Petition Closed
Petitioning Çocuk hakları Daire Başkanı Abdullah Özbay and 2 others

Yuva ve yurtlardaki kardeşler ayrılmasın. @FatmaSahin_ASPB @askinasan #KardeslerAyrilmasin

23.01.2013 Güncelleme:

21 Ocak Pazartesi günü Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sayın Fatma Şahin, Twitter üzerinden bize yanıt verdi. Aşağıya eklediğim yanıtta, Sevgili Bakan, kardeşlerin ayrılmaması için gerekli hassasiyetin zaten gösterildiğini söylüyor.

Bu sevindirici cevabından ötürü kendisine teşekkür ediyoruz. Şimdi, kamuoyunun gönlünü kesin olarak ferahlatması için kendisinden bazı taleplerimiz var.

Öncelikle, Çocuk Esirgeme Kurumu’nun bakımı altında kalan çocuk ve gençlere ilişkin Bakanlık’ın yayınladığı herhangi bir istatistiki bilgi ve rapor yok. Bakanlığın verdiği bilgiler, kurum bünyesinde toplam kaç çocuk bulunduğu, 1983'ten beri kaç çocuğunı evlatlık verildiği ve koruyucu aile yanında kaç çocuk bulunduğundan ibaret.

Bu itibarla, kurum bünyesinde kaç çocuğun bulunduğu, bunların içindeki kardeşlerin sayısı, aynı ve ayrı kurumlarda ve illerde barınma nedenleri ve sayısı gibi verilerin yayınlanması kamuoyunun bilgilendirilmesi ve bu hususta etkin bir strateji belirlenmesi açısından önemli bir yer teşkil edecek.

Konunun bu çerçevede değerlendirilmesini ve kurumun daha şeffaf veri sağlamasını talep ediyoruz. Sayın Bakandan talep ettiğimiz bu bilgileri kamuoyuyla paylaşarak bundan sonra kardeşlerin ayrılmaması için daha etkin bir strateji çalışması yapacaklarını beyan etmesini istiyoruz.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin’in açıklaması:

Birkaç gündür #KardeslerAyrilmasin ekiyle paylaşılan mesajlarla ilgili bir kaç şey söylemek istiyorum. Bakanlığımıza ait çocuk evlerinde eğer kardeşler kalıyorsa önceliğimiz her zaman bunların bir arada kalması. Çok önemli zorunluluklar bulunmuyorsa kardeşler bir arada tutuluyor. Ama yine de sistemin aksayan yanları varsa bizimle paylaşabilirsiniz.

Kampanyanın ana metni:

"Anne" ve "baba" kelimesini kullanmayalı 23 yıl oluyor. Hiçbir yere ait olmadan, hiç kimseden "kızım" lafını duymadan, koşulsuz sevgiyi bilmeden geçen tam 23 yıl… Kimse bana "kızım" demedi, ama bir kişinin bana "kardeşim" demesi, bana hep cesaret verdi.

Bana annem ve babamdan kalan tek şey kardeşim oldu. O benim canım, o benim cesaretim, o benim en büyük dayanma gücüm, o benim koşulsuz sevgim. Bizim gibi annesini babasını kaybeden binlerce çocuk var. Bu çocuklar arasında “kardeşim” diyerek birbirine cesaret ve dayanma gücü verecek olanlar var. Fakat mevcut düzenlemeler yüzünden cinsiyet ve yaşa göre keyfi bir şekilde çocuklar ayrı yerlere gönderiliyor ve kardeşler ayrılmak zorunda kalıyor.

Yuvalarda veya koruyucu ailelerin yanında ya da evlatlık verilerek, kardeşlerinden ayrılan ve bir daha onları hiç göremeyen, uzun ayrılıklar yüzünden birbirine yabancılaşarak kardeşini unutan ne kadar fazla çocuk var, biliyor musun?

Kardeşler ayrıldıktan sonra görüşebilmeleri ve beraber zaman geçirebilmeleri için gereken düzenlemelerden de mahrumlar. Dahası, koruyucu aileye verilen veya evlat edinilen çocukların da kardeşleriyle görüştürülmelerini sağlayacak etkili ve yeterli denetim mekanizmaları yok. Bu kardeşlerin görüştürülmeleri tamamen ailelerin inisiyatifine bırakılıyor. Her ne şekilde olursa olsun, şu anda kardeşini hiç tanımadan büyümüş o kadar çok kişi var ki; bu kişilerin benim sahip olduğum en değerli varlıktan, bir kardeşten, ve onun sevgisinden mahrum kalmış olmaları ne kadar üzücü. Eminim bunu anlayabilirsin.

İlk defa bu çocuklara korkuyla karışık bir acıma duygusuyla değil, onları ailesine ve topluma yabancılaştıran düzenlemeleri değiştirmek ve bu çocukları anlamak için bu kampanyaya destek verebilirsin.

Birbirine büyük acılara dayanma gücü veren, anne babasızlığı biraz olsun unutturan kardeşlerin yuvalarda ayrılmamaları için gerekli düzenlemelerin yapılmasını ve kardeşlerin birlikte kalmalarını talep ediyorum. Ayrıca, koruyucu aileyle yaşayan çocukların kardeşleriyle görüşmeleri için düzenlemelerin yapılarak kardeşlerin zorla birbirinden koparılmamasını istiyorum.

