en az bir kötünün kötülükte ısrarı kadar ısrarcı olsun! Ve bu masumu bu hale getirenlere de lanet olsun! Amin. https://twitter.com/TurkKizilayi/status/981570472717574145 https://twitter.com/drkerem/status/981547160654237697  LÜTFEN BU VİDEOYU İZLEYİN! (Please Watch This!) Yapmak istediğimiz: Kasım bebeği devletin yardımıyla Türkiye'ye getirebilmek.  (We would like to bring Baby Qasem Qahwaji to Turkey for treatment with the help of Turkish government and humanitarian aid agencies.) Kasım bebek, Suriye Doğu Guta'da annesinin kucağındayken bombalandı. Annesini kaybedişinin yanı sıra yüzünden de çok ağır bir darbe aldı. Tüm üst çenesini, burun boşluğunu, dudak ve yanak dokularını kaybetti. Bu yüzden çok büyük acılar çekiyor. Oradaki şartların yetersizliği yüzünden gerekli ameliyatları olamıyor. O bölgeden acilen çıkarılıp, tedavi altına alınması gerek. Eğer gerekli ameliyatları olamazsa, annesini kaybettiği o korkunç andan kalma derin, çok acılı, konuşma ve yemek yiyebilme yetisini dahi elinden alan yarıklarla yaşayacak (!) Artık yalnızca bakma, gör! Duyma, işit! Onun ve onunla aynı kaderi yaşayan tüm diğer savaş altındaki çocuklar için harekete geç çünkü bazı şeyler için çok geç olabilir!  ENGLISH TEXT (Anadolu Ajansı İngilizce Haberi) Qasem -2 yr-old baby- lives in Eastern Ghouta in Syria with his father. He lost his mother in a regime attack and got wounded on his face at the same time. He can't talk eat or smile. His father is feeding him thru a pipe from his nose to stomach, which is very painful. He is enduring so much pain that his body can't handle. His father wants to bring his son to Turkey for facial tissue transplant and multiple surgeries. Let's be his voice, let's help a child. If he can't have these surgeries soon he will have to carry the pain and marks of that terrible attack in which he lost his mom and his face. He will not be able to eat, chew, even smile without an unendurable amount of pain, forever! 9 OCAK: Anadolu Ajansı ve diğer birçok haber sitesi kampanyamızın haberini yaptı! http://aa.com.tr/tr/dunya/dogu-gutali-kasim-bebek-icin-imza-kampanyasi/1025937 http://www.star.com.tr/yerel-haberler/dogu-gutali-kasim-kerim-bebegin-kaderini-paylasiyor-191855/ http://www.ensonhaber.com/dogu-gutali-kasim-bebege-tedavi-icin-imza-kampanyasi.html http://www.mynet.com/haber/guncel/dogu-gutali-kasim-bebek-icin-imza-kampanyasi-3610098-14 https://www.yenisafak.com/dunya/dogu-gutali-kasim-bebegi-kurtarmak-icin-imza-toplaniyor-2992902 26 ŞUBAT: KASIM BEBEK HALA DOĞU GUTA'DA VE ACI İÇİNDE TEDAVİ BEKLİYOR!    

Kübra N.
151,842 supporters
Started 4 months ago

Petition to Türkiye Reasürans Kurumları, sağlık bakanlığı

Özel Sağlık Sigortaları Biz Obezlere Çare Olsun! Coverage Of Obesity S. by Healt Insurance

