Topic

sağlık

5 petitions

Update posted 3 months ago

Petition to Dr.Ahmet Demircan, Fatma Betül Sayan Kaya, İshak ÇİFTÇİ, Prof.Dr.İrfan ŞENCAN, Jülide SARIEROĞLU, Adnan ERTÜRK, Nesim TANĞLAY, Recep Tayyip Erdogan, Binali Yıldırım, Bediha Salnur

Akonrondroplaziyi (Cücelik) engelli cetvelinden kim kaldırdıysa lütfen geri koysun!

Merhaba ben Umut Kösemen, Akondroplazi hastayım. Bunu söylediğimde kimse anlamıyor. Ama sokakta yürürken insanlar beni “cüce cüce!” diye parmakla gösteriyorlar… Akondroplazi en yaygın cücelik nedeni. Halk arasında kalıtsal cücelik olarak biliniyor. Kıkırdaktan kemik dokusunun gelişimindeki bozukluğu işaret ediyor. İlaçla tedavi edilmiyor. Ömür boyu sürüyor. Yaş ilerledikçe sağlık sorunları ise artıyor. Bizler ayak ve omurga yapımızdan dolayı yolda yürürken bile sıkıntılar yaşarız. Uyuşmalar ve ağrılar eksik olmaz... Göğüs kafeslerimiz ufak olduğundan solunum problemimiz olur… Eklem aralarında çok erken dejenerasyonlar oluşur.. Ama en ağır problem, omurganın yaşla dejenere olması sonucu sinirlere baskı yapmasıdır. Örneğin ben! 42 yaşındayım. Ayaklarıma giden sinirlerdeki sorunlardan dolayı felç geçirme riski ile karşı karşıyayım. Son 7 yılda üç kez omurga ameliyatı oldum. Sağ dizimden geçirdiğim eklem ameliyatını o yüzden ciddiye almıyorum. Yardım istemiyorum! Hakkımı alabilmek için destek istiyorum! Peki neden destek istiyorum? Kronolojik olarak anlatayım. * Malumunuz akondroplazi hastaları (kalıtsal cüceler!) fiziksel özellikleri yüzünden askerliğe kabul edilmiyorlar. Üniversite sonrasında bu durumumu belgelendirmem gerekti ve 1998 yılında İzmir Atatürk Hastanesi bana sürekli ibaresiyle %40 özürlü raporu verdi. Sürekli ibaresinin altını çizdiğime dikkatinizi çekerim. * Aradan 11 yıl geçti özürlülere tanınan vergi indiriminden faydalanmak için İzmir Vergi Dairesi‘ne başvurdum. Elimdeki “sürekli” yazan %40 özürlü raporumu sundum. Meğer benim hastalık da, rapor da sürekli değilmiş. Zira yasa değişmiş! Neyse beni İzmir Tepecik hastanesine gönderdiler ve 2009 yılında %40 engelli olduğum uzmanlar tarafından tekrar belgelendi. Amma velakin engelli olup olmadığıma sadece doktorlar karar vermiyormuş. Vergi dairesi %40 engelli olup olmadığımı bir de Maliye Bakanlığı na sormuş. Yanlış okumadınız Maliye Bakanlığı! Bakanlığın Sağlık Meslek Kurulu varmış. O kurul beni hiç görmeden ellerindeki cetvele göre %40 engelli olmadığıma karar verdi. Yeni cetvele göre imkansızı başarıp iyileşmişim. Sevinsem mi, üzülsem mi? bilemedim… Yıllara göre aldığım raporların engellilik oranları durumumdaki değişim; 1998 %40 engelli (2008 öncesi rapor olduğu için kabul edilmedi)2009 %40 engelli ( aynı oran yine verildi)2009 %0   engelli ( Ankara Gelir Dairesi 2009 raporumun oranını düşürdü)2009 %30 engelli (1998 de rapor aldığım hastane bu sefer %30 oran verdi) Engelli değilsem niye askere almadınız? Bir kaç tıp dergisi karıştırdım hastalığın iyileşemediğini okudum;) Zira o yıllarda geçirmeye başladığım cerrahi operasyonlar da bunu kanıtlıyordu. Ben de itiraz ettim. Hakem hastane olarak 1998’de ilk raporumu veren İzmir Atatürk Hastanesi atandı. Doktorların huzuruna çıktım. Onlarda önlerindeki özürlülük oranı cetveline baktılar. Aradılar, taradılar ‘akondroplaziyi cetvelde bulamadılar. Cetvelde benim sürekli sandığım hastalık olmayınca, özürlülüğüm de sıfırlanmış oldu! %0 engelliymişim. Eee o zaman, beni niye askere almadınız? Madem engelli değilim.. Gerçi 12 yılda boyum da uzamadı…Neyse sonuç olarak heyet geçirdiğim omurga ameliyatlarından dolayı bana %30 özürlü raporu verdi. %40 engelli olmadığım için vergi indiriminden