Şehirler Arası Otobüsler Her Seferde Bi Gün Zorunlu Bekletilsin Şoförler Dinlensin.

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 100.


Trafik kazalarının yüzde doksanı insan faktörüdür. Mademki bu araçları insan kullanmakta mutlaka hata yapar, mutlaka da kaza olur. Bunu kimse önleyemez. Fakat en aza indirebilinir. Peki ağacı kesen baltamıdır yoksa ona destek veren sap mı? Yani sadece insan mı suçlu? Araç üreticilerinin hiç mi kusuru yok? Peki karayollarına ne demeli? İşte kazaların en önemli nedenleri şunlardır. Başlıklar halinde kısaca inceleyelim. Tabi bu şıklar sadece önemli olanları ifade etmektedir.

1- İnsanın eğitimi!.. 2- İnsanın o anki ruh hali!.. 3- Aracın yük yolcu durumu!.. 4- yol faktörü!.. 5- Mevsim faktörü!.. 6- Araçların darbelere karşı sağlamlığı!.. 7- Alkollü ve keyif verici ilaç ile araç kullanmak.

Ülkemizde bu kadar çok trafik hareketi varken, araçların bir birine sürtünmesi olağandır, ama ölümleri azaltmak için ne yapmamız gerekir; onun hesabını ve önlemini almamız gerekir. Mevcut sistemde istediğin kadar ceza yaz, emniyet kemeri tak, araç bakımını yaptır yeni araç al, bu kazaları hiçbir şekilde önlemez.

İNSAN EĞİTİMİ:
Eğitim yeterli değil!.. Ehliyet verdiğin kişinin hemen trafiğe çıkıp araç kullanması veya seyrek olarak ara sıra trafiğe çıkanlar, trafiği olumsuz etkilemektedir. Mevcut otobüsçülükte kazalara sebebiyet vermektedir!.. Mutlaka kooperatifçiliğe geçilip rekabetin önlenmesi gerekir. Mesela Diyarbakır da 5 veya 6 firma var. Hepsi aynı saatte İstanbul'a otobüs kaldırmakta her otobüste 5 veya 6 kişi var!.. Bunların birleştirilip ayda 15 İstanbul yapacaksa, 7'ye düşürülüp hem daha kazançlı, hem daha iyi, hem ülke ekonomisine katkı sağlayıp israfı önleyerek otobüsçüyü korumak gerekir.

Her zaman savunurum; kamyoncu, otobüsçü olamaz, otobüsçü de kamyoncu olamaz diye!.. Kasko sigortasını kaldırmak gerek. Aracım nasıl olsa kaskolu diye araç sahibi şoför seçmiyor, kendi kullanıyorsa nasıl olsa kaskolu deyip Allah ne verdiyse basıyor gaza!.. Ünlü bir firmada bir muavinim şoför olmuş. Otogardan yolculuyorduk, araç sahibine "yav bu adam şoför olamaz nasıl verirsin arabayı güvenipte deyince; arkadaş dedi ki: götürsün yaksın ne olacak ben kaskodan alırım paramı!.. Devlet belge vermiş şoför diye bana ne!.." Ama sonrası?

İNSANLARIN RUH HALİ:
İnsan ya çok neşelidir yada çok üzgün o anki hali kazalara davetiye çıkarmaktadır. Ben hep söylerim gezi ,düğün, parti, cenaze v.b gibi durumlarda Azrail yola çıkar. Çok sakin ve çok dikkatli ve oldukça yavaş kullanmak gerek. Şeker hastası olan bir sürücü yemek yediği zaman şekeri yükseleceğinden uyuklaya biliyor. Doktor arkadaşlar bu duruma hak verecektir. Sağlık kontrolü mutlaka gerek.

ARAÇLARIN YÜK DURUMU:
Araçların yük durumuna göre araç kullanmak gerekir. Bazen insanlar aracın yüklü veya boşken hızını ve gidişini ayarlayamıyor olabiliyorlar. Yüklü duruma hemen adapte olup ona göre yol hareketlerini ayarlamak gerek. Yakın takip kazalara davetiye çıkarmakta…

YOL FAKTÖRÜ:
Yollarımızın kaygan ve mevcut trafikteki araçlara uygun olmaması, kavşaklar ve şehir geçişlerinin mevcut araçlar için düzenli olmaması. Trafik levhalarının daha büyük ve daha sık konulması. Kavşak geçişlerinde 50 mt kala 5’li(beş sıralı) 2 cm yüksekliğinde engel, sonra 30 mt kala yine 5 li (beş sıralı yolun enince) 4 cm lik engel, tam kavşak ağzına yaya geçidi çizgisine 30 cm yüksekliğinde balık sırtı üstü boyalı engel mutlaka ama mutlaka engel yapmak kavşak geçişlerinde hızı 30 km hıza kadar indirmek mecburi duruma getirmek gerek!.. Sürücü, zaten istese de hızlı geçemez uyumaz, dalmaz. İlki uyarı, sonra hızı azaltıp, kavşağa öyle girilmesine sebep olacaktır. Bu yöntem kavşaklardaki ölümlü kazaları sıfıra indirger. Bu kesin ve kesin çözümdür. haydi kırmızı yanacak bir an önce geçeyim, hurrraaa Allah ne verdiyse bu olmaz ve kavşaktaki ölümlü kazaların % 99 bu şekilde gerçekleşmektedir. Bu engellerin yapılması kavşaklardaki kazaların kesin çözümüdür. Ve olmazsa olmazlardandır. Diğer bir hususta demode olan trafik ışıklarını ancak bu şekilde kontrollü ve güvenli hale getirilebilinir. Külfetlidir ama dalgeç, köprü, yonca yaprağı vb gibi yapmak gerekir. Mevcut trafikteki araçların hızlı oluşunda düz çizgileri daha uzatıp denetimleri arttırıp hapis cezasıyla cezalandırmak gerek.