Obezite, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre “ÖNLENEBİLİR ÖLÜM SEBEPLERİ ARASINDA SİGARADAN SONRA İKİNCİ SIRADA” yer almaktadır. Kalp-damar hastalıkları, hipertansiyon, diyabet, bazı kanser türleri, solunum sistemi hastalıkları, kas-iskelet sistemi hastalıkları gibi pek çok sağlık probleminin oluşmasına sebep olmakta, kişilerin hayat kalitesi bozmakta ve MORBİD OBEZİTE(ÖLÜMCÜL ŞİŞMANLIK) bireylerin YAŞAM SÜRESİNİ KISALTMAKTADIR.  Ülkemizde, gelişmekte olan ülkelerde de olduğu gibi “OBEZİTE GÖRÜLME SIKLIĞI” beklenenden DAHA HIZLA artmaktadır. Türk Toplumunda Obezite Görülme Sıklığı%30.3 (Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması 2010) olarak bildirilmiştir ve bu oran toplumumuzun içinde bulunduğu durumun ciddiyetini göstermektedir. Obezite, uzun dönemde sadece organlarımızı ve organ sistemlerimizi yıpratan ve Metabolizmamızı bozan bir hastalık olmakla kalmayıp, günlük hayatta – kısa vadede-birçok psikolojik problemlerin oluşmasına da sebep olmaktadır. Morbid Obezite (Ölümcül Şişmanlık) tedavisinde-faydası ispatlanmış-tek tedavi seçeneği “Bariatrik ve Metabolik Cerrahi” yöntemleridir. Kısa vadede günlük hayatın zorluklarını yenmekle beraber uzun vadede MorbidObezite (Ölümcül Şişmanlık) nedeni ile vücudumuzda oluşması muhtemel sağlık problemlerini %98’e varan oranlarda çözme sayesinde, sağlığımızı ve hayatımızı “geri kazanma şansı” vermektedir. Yapılan araştırmalarda “Tip 2 Diyabet-yani Şeker Hastalığı-Görülme Sıklığı” açısından Türkiye, OECD ülkeleri arasında ikinci sırada olduğu bildirilmektedir.Dünya Sağlık Örgütü tarafından“geleceğin en yaygın hastalıklarından” biri olacağını vurguladığı ŞEKER HASTALIĞI’nın ülkemizdeki artış hızı tüm dünyadakinden iki kat fazladır. Tip 2  Diyabet, yaşam kalitesini azaltan, pek çok organ ve organ sistemlerini etkileyen, erken ölüme neden olabilen ve sağlık harcamalarını belirgin olarak artıran bir hastalıktır.  Ne yazık ki bu noktada yaşadığımız problemlerden biri bu cerrahilere ulaşma sıkıntısı bir diğeri de hayat kalitemizi yükseltmek ve SAĞLIĞIMIZI GERİ KAZANMAK için, satın aldığımız “özel sağlık sigortası poliçelerinin” OBEZİTE VE METABOLİK CERRAHİ prosedürleri kapsamıyor olmasıdır. Obezitenin en sık görüldüğü ülke olan Amerika’da (resmi rakamlara göre obezite sıklığı %34,3) standartları karşılaması durumunda “özel sağlık sigortası poliçeleri” Obezite ve Metabolizma Cerrahisi ameliyatlarını ödeme kapsamına alınmasına rağmen, Obezitenin en sık görüldüğü ilk on ülkeden biri olan Türkiye’deki “özel sağlık sigortası poliçeleri” sağlığımız için gerekli olan bu harcamaları kapsam dışı bırakmaktadır. Tüm dünyada olduğu gibi, belirlenen standartlara uygun olan “MorbidObezite” hastalarının ve bu hastalığın “ispatlanmış tek tedavi seçeneği” olan MorbidObezite ve Metabolik Cerrahi ameliyatlarının “özel sağlık sigortası poliçesi kapsamına alınması” DESTEĞİNİZE İHTİYAÇ DUYUYORUZ. KAMPANYAMIZA VERECEĞİNİZ KATKI SAYESİNDE “DAHA SAĞLIKLI BİREYLER” hayatımıza devam etme şansına sahip olabiliriz. Kampanyamıza vereceğiniz destek için şimdiden teşekkürler. ----------------------------------- COVERAGE OF OBESITY SURGERIES BY PRIVATE HEALTH INSURANCE Obesity is the second most important cause of preventable deaths after smoking. Obesity triggers many health problems such as cardiovascular diseases, hypertension, diabetes, certain types of cancer, respiratory system diseases, musculoskeletal system diseases, and affects the quality and duration of life negatively. As in other countries, the incidence of obesity continues to increase in our country. In total, 30.3% (Turkey Nutrition and Health Survey 2010) isalso expressed as the ratio of the magnitude of the problem. In addition to these health problems we have been experiencing in the long run, we also face many problems in daily life - in short spans; we are excluded from society, our daily life is getting harder, we are in a psychologically bad position. Bariatric and metabolic surgery is running for help at this point; in the short term, we overcome the difficulties of daily life. And in the long run it prevents all health problems. Thus we gain a chance to raise our life standards. Through the metabolic surgery; we can also find a solution to the metabolic syndrome problem with type 2 diabetes in appropriate candidates. According to researches, over 20 years of age in Turkey, 13.7% of people have diabetes. Diabetes which; the World Health Organization emphasizes is one of the most common diseases of the future;  was described by the United Nations in 2006 as a serious epidemic chronic, complicated, costly and affecting public health. Diabetes is a disease that reduces quality of life, affects many parts of the body, can cause premature death, and significantly increases health expenditure. Unfortunately, another problem that we have at that point is the need to reach these surgeons. The "private health insurance" we have purchased to raise our quality of life and control our health does not cover the expenses even in the institutions where it is agreed for to payment. In our country, insurance companies do not cover the expenses for bariatric and metabolic surgeries under any circumstances. The most common obesity prevalence in the United States (DCD - 34,3%) includes obesity surgeons under certain standards (with a body mass index of 35-40 and accompanying co-morbid dieseases obesity, and also for the people who has BMI 40 and are morbid obese). We also require private health insurances to cover bariatric and metabolic surgery, under certain standards; so that instead of taking advantage of our insurance because of our long term health problems, we can solve the source of the problem in a short time, and in this process we can have the chance to continue our life as healthy individuals both physically and psychologically. We ask that our private health insurances to consider this issue to be healthy in the long runas we do. Thanks in advance for your support.    