faydalanamadım. Kalıtsal cücelik neden engelli cetvelinden kaldırıldı, neden yerine koyulmadı?Aynı durum ne yazık ki emeklilik için de geçerliydi. Eğer %40 engelli sayılsaydım 2013’ün Eylül’ün de emekliliğe hak kazanmış olacaktım. O zaman işim vardı pek üstünde durmadım; hem de bir kaç ay sonra 2014’ün Mayıs ayında “Cücelere Dev Müjde” başlığı ile yayınlanan haber beni rahatlatmıştı. Habere göre itirazlar haklı bulunmuştu. Akondroplazi (kalıtsal cücelik) hastaları cetvelde yeniden %40 engelli sayılacaktı. Sadece resmi gazetede yayınlanması kalmıştı. Ama tam iki yıldır yayınlanmadı! Kalıtsal cücelik neden engelli cetvelinden kaldırıldı, neden yerine koyulmadı inanın bilmiyorum… Bildiğim tek şey bu iki yılda hayatımın altüst olduğu. Geçirdiğim ameliyatları saymazsak, 6 yıl çalıştığım işyerimden daralma gerekçesiyle çıkarıldım . Bir buçuk yıldır işsizim. Üstüne annemin kan kanseri olduğunu öğrendik. Tam da bu dönemde, bana bakan, bakmakla kalmayıp beni iyi yetiştiren emekli çocuk gelişimi öğretmeni anneme maddi manevi destek olmak istiyorum. Zira onun sayesinde kimsenin yapamayacağımı sandığı şeyleri yaptım. Benim için zor olarak gördükleri Bornova Anadolu Lisesi’ni bitirmeyi başardım, mezun oldum! Özel üniversiteye gitti dediler ,burs almayı başardım; üniversiteyi bitirdim. Fiziki özelliklerin uygun değil davul çalamazsın dediler çaldım. Aikido yapamazsın dediler , 17 yıldır yapıyor, hocamın izniyle genç ve çocukları yetiştiriyorum. Okçuluk da kullanılan yay senden büyük,nasıl yapacaksın ki dediler? Onu da başardım.Hiç bir zaman engellerin arkasına saklanmadım .Hatta işe girerken, son işim hariç;engelli kadrosundan girmedim. CV’lerde fiziksel özelliklerin sorulduğu bir ülkede yaşıyoruz!Ama hala CV’lerde fiziksel özelliklerin sorulabildiği bir ülkede yaşıyoruz. 42 yaşında kalıtsal cücelik rahatsızlığı olan birine işe almaya patronların pek hevesli olmadığını tahmin edersiniz. Hele daha önce yöneticilik yapmışsanız, iyi eğitim almışsanız ayrılan engelli kadrolarına fazla geliyorsunuz. Yani bu kez eğitiminiz engeliniz oluyor. Neden sokakta akondroplazi hastalarını görmüyorsunuz? Lakap takılması hoşunuza gider mi? Tabi tüm kalıtsal cüceliğin getirdiği engellere bir de bize uygulanan psikolojik şiddeti de eklemek gerek. Maruz kaldığımız ayrımcıylığa, aşağılanmayı da eklemek gerek.. Sokakta neden akondroplazili kimseyi görmüyorsunuz dersiniz? Toplum içinde küçük düşürülmek ya da lakap takılması kimin hoşuna gider? En azından devletimiz bizimle dalga geçmeyi bıraksın!Annemden isyan etmemeyi, mücadele etmeyi öğrendim… Şimdi kendim için değil Türkiye”deki 10 binlerce akondroplazi hastası için hakkımızı istiyorum. Lütfen Engelllilik Cetveli’nden akondroplaziyi kim çıkardıysa geri koysun! Hastane hastane rapor peşinde koşmaktan, cetvellerden,oranlardaki farkları anlamaya çalışmaktan yorulduk. En azından devletimiz bizimle dalga geçmeyi bıraksın!  ---------------------------------------------------------------------------------------------------------  Hello everyone, I am Umut Kösemen from Izmir, Turkey I am suffering from Achondroplasia. Noone gets it when I say this, but while taking a walk on the street they point their fingers at me and shout out: "-a dwarf! a dwarf!"