Kampanya Kapatıldı

Kelam derslerinin sayısının azaltılmasına çok geç olmadan ''Dur ! '' deyin.

Bu kampanya 117 destekçiye ulaştı


2017-2018 akademik eğitim-öğretim yılında lisans düzeyindeki derslerin kredisi ve ders saatleri düşürülmesi YÖK tarafından kararlaştırılmıştır. Ancak bu kararın uygulanmasından İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesince Kelam ve Felsefe grubu dersleri oldukça olumsuz etkilenmekte ve neticesinde bu derslerin sayısı ve kredisinin düşürülmesi yoluna gidilmiştir. Bu süreçte kelam tarihi dersi tamamen kaldırılmış, sistematik kelam dersinin adı değiştirilerek Kelam 1 ve Kelam 2 olarak okutulması öngörülmektedir. Daha önce benzer bir girişim tüm ilahiyat fakültelerinde yapılmıştı ancak gösterilen tepkiler üzerine geri adım atılmıştı. Şimdi bu kararla birlikte İlahiyat Fakülteleri akademik bir kurum olmaktan çıkartılıp adeta bir İmam-Hatip Lisesine ya da bir Kuran Kursuna dönüştürülmek istenmektedir. Buna ''Dur'' demeliyiz.

Kelam  dersleri kişinin özgürce, eleştirel düşünmesini ve sistematik olarak İslam düşüncesinin en temel kabulü olan inanç sistemini vahiyle temellendirip, akılla savunan ve aktaran bir disiplindir. Aliya İzzetbegoviç'in ''Tüm doğu mekteplerine eleştirel düşünce dersi koymak gerekir.'' beyanını hatırlayın. Eleştirel düşüncenin azaldığı bir ilahiyat eğitiminin sağlayacağı faydalar ne kadar olabilir? Bu derslerin kaldırılması, günümüzün inanç sorunları ile ilgili çok da fazla fikri olmayan bir ilahiyat öğrencisi profiline neden olacaktır. Dolayısıyla bu derslerin sayısının azaltılmaması gerekmektedir. Bu konuda bize yardım et ve kampanyamıza destek ol !

Bu disiplinleri kuran ve İslam düşüncesine takdire şayan bir hizmet örneği gösteren, Vasıl b. Ataların, Amr b. Ubeyd'lerin Ebu'l Huzeyllerin İmam Maturidilerin, Farabilerin, İbn-i Sinaların İbn-i Tufeyllerin, İbn-i Rüşdlerin, Kadı Abdülcebbar vb. kelam ve felsefenin mümtaz birer simaları olan kişilerin ilham kaynağı olmaktan çıkartılıp adeta tarih müzesine koymakla eş değer bir tutum olduğunu burada belirtmek gerekir. Çünkü artık ilahiyatçı toplumunun sorunlarına tam olarak eğilemeyen bir kişiliktir ve ne yazık ki o artık çağ dışı kalmış bir nesne konumunda olacaktır. Yalnızca helal-haram ya da caiz-caiz değil denkleminde düşünen bir ilahiyatçı toplumun ve toplumu oluşturan fertlerin varoluşsal soru(n)larına nasıl çözüm üretebilecektir? Oysa ki ilahiyatçı bugün her zamankinden daha fazla toplum sorunlarıyla ilgilenen bir aktör ve öncü konumunda olmalıdır. Aynı şekilde yeni yetişecek İslam düşünürlerinin de yetişme kanalları bu şekilde tıkanmış olunacak, köklerine kibrit suyu dökülecektir ki bu kararı bu yüzden protesto etmeliyiz. 

Kelamı soylu bir uğraş ve varoluşsal bir farkındalık olarak gören sağduyu sahibi herkese selam olsun...



Bugün Bahtiyar imzanı bekliyor!

Bahtiyar Kadayıf bu imza kampanyası için senin desteğini bekliyor: «zeynep saylan: Kelam derslerinin sayısına kastı aşan müdahaleye çok geç olmadan ''Dur ! '' deyin.». Bahtiyar ve imza atan diğer 116 kişiye katıl.