Gözde Görgün
27,365 supporters
Update posted 10 months ago

Petition to Dr.Ahmet Demircan, Fatma Betül Sayan Kaya, İshak ÇİFTÇİ, Prof.Dr.İrfan ŞENCAN, Jülide SARIEROĞLU, Adnan ERTÜRK, Nesim TANĞLAY, Recep Tayyip Erdogan, Binali Yıldırım, Bediha Salnur

Akonrondroplaziyi (Cücelik) engelli cetvelinden kim kaldırdıysa lütfen geri koysun!

Merhaba ben Umut Kösemen, Akondroplazi hastayım. Bunu söylediğimde kimse anlamıyor. Ama sokakta yürürken insanlar beni “cüce cüce!” diye parmakla gösteriyorlar… Akondroplazi en yaygın cücelik nedeni. Halk arasında kalıtsal cücelik olarak biliniyor. Kıkırdaktan kemik dokusunun gelişimindeki bozukluğu işaret ediyor. İlaçla tedavi edilmiyor. Ömür boyu sürüyor. Yaş ilerledikçe sağlık sorunları ise artıyor. Bizler ayak ve omurga yapımızdan dolayı yolda yürürken bile sıkıntılar yaşarız. Uyuşmalar ve ağrılar eksik olmaz... Göğüs kafeslerimiz ufak olduğundan solunum problemimiz olur… Eklem aralarında çok erken dejenerasyonlar oluşur.. Ama en ağır problem, omurganın yaşla dejenere olması sonucu sinirlere baskı yapmasıdır. Örneğin ben! 42 yaşındayım. Ayaklarıma giden sinirlerdeki sorunlardan dolayı felç geçirme riski ile karşı karşıyayım. Son 7 yılda üç kez omurga ameliyatı oldum. Sağ dizimden geçirdiğim eklem ameliyatını o yüzden ciddiye almıyorum. Yardım istemiyorum! Hakkımı alabilmek için destek istiyorum! Peki neden destek istiyorum? Kronolojik olarak anlatayım. * Malumunuz akondroplazi hastaları (kalıtsal cüceler!) fiziksel özellikleri yüzünden askerliğe kabul edilmiyorlar. Üniversite sonrasında bu durumumu belgelendirmem gerekti ve 1998 yılında İzmir Atatürk Hastanesi bana sürekli ibaresiyle %40 özürlü raporu verdi. Sürekli ibaresinin altını çizdiğime dikkatinizi çekerim. * Aradan 11 yıl geçti özürlülere tanınan vergi indiriminden faydalanmak için İzmir Vergi Dairesi‘ne başvurdum. Elimdeki “sürekli” yazan %40 özürlü raporumu sundum. Meğer benim hastalık da, rapor da sürekli değilmiş. Zira yasa değişmiş! Neyse beni İzmir Tepecik hastanesine gönderdiler ve 2009 yılında %40 engelli olduğum uzmanlar tarafından tekrar belgelendi. Amma velakin engelli olup olmadığıma sadece doktorlar karar vermiyormuş. Vergi dairesi %40 engelli olup olmadığımı bir de Maliye Bakanlığı na sormuş. Yanlış okumadınız Maliye Bakanlığı! Bakanlığın Sağlık Meslek Kurulu varmış. O kurul beni hiç görmeden ellerindeki cetvele göre %40 engelli olmadığıma karar verdi. Yeni cetvele göre imkansızı başarıp iyileşmişim. Sevinsem mi, üzülsem mi? bilemedim… Yıllara göre aldığım raporların engellilik oranları durumumdaki değişim; 1998 %40 engelli (2008 öncesi rapor olduğu için kabul edilmedi)2009 %40 engelli ( aynı oran yine verildi)2009 %0   engelli ( Ankara Gelir Dairesi 2009 raporumun oranını düşürdü)2009 %30 engelli (1998 de rapor aldığım hastane bu sefer %30 oran verdi) Engelli değilsem niye askere almadınız? Bir kaç tıp dergisi karıştırdım hastalığın iyileşemediğini okudum;) Zira o yıllarda geçirmeye başladığım cerrahi operasyonlar da bunu kanıtlıyordu. Ben de itiraz ettim. Hakem hastane olarak 1998’de ilk raporumu veren İzmir Atatürk Hastanesi atandı. Doktorların huzuruna çıktım. Onlarda önlerindeki özürlülük oranı cetveline baktılar. Aradılar, taradılar ‘akondroplaziyi cetvelde bulamadılar. Cetvelde benim sürekli sandığım hastalık olmayınca, özürlülüğüm de sıfırlanmış oldu! %0 engelliymişim. Eee o zaman, beni niye askere almadınız? Madem engelli değilim.. Gerçi 12 yılda boyum da uzamadı…Neyse sonuç olarak heyet geçirdiğim omurga ameliyatlarından dolayı bana %30 özürlü raporu verdi. %40 engelli olmadığım için vergi indiriminden