Başlattığım bu kampanyaya destek vererek, son dönemde hızla yaygınlaştırılmaya çalışılan “Koruyucu Aile Sistemi”ni hayata geçiren Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nı bu duruma daha duyarlı davranmaya davet edebilirsin. Kardeşlerin yeni başlatılan sistemde daha az mağdur olmalarını sağlamak senin elinde. Çünkü her çocuğun aile yayında büyümeye, bu sağlanamıyorsa aileden kalanlarıyla dayanışma içinde büyümeye hakkı vardır. Bu bir haktır, bir lütuf değil!

Kardeşler ayrılmasın! Bunu sağlamak senin elinde.

Letter to
Çocuk hakları Daire Başkanı Abdullah Özbay
Koruyucu ve Önleyici Hizmetleri Daire Başkanı Engin Demir
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin (Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı)
23.01.2013 Güncellenmiş kampanya mektubu:

21 Ocak Pazartesi günü Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sayın Fatma Şahin, Twitter üzerinden bize yanıt verdi. Sevgili Bakan, kardeşlerin ayrılmaması için gerekli hassasiyetin zaten gösterildiğini söylüyor.

Bu sevindirici cevabından ötürü kendisine teşekkür ediyoruz. Şimdi, kamuoyunun gönlünü kesin olarak ferahlatması için kendisinden bazı taleplerimiz var.

Öncelikle, Çocuk Esirgeme Kurumu’nun bakımı altında kalan çocuk ve gençlere ilişkin Bakanlık’ın yayınladığı herhangi bir istatistiki bilgi ve rapor yok. Bakanlığın verdiği bilgiler, kurum bünyesinde toplam kaç çocuk bulunduğu, 1983'ten beri kaç çocuğunı evlatlık verildiği ve koruyucu aile yanında kaç çocuk bulunduğundan ibaret.

Bu itibarla, kurum bünyesinde kaç çocuğun bulunduğu, bunların içindeki kardeşlerin sayısı, aynı ve ayrı kurumlarda ve illerde barınma nedenleri ve sayısı gibi verilerin yayınlanması kamuoyunun bilgilendirilmesi ve bu hususta etkin bir strateji belirlenmesi açısından önemli bir yer teşkil edecek.

Konunun bu çerçevede değerlendirilmesini ve kurumun daha şeffaf veri sağlamasını talep ediyoruz. Sayın Bakandan talep ettiğimiz bu bilgileri kamuoyuyla paylaşarak bundan sonra kardeşlerin ayrılmaması için daha etkin bir strateji çalışması yapacaklarını beyan etmesini istiyoruz.


Ana kampanya mektubu:

Bazı insanlara anne ve babasından kalan tek şey kardeşi oluyor. Yetimlerin birbirine dayanma gücü veren kardeşleri onlar için en büyük dayanma gücü, en büyük tesellidir. Yuva ve yurtlarda kalan, koruyucu aile yanına veya evlatlık verilen annesini babasını kaybetmiş binlerce çocuk var. Bu çocuklar arasında “kardeşim” diyerek birbirine cesaret ve dayanma gücü verecek olanlar var. Fakat mevcut düzenlemeler yüzünden cinsiyet ve yaşa göre
keyfi bir şekilde çocuklar ayrı yerlere gönderiliyor ve kardeşler ayrılmak
zorunda kalıyor.

Yuvalarda veya koruyucu ailelerin yanında ya da evlatlık verilerek, kardeşlerinden ayrılan ve bir daha onları hiç göremeyen, uzun ayrılıklar yüzünden birbirine yabancılaşarak kardeşini unutan o kadar fazla çocuk var ki.

Kardeşler ayrıldıktan sonra görüşebilmeleri ve beraber zaman geçirebilmeleri için gereken düzenlemelerden de mahrumlar. Dahası, koruyucu aileye verilen veya evlat edinilen çocukların da kardeşleriyle görüştürülmelerini sağlayacak etkili ve yeterli denetim mekanizmaları yok.

Bu kardeşlerin görüştürülmeleri tamamen ailelerin inisiyatifine bırakılıyor. Her ne şekilde olursa olsun, şu anda kardeşini hiç tanımadan büyümüş o kadar çok kişi var ki; bu kişilerin benim sahip olduğum en değerli varlıktan, bir kardeşten, ve onun sevgisinden mahrum kalmış olmaları ne kadar üzücü. Eminim bunu anlayabilirsin.

Birbirine büyük acılara dayanma gücü veren, anne babasızlığı biraz olsun unutturan kardeşlerin yuvalarda ayrılmamaları için gerekli düzenlemelerin yapılmasını ve kardeşlerin birlikte kalmalarını talep ediyorum. Ayrıca, koruyucu aileyle yaşayan çocukların kardeşleriyle görüşmeleri için düzenlemelerin yapılarak kardeşlerin zorla birbirinden koparılmamasını istiyorum.

Son dönemde hızla yaygınlaştırılmaya çalışılan “Koruyucu Aile Sistemi”ni bu duruma daha duyarlı yaklaşacak şekilde tekrar düşünmeye davet ediyorum. Çünkü her çocuğun aile yayında büyümeye, bu sağlanamıyorsa aileden kalanlarıyla dayanışma içinde büyümeye hakkı vardır.

Kardeşler ayrılmasın! Bunu sağlamak sizin yetkiniz dahilinde, lütfen bu konuya gerekli duyarlılığı göstereceğinizi kamuoyuna duyurarak çalışmaları başlatın.