... Achondroplasia is the most common reason for dwarfism. It is more known as genetic dwarfism. It points a sporadic mutation. Has no cure by medication. It is a life-long problem. The problems associated tend to increase as the age grows old. We have hard time to simply walk due to our spinal disorders and the structure of our feet. Numbness and pain lasts forever. We have respiratory problems as we have a small thorax. We have severe arthralgias due to cartilage and arthrosis degeneration. The hardest of the problems occur due to spinal degenartion by age. The backbone strats compressing the nerves and palsy is a very likely risk. I am 42 years old and had three serious backbone surgeries in the past seven years. That's why I do not take the knee surgey I had too seriously... I am not asking for help! I just want help to get my rights! So why am I bothering you to ask for your support? In 1998 a state hospital draw up a report stating I am permanently 40% handicupped. Permanently...After 11 years when I applied at the tax office for a discount for the handicupped, it turns out the law had changed. My situation was no longer "permanent". I was directed to another state hospital, and another report stating 40% was drawn; but the tax office consulted the ministry of finance (yes, ministry of finance!) and with no examination nor a contact in person I was declared healthy! If I am healthy, why weren't I called under the obligatory military service, then? So long story short, upon the reports in chronologic order my health status reads as follows: 1998: 40% handicapped 2009: 40% handicapped 2009: 0% handicapped (Hurray! Growing taller and the pains are gone! I sure wish...) 2009: 30% handicapped (Due to the three spinal surgeries, still tall and slim and painfree. Still I sure wish...) Well at least I have glanced a couple of medical journals and I know that Achondroplasia is a permanent situation; but the government has a scale of disabilities which seem to change over time... Achondroplasia is no longer stated in that scale. Why is Achondroplasia taken out of the scale? That I do not know... All I know is my life is upside down for the last two years. I had serious surgeries, I was dismissed from my job due to economic downsizing, we pitifully found out my mother has leucaemia... I want to support her when she is in need of it...By her support I graduated from a prestigious collage, found courage to survive, overcome a number of things which were said to be impossible for me. I never did hide away from society. I played the drums in rock bands, I became an Aikido master... I had a successful profesional career and fulfilled a number of managerial positions if you put the last experience apart... We are living in a country where the physical condition is questioned even for the white collar employee or the manager candidates!So it is not a big suprise to find out employers do not tend to offer positions to a 42 years old achondroplasia case... Especially with a high level of education and work experience, you are just too qualified for the handicapped staff positions... So this time your career disables you. Why do you not see achondroplasiacs on the streets? Would you like to be made fun of?Sure we have to add the phychological pressure and repression to the list and the discrimination against people with disabilities. Asking you again, who would like to be made fun of? I want the government to stop making fun of me, at the least!I learned to fight for my rights from my mother... Now I am raising my voice for not only myself but ten thousands of Achondroplasia cases in Turkey.Whoever took Achondroplasia out of the scale of disabilities: Please put it back there! We are just fed up rushing from hospitals to state houses, trying to figure out the sacles and regulations. We have our problems, you can not even fit in our shoes. At least, the government should stop making fun of us!