faydalanamadım. Kalıtsal cücelik neden engelli cetvelinden kaldırıldı, neden yerine koyulmadı?Aynı durum ne yazık ki emeklilik için de geçerliydi. Eğer %40 engelli sayılsaydım 2013’ün Eylül’ün de emekliliğe hak kazanmış olacaktım. O zaman işim vardı pek üstünde durmadım; hem de bir kaç ay sonra 2014’ün Mayıs ayında “Cücelere Dev Müjde” başlığı ile yayınlanan haber beni rahatlatmıştı. Habere göre itirazlar haklı bulunmuştu. Akondroplazi (kalıtsal cücelik) hastaları cetvelde yeniden %40 engelli sayılacaktı. Sadece resmi gazetede yayınlanması kalmıştı. Ama tam iki yıldır yayınlanmadı! Kalıtsal cücelik neden engelli cetvelinden kaldırıldı, neden yerine koyulmadı inanın bilmiyorum… Bildiğim tek şey bu iki yılda hayatımın altüst olduğu. Geçirdiğim ameliyatları saymazsak, 6 yıl çalıştığım işyerimden daralma gerekçesiyle çıkarıldım . Bir buçuk yıldır işsizim. Üstüne annemin kan kanseri olduğunu öğrendik. Tam da bu dönemde, bana bakan, bakmakla kalmayıp beni iyi yetiştiren emekli çocuk gelişimi öğretmeni anneme maddi manevi destek olmak istiyorum. Zira onun sayesinde kimsenin yapamayacağımı sandığı şeyleri yaptım. Benim için zor olarak gördükleri Bornova Anadolu Lisesi’ni bitirmeyi başardım, mezun oldum! Özel üniversiteye gitti dediler ,burs almayı başardım; üniversiteyi bitirdim. Fiziki özelliklerin uygun değil davul çalamazsın dediler çaldım. Aikido yapamazsın dediler , 17 yıldır yapıyor, hocamın izniyle genç ve çocukları yetiştiriyorum. Okçuluk da kullanılan yay senden büyük,nasıl yapacaksın ki dediler? Onu da başardım.Hiç bir zaman engellerin arkasına saklanmadım .Hatta işe girerken, son işim hariç;engelli kadrosundan girmedim. CV’lerde fiziksel özelliklerin sorulduğu bir ülkede yaşıyoruz!Ama hala CV’lerde fiziksel özelliklerin sorulabildiği bir ülkede yaşıyoruz. 42 yaşında kalıtsal cücelik rahatsızlığı olan birine işe almaya patronların pek hevesli olmadığını tahmin edersiniz. Hele daha önce yöneticilik yapmışsanız, iyi eğitim almışsanız ayrılan engelli kadrolarına fazla geliyorsunuz. Yani bu kez eğitiminiz engeliniz oluyor. Neden sokakta akondroplazi hastalarını görmüyorsunuz? Lakap takılması hoşunuza gider mi? Tabi tüm kalıtsal cüceliğin getirdiği engellere bir de bize uygulanan psikolojik şiddeti de eklemek gerek. Maruz kaldığımız ayrımcıylığa, aşağılanmayı da eklemek gerek.. Sokakta neden akondroplazili kimseyi görmüyorsunuz dersiniz? Toplum içinde küçük düşürülmek ya da lakap takılması kimin hoşuna gider? En azından devletimiz bizimle dalga geçmeyi bıraksın!Annemden isyan etmemeyi, mücadele etmeyi öğrendim… Şimdi kendim için değil Türkiye”deki 10 binlerce akondroplazi hastası için hakkımızı istiyorum. Lütfen Engelllilik Cetveli’nden akondroplaziyi kim çıkardıysa geri koysun! Hastane hastane rapor peşinde koşmaktan, cetvellerden,oranlardaki farkları anlamaya çalışmaktan yorulduk. En azından devletimiz bizimle dalga geçmeyi bıraksın!  ---------------------------------------------------------------------------------------------------------  Hello everyone, I am Umut Kösemen from Izmir, Turkey I am suffering from Achondroplasia. Noone gets it when I say this, but while taking a walk on the street they point their fingers at me and shout out: "-a dwarf! a dwarf!"