MEVSİM FAKTÖRÜ:
Yaz ve kış, gece ve gündüz, araç kullanmanın çok farklı oluşu, insanları yanıltmaktadır. Özellikle kışın araç kullanmak oldukça tecrübe ve dikkat gerektirir. Araçların kayması hız + lastiklerin yere olan teması + aracın ağırlığıyla irtibatlıdır. Buzlu yolda araç hafifse istediğin kadar kar lastiği kullan hiç fayda etmez, kar lastiği ancak karlı havada asfaltla irtibat kesildiğinde fayda sağlar veya çamurlu yumuşak zeminde güven verir. Lastik üstündeki dişler, lastiğin soğutulması içindir asla kaymaması için değildir. Lastiğin ısınıp patlamasını önlemek içindir. Maraş Pazarcık'ta devrilen otobüsün ön lastiği kar tipi değilmiş diye kaza olmuş sözü uzman denen kişilere mikrofon uzatan basın, lastik satıcısının sözüyle haber yapıp otobüs şoförlerinin bir canavar, vicdansız, 1000 lira için adam öldürüyorlar gibi haber yapmaktalar!.. Ya arkadaşlar soruyorum size; otobüsün ön lastiği kar tipi olur mu hiç. Bu nasıl uzmanlık? Uzman diye mikrofon uzattığın kişi, lastik satıcısıdır ne bilir. Hadi daha uzmanına mevcut işlerde otobüs verelim sürekli çalışsın Türkiye şartlarında bakalım ne olacak?

ARAÇLARIN DARBELERE KARŞI SAĞLAMLIĞI:
Olası kazalarda insanların ölmemesi için araç dizaynını yeniden geliştirmek, ve kaportasının sağlamlığını artırmak gerekir. Naylon tampon ve çamurluk, gaz tenekesinden şase ve konserve kutusundan kaporta. Araçların iç dizaynının plastik oluşu... Bu kadar hızlı araçların ehil olmayan insanlar eline verilmesi, körün eline deynek verilmeye benzer veya bir başka deyişle diplomasız doktora muayene olmakla eşdeğer. Denetimle kontrollerle başa çıkılmaz bununla mücadelede. Hız yapılmaması için önlem alınması, yani araçların hızlarının ayarlanması gereklidir. Gücüne, darbelere karşı dayanıklılığına göre hız verilmesi gerek. Bu durum daha araç fabrikadan çıkarken trafik kuralında ne kadar hız limiti varsa o limite göre hız yapması sağlanmalı. Bu zamanda hangi araç 200 km hız yapmıyor ki, basit bir minibüs bile 180 yapıyor. Bir kazada ifade alınacak adam kalmıyor. Kullanıcının inisiyatifine bırakmamak gerek.

ALKOLLÜ VE KEYİF VERİCİ MADDELER KULLANMAK:
Her insanın o anki halini denetim altına alamazsınız. Kontrolleri istediğin kadar arttır. İstediğin kadar ceza yaz yine önlenemez. Bu cezalar bizi meslekten soğuttuğu gibi sektörümüzü de meslek olarak yapanların zor durumda kalıp mesleği bırakmasına sebep vermekte. Onun için otogar esnafı sürekli değişir. Bazı ilaçlar var ki her türlü makine tespit edemeyebiliyor. İnsanların sağlık durumları, göz muayenesi 1 yıla indirilmeli, şeker hastalığı var mı şeker hastası mı? Bunun gibi refleks ve gözleri ani etkileyen hastalıkları kontrol ettirmek gerek.

Bu gibi faktörleri çoğaltmak mümkün fakat en temel faktörler sürat!.. Yani hız, insan ve araçların darbelere karşı sağlam olmayışı ölümlü kazaları arttırmaktadır. Uzman değilim, fakat 34 yıldır hiçbir izin kullanmadan, eğlencem olmadan, tatil dahi yapmadan, hiçbir kazaya karışmadan (Allah bu şekilde mesleği bırakmayı nasip etsin) ekmeğimizin peşinde gece gündüz devamlı direksiyonda otobüs, kamyon, küçük araç dahil kullanmış uluslararası, şehirlerarası, şehir içi, sürekli araçlarla iç içe ekmek peşinde koşan biri olarak kendi meslek tecrübeme dayanarak tespitlerimdir. Sonsuz sevgilerimi sunar, Allah kazadan beladan tüm sürücülerimizi ve vatandaşlarımızı koruması dileği ile hoş çakalın… 

 



Bugün düşünen imzanı bekliyor!

düşünen adam bu imza kampanyası için senin desteğini bekliyor: «ulaştırma bakanlıgı: Şehirler Arası Otobüsler Her Seferde Bi Gün Zorunlu Bekletilsin Şoförler Dinlensin.». düşünen ve imza atan diğer 9 kişiye katıl.