Umut Kösemen
2,139 supporters
Update posted 7 months ago

Petition to Sağlık Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, sosyal güvenlik kurumu, recep tayyip erdoğan, binali yıldırım, Mehmet Selim BAĞLI

SMA hastası Hazal bebeğin, 1 dozu 175 bin dolar olan ilaçlarını SGK üstlensin

‘Gevşek bebek sendromu’ olarak da bilinen SMA, kasları eriten ve 3  YAŞINA KADAR ÖMÜR VEREN genetik bir hastalık. Bebekleri SMA’nın pençesinde olanlardan biri de Semiz Ailesi. Rabia-Volkan Semiz’in 11 aylık kızları Hazal, 1.5 aylıkken hareket edememeye başladı, zamanla sesi dahi çıkmaz oldu. SMA teşhisi konulan Hazal, 6’ncı ayda annesinin kucağına yığıldı. Boğazı delinerek nefes alıp vermesi sağlandı. Beslenme ihtiyacı ise göbeğine takılan hortumla giderildi. Vücuduna bağlı 3 makineyle hayata tutunan minik Hazal’ın 2 kez duran kalbi, masajla çalıştırıldı. Dışarı çıkamadığı için fizik tedavi göremeyen Hazal için bir kez uzman çağrıldı ancak masraflı olduğu için aile buna da devam edemedi. İnşaat işçisi baba Volkan Semiz, ellerini açılabilsin diye kızının avuçlarının arasına birer mandalina sıkıştırma yöntemini buldu. Sesi çıkmadığı için anne-babası, Hazal’ın ağladığını makineden çıkan sinyalle anlayabiliyor. Çevresiyle iletişimi sadece gülümseyerek bakan mavi gözleriyle kurabilen Hazal’ın ailesi, sesini makineye bağlanmadan önce 1 kez duyabildi. Bu hastalığın tedavisi var ancak tedavinin başlangıcında bile 4 doz alınması gereken ilacın 1 dozu 175 bin dolar ancak bu ilacı maalesef devlet henüz karşılamıyor. Sesimize Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne duyurmak ve tedavi masraflarını karşılaması için desteğine ihtiyacımız var. ----ENG First of all, I want to talk about SMA disease. The disease is seen in newborn babies and babies can live to 3 years of age. There was a cure for this disease but not yet take on by the government and the dose of this drug, which should be taken 4 doses at the beginning of treatment, is 175 thousand dollars. I need your support to take on the state the cost of treatment and give to Hazal chance to offer a longer future.

Pınar yağmur Saçlı
7,293 supporters
Update posted 8 months ago

Petition to @devlet @saglikbakanligi @cumhurbaşkanlığı @basbakan

Hazalbebekicindevletilacinigetirsin

Hazal semiz bebek için bir doz ilaç 170 bin dolar ve bir ay etkili .sizin 1 imzanız hazal bebek için hayati lütfen    ‘Gevşek bebek sendromu’ olarak da bilinen SMA, kasları eriten ve 3  YAŞINA KADAR ÖMÜR VEREN genetik bir hastalık. Bebekleri SMA’nın pençesinde olanlardan biri de Semiz Ailesi. Rabia-Volkan Semiz’in 11 aylık kızları Hazal, 1.5 aylıkken hareket edememeye başladı, zamanla sesi dahi çıkmaz oldu. SMA teşhisi konulan Hazal, 6’ncı ayda annesinin kucağına yığıldı. Boğazı delinerek nefes alıp vermesi sağlandı. Beslenme ihtiyacı ise göbeğine takılan hortumla giderildi. Vücuduna bağlı 3 makineyle hayata tutunan minik Hazal’ın 2 kez duran kalbi, masajla çalıştırıldı. Dışarı çıkamadığı için fizik tedavi göremeyen Hazal için bir kez uzman çağrıldı ancak masraflı olduğu için aile buna da devam edemedi. İnşaat işçisi baba Volkan Semiz, ellerini açılabilsin diye kızının avuçlarının arasına birer mandalina sıkıştırma yöntemini buldu. Sesi çıkmadığı için anne-babası, Hazal’ın ağladığını makineden çıkan sinyalle anlayabiliyor. Çevresiyle iletişimi sadece gülümseyerek bakan mavi gözleriyle kurabilen Hazal’ın ailesi, sesini makineye bağlanmadan önce 1 kez duyabildi. Bu hastalığın tedavisi var ancak tedavinin başlangıcında bile 4 doz alınması gereken ilacın 1 dozu 175 bin dolar ancak bu ilacı maalesef devlet henüz karşılamıyor. Sesimize Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne duyurmak ve tedavi masraflarını karşılaması için desteğine ihtiyacımız var. ----   ENG First of all, I want to talk about SMA disease. The disease is seen in newborn babies and babies can live to 3 years of age. There was a cure for this disease but not yet take on by the government and the dose of this drug, which should be taken 4 doses at the beginning of treatment, is 175 thousand dollars. I need your support to take on the state the cost of treatment and give to Hazal chance to offer a longer future.

fuat semiz
2,788 supporters
Update posted 12 months ago

Petition to Recep Tayyip Erdoğan, Ahmet Davutoğlu, Mehmet Müezzinoğlu

Tıbbi Kenevir için yasa çıkarılsın!