... Achondroplasia is the most common reason for dwarfism. It is more known as genetic dwarfism. It points a sporadic mutation. Has no cure by medication. It is a life-long problem. The problems associated tend to increase as the age grows old. We have hard time to simply walk due to our spinal disorders and the structure of our feet. Numbness and pain lasts forever. We have respiratory problems as we have a small thorax. We have severe arthralgias due to cartilage and arthrosis degeneration. The hardest of the problems occur due to spinal degenartion by age. The backbone strats compressing the nerves and palsy is a very likely risk. I am 42 years old and had three serious backbone surgeries in the past seven years. That's why I do not take the knee surgey I had too seriously... I am not asking for help! I just want help to get my rights! So why am I bothering you to ask for your support? In 1998 a state hospital draw up a report stating I am permanently 40% handicupped. Permanently...After 11 years when I applied at the tax office for a discount for the handicupped, it turns out the law had changed. My situation was no longer "permanent". I was directed to another state hospital, and another report stating 40% was drawn; but the tax office consulted the ministry of finance (yes, ministry of finance!) and with no examination nor a contact in person I was declared healthy! If I am healthy, why weren't I called under the obligatory military service, then? So long story short, upon the reports in chronologic order my health status reads as follows: 1998: 40% handicapped 2009: 40% handicapped 2009: 0% handicapped (Hurray! Growing taller and the pains are gone! I sure wish...) 2009: 30% handicapped (Due to the three spinal surgeries, still tall and slim and painfree. Still I sure wish...) Well at least I have glanced a couple of medical journals and I know that Achondroplasia is a permanent situation; but the government has a scale of disabilities which seem to change over time... Achondroplasia is no longer stated in that scale. Why is Achondroplasia taken out of the scale? That I do not know... All I know is my life is upside down for the last two years. I had serious surgeries, I was dismissed from my job due to economic downsizing, we pitifully found out my mother has leucaemia... I want to support her when she is in need of it...By her support I graduated from a prestigious collage, found courage to survive, overcome a number of things which were said to be impossible for me. I never did hide away from society. I played the drums in rock bands, I became an Aikido master... I had a successful profesional career and fulfilled a number of managerial positions if you put the last experience apart... We are living in a country where the physical condition is questioned even for the white collar employee or the manager candidates!So it is not a big suprise to find out employers do not tend to offer positions to a 42 years old achondroplasia case... Especially with a high level of education and work experience, you are just too qualified for the handicapped staff positions... So this time your career disables you. Why do you not see achondroplasiacs on the streets? Would you like to be made fun of?Sure we have to add the phychological pressure and repression to the list and the discrimination against people with disabilities. Asking you again, who would like to be made fun of? I want the government to stop making fun of me, at the least!I learned to fight for my rights from my mother... Now I am raising my voice for not only myself but ten thousands of Achondroplasia cases in Turkey.Whoever took Achondroplasia out of the scale of disabilities: Please put it back there! We are just fed up rushing from hospitals to state houses, trying to figure out the sacles and regulations. We have our problems, you can not even fit in our shoes. At least, the government should stop making fun of us!

Umut Kösemen
57,456 supporters
Update posted 1 year ago

Petition to Sağlık Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, sosyal güvenlik kurumu, recep tayyip erdoğan, binali yıldırım, Mehmet Selim BAĞLI

SMA hastası Hazal bebeğin, 1 dozu 175 bin dolar olan ilaçlarını SGK üstlensin

‘Gevşek bebek sendromu’ olarak da bilinen SMA, kasları eriten ve 3  YAŞINA KADAR ÖMÜR VEREN genetik bir hastalık. Bebekleri SMA’nın pençesinde olanlardan biri de Semiz Ailesi. Rabia-Volkan Semiz’in 11 aylık kızları Hazal, 1.5 aylıkken hareket edememeye başladı, zamanla sesi dahi çıkmaz oldu. SMA teşhisi konulan Hazal, 6’ncı ayda annesinin kucağına yığıldı. Boğazı delinerek nefes alıp vermesi sağlandı. Beslenme ihtiyacı ise göbeğine takılan hortumla giderildi. Vücuduna bağlı 3 makineyle hayata tutunan minik Hazal’ın 2 kez duran kalbi, masajla çalıştırıldı. Dışarı çıkamadığı için fizik tedavi göremeyen Hazal için bir kez uzman çağrıldı ancak masraflı olduğu için aile buna da devam edemedi. İnşaat işçisi baba Volkan Semiz, ellerini açılabilsin diye kızının avuçlarının arasına birer mandalina sıkıştırma yöntemini buldu. Sesi çıkmadığı için anne-babası, Hazal’ın ağladığını makineden çıkan sinyalle anlayabiliyor. Çevresiyle iletişimi sadece gülümseyerek bakan mavi gözleriyle kurabilen Hazal’ın ailesi, sesini makineye bağlanmadan önce 1 kez duyabildi. Bu hastalığın tedavisi var ancak tedavinin başlangıcında bile 4 doz alınması gereken ilacın 1 dozu 175 bin dolar ancak bu ilacı maalesef devlet henüz karşılamıyor. Sesimize Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne duyurmak ve tedavi masraflarını karşılaması için desteğine ihtiyacımız var. ----ENG First of all, I want to talk about SMA disease. The disease is seen in newborn babies and babies can live to 3 years of age. There was a cure for this disease but not yet take on by the government and the dose of this drug, which should be taken 4 doses at the beginning of treatment, is 175 thousand dollars. I need your support to take on the state the cost of treatment and give to Hazal chance to offer a longer future.

Pınar yağmur Saçlı
183,827 supporters