Önce mucize bitki keneviri biraz daha yakından tanıyalım: Kenevir bitkisi Türkiye’de ‘esrar’ olarak anılan bitkidir. Bir diğer adı da ‘marihuana’dır. Dünyanın her yerinde yetişebilirken çok az suya ihtiyaç duyar.  Bir dönümlük kenevir 25 dönümlük orman kadar oksijen üretir. Bir ağaç 15-30 yılda yetişirken kenevir 3-4 ayda yetişir. Kenevir 8 kez geridönüşüm işleminden geçirilebilirken ağaç yalnızca 3 kere işlem görebilir. Kenevir ile gemi halatı gibi yüksek mukavemetli halatlardan tutun, kağıt, plastik ve kompozit malzemeler, kağıt, dayanıklı elbiseler ve yüksek besin değeri olan gıdalar (protein tozları) dahil bir çok çeşit ürün yapılabilir. Meyvelerinin (tohum) yağından nemlendirici kremler, yağ bazlı boyalar ve plastik katalizörleri de üretilebilmektedir. Kenevir lifleri tarihte uzun zamandır kullanılmaktadır, fakat şimdilerde üretimin zirvesindedir. Kanvas ‘canvas’ kelimesi de latincesi olan ‘cannabis’ kelimesinden çıkmıştır. Modern zamanlarda kenevirin; kağıt, tekstil, giyim, geri dönüştürülebilir plastik, yapı yalıtım malzemeleri, vücut ürünleri, sağlıklı gıdalar ve biyo-yakıt ürünlerinde kullanımı azımsanmayacak kadar artmıştır. Kenevir tohumları filizlenmiş halde, yemeğe katılarak, süte katılarak, çayı emlenerek, çiğ veya pişirilerek de kullanılabilir. Taze yaprakları salatalarda kullanılabilir. Tohumları dikkate değer oranda yüksek proteinli bir gıda kaynağıdır. Diyet mineralleri, magnezyum, çinko, demir açısından da zengin olan kenevir tohumları diyet lifleri açısından da güzel bir kaynaktır. Aynı zamanda besin değeri çok yüksektir ve yapısında Omega yağlarını barındırır. Bu yüzden kenevir tohumu dünyanın en besleyici komple gıda kaynağı olarak anılmaktadır. Kenevir tohumlarındaki enerjinin %73’ü esansiyel yağ asitleri, çoklu-doymamış yağ asitleri, linoleik, oleik, alfa-linolenik asitlerden oluşmaktadır. Tohumlarının 100 gramında 580 kcal enerji, 37g protein (Günlük İhtiyacın %73ü), 7g karbonhidrat, 45g yağ, 3g doymamış yağ, 640mg magnezyum (G.İ. %160’ı), 9.6mg demir (G.İ. %73’ü), 11.5mg çinko (G.İ. %77’si) bulunmaktadır. Dikkat ettiyseniz, şimdiye kadar okuduklarınızla; kütlesinin tamamı kullanılabilen kenevir, biz insanların hizmetine sunulmuş bir ‘nimet’tir! Birazdan okuyacaklarınız ise onu “mucize bitki” olarak tanımlamanıza neden olacaktır... Mucize Bitki Tıbbi Kenevir 1964’de İsrailli bilim adamı Raphael Mechoulam ve çalışma arkadaşı Edrik tarafından, kenevirde bulunan ve Delta-9 Tetrahidrokannabinol ‘THC’ adı verilen piskoaktif bileşik bulundu. 1980’lere kadar THC’nin insan organizmasındaki işleyişi hakkında hiç birşey bilinmiyordu, ondan sonraki senelerde THC’nin kimyası ve klinik etkileri hakkında gerçekten çok ilginç şeyler keşfedildi. İnsan hafızası ve motor fonksiyonlarındaki geçici etkileri yüzünden kötü şöhret edinen kenevir hakkında kalbe ve kalp-damar sistemine olumsuz etkileri olduğuyla ilgili suçlamalar yapıldı, fakat hiç bir zaman kanıtlanamadı. Los Angeles Üniversitesinden göğüs hastalıkları uzmanı Dr. Donald Tashkin’in yaptığı çalışmalarla, marihuana kullananlarda akciğer kanseri, hiç bir şey kullanmayanlara nazaran daha az görüldüğünü  ortaya koydu. Altıyüze yakın akciğer kanseri vakası ile yine altıyüze yakın beyin ve gırtlak tümörü inceleyen Dr Tashkin kenevirin duman yoluyla kullanımında ‘esrar sigarası’ bile herhangi bir olumsuz sonuca rastlamadıklarını belirtti. Son yıllarda hayvanlar üzerinde yapılan deneyler ve laboratuvar araştırmalarıyla ilgili bir çok çalışma yayınlandı. Öyleki; marihuananın kimyevi elemetleri hemen hemen kanserin bütün türleri ile savaşmada önemli bir etkiye sahipti. Kenevirdeki aktif maddeler, kendini yok etme fonksiyonu çalışamaz hale gelen hücrelerin ‘kanser hücreleri’ bu özelliklerini tekrar çalışır hale getirirler. Bunun sonucunda kanserli hücreler ölürler. Her insan vücudunda kenevirle doğar, buna Endokanabinoid sistem ‘ECS’ denir. Bu sistem bir çok fizyolojik süreç ile etkileşim içerisindedir. ECS; enerji tüketimini, besin maddelerinin taşınmasını ve hücre metabolizmasının korunmasını sağlıyor. Endokanabinoidler aynı zamanda sinir sistemi, dolaşım ve bağışıklık sistemlerindeki bir çok fonksiyonu kontrol ediyorlar. “İlaç üreticileri ‘Eğer marihuana insanın acıkma hislerini uyandırıyorsa, endokanabinoid sistemin bloke edilmesi de iştahı azaltabilir’ düşüncesiyle  kanabinoid sistemi blokeeden bir zayıflama ilacı düşündüler. Ürettikleri ilaç, Rimonobant, endokanabinoid reseptörleri bloke ederek, gerçekten de iştahı azalttı. Fakat klinik araştırmaların verilerine göre; Rimonobant kullanan insanlar, plasebo (yalancı ilaç) kullanan kişilere nazaran iki kat daha fazla depresyon, huzursuzluk, uykusuzluk ve agresiflik yaşadılar. Bu ilacı üreten ve pazarlayan “Sanofi-Aventis”, izin belgelerini teslim edene kadar, ilacın, psikolojik hastalıkları olan veya depresyonda olan insanların üzerindeki etkisini araştırmadı. Bu, kuşkusuz bir hata olmalı. Avrupa tıp birliği (EMA) buna izin verdi ve ilaç yarım sene içinde Avrupada piyasaya sürüldü. Eğer ortada teorik söylemler dışında gerçek bir problem olsaydı, EMA’nın zaten bunu bileceği açıklaması yapıldı. Demek ki yok. Ve şimdi, bu ilacın zararlarının yararından fazla olduğunu söylüyorlar. Bir araştırmada, Rimonobant kullananlar arasında 5 intihar vakası bulundu.O sebeptendir ki, endokanabinoidlerin aynı zamanda bize öfori (zindelik ve mutluuluk) hissi vererek ruh halimizi düzenleyici özelliğinin bloke edilerek kişiyi depresyona sürüklediği ortaya çıktı. 2008 yılında Rimonobant tamamen piyasandan kaldırıldı. Teksas – MD Andercen Cancer Center araştırmacıları, Rimonobant etkisi altında olan farelerde kanser polipleri gelişme riskinin standartlardan katlarca fazla olduğunu, ve endokanabinoidlerin sadece iyi ruh haline değil, tümör gelişimini de düzenlediğini açıkladılar.” “Marihuana kanserli hücreyi arar ve öldürür. Sağlıklı olanları değil. çeşitli yollarla kanserli hücreleri öldürmede yardımcı, tümör önleyici özellikler hakkında muazzam miktarda laboratuvar kanıtları var. Kenevir vasıtasıyla kaserli hücreleri öldüren birkaç mekanizma daha öne çıkıyor. Bular bazı kategorilere ayrılır. Antiproliferatif etkiler genelde kanser hücresinin ayırdedilir özelliği, kontrolsüz bir şekilde çoğalabilmesidir. Eğer ki, bu çoğalmayı durdurabilirseniz buna antiproliferatif etki denir. Antianjiogenik etki ise Kanabisin, tümörün büyümesine izin vermemesi denebilir. Yeni kan damarları kullanması ve bu damarların gelişmesini desteklemesi. Antimetastatic etkileri basitçe açıklarsak; kannabinoidler kanserli hücrelerin başka organlara yayılmasını bloke eder. Bir de kaba bir tanımla Apoptozis etki var. Yani kannabinoidlerin, sağlıksız hücrelerin ölümünü hızlandırma özellikleri. Bu kanser tedavisi için çok önemlidir. Öyle ki bu, sağlıklı hücrelere dokunmadan, kanserli hücrelerin ölümünü hızlandırır.”   “Kaliforniyadaki SETH araştırma laboratuvarındaki son araştırmalarda bazı kanserli hücrelerin marihuana tarafından öldürüldüğünü gösterdiler. Bu sırada sağlıklı hücrelere dokunulmadı. Hareket etmeyi bırakan ve donuk beyaz noktalara dönen hücreler, ölü kanserli hücreler. kannabinoidlerin kötü hücreleri öldürme ve sağlıklı olanları koruma yeteneği beyin kanseri hakkında konuştuğumuzda, “hematoencephalic bariyer” denilen şey nedeniyle özellikle önemli. Beyin, kanla birlikte dışardan sızabilecek ve zararlı olabilecek tesirlere karşı korunmak zorunda. Kanabinoidlerde büyüleyici ve banzersiz olan şey yağlı ve kaygan olan doğal yapıları sayesinde bu bariyeri aşabiliyor olmaları. Kanabinoidler kolay bir şekilde kendisi de yağlardan oluşan hücre zarını delerek kanserli hücreye girer. Laboratuvarda, kobay farelerle yapılan deneylerdeki kanıtlar gösteriyor ki; kannabinoidlerle uyarılan endokanabinoid sistem, tümör önleyici özelliklere ve kanserli hücrelere intihar emri verme yeteneğine sahiptir. Bu, Manuel Guzman ekibi tarafından neredeyse son 10 yıldır ortaya çıkarılmış durumda. Ve gösterdiler ki; THC’nin farelerin beynine girişiyle, önemli miktardaki hayvanın tümörleri geriye gidiyor ve yok oluyor. Ve bu şekilde; ölüme mahkum fareler, yaşamayı başardılar. Aynı zamanda, çevresel bütün sinirsel dokuları araştırdılar ve her şey yolundaydı. Unutmayın, kannabinoidler sinirleri savunuyorlar.” Madrid’de bulunan, medikal marihuana ‘Tıbbi kenevir’ hakkında yenilikçi araştırmalar ile ünlü biyokimya ve moleküler biyoloji profesörü Doktor Manuel Guzman İzlenimlerimize göre kannabinoidler, kanser hücrelerinin ölümüne sebep olan özelliklere sahiptir. Kanserli hücrelerin gelişmesini ve çoğalmasını engelliyorlar. Gerçekten de tümörlerin gelişimini engelliyorlar. Eğer marihuana, herkesin aradığı mucizevi ilaç ise neden o zaman doktorlar yaygın olarak bunu bilmiyor.  Marihuana, doğal bir bitki ve bundan dolayı patentlenemez. Bahçe ile uğraşan herkes onu yetiştirebilir. ve böylece üretim hakkı, halkın elinde olur. Kanser ticaretiyle uğraşan ve bu ticaretten yılda 200 milyar dolar kazanç sağlayan şirketlerin buna izin vereceğini mi sanıyorsunuz. Bu yüzden Harekete Geçmeliyiz!   İncelemeniz gereken kaynaklar: https://www.facebook.com/tibbikenevir/?fref=ts http://ismailhakkialtuntas.com/2014/05/28/what-lf-cannabis-cured-cancer-2010-ya-kenevirmarihuana-kanseri-tedavi-ediyorsa/ https://en.wikipedia.org/wiki/Hemp http://time.com/2946028/seeds-chia-hemp-flax-sesame-pumpkin-nigella/ http://www.ratical.org/renewables/hempseed1.html https://www.ndsu.edu/pubweb/chiwonlee/plsc211/student%20papers/articles08/TSchisel/hard%20copy.html http://www.collective-evolution.com/2012/04/01/5-ways-hemp-will-change-our-world/ http://www.livescience.com/24559-marijuana-facts-cannabis.html http://www.livescience.com/48246-odd-facts-marijuana.html http://www.factslides.com/s-Marijuana http://www.rollingstone.com/culture/lists/top-10-marijuana-myths-and-facts-20120822/myth-marijuana-is-a-dangerous-drug-19691231 http://www.gacareproject.com/cannabis-awarness-facts-information/ http://www.hightimes.com/read/5-arguments-against-medical-marijuana

Furkan Duygu
3,313 supporters