17 Aralık Şeb-i Arus Vuslat (Düğün) Gecesi etkinlikleri herkese açık olsun

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 100.


Aşığa bir anlık ayrılık, bir yıl gibi gelir. bir yıllık vuslat bile onca bir hayalden ibarettir. Aşk susuzdur, susuzu arar. Bunlar geceyle gündüz gibi birbirinin ardına düşmüşlerdir. Gündüz geceye aşıktır, onsuz olamaz. Fakat bakarsan görürsün ki gece, ona, ondan ziyade aşıktır"

Dünyanın şahit olmadığı dünyalıların yaşamadığı bir yakınlaşmayı aklı ermeyenlerin hala anlayamadığı Mevlana'ya selam olsun.

Onu anlatmak denizi bardakla boşaltmaya benzer. Onu anlamak, şu gök kubbe altında baki kalan hoş bir sadanın ülfet kokulu namesini duyabilmeye benzer.

Mevlana'nın felsefesi "AŞK"tır. İnsan biçimine bakmıyor. Din, ahlak, felsefe.. bunlar insanı daha mutlu etme yolundaki araçlar. Araca takılırsan amacına ulaşamazsın. Amaç ne? Amaç: aşk, sevgi amma en katıksızından. Bu sevgi hoşgörü ve vefa ile desteklenecek. Tanrıya olan aşkını dile getirdiği rubailerini okurken engin zekasını önce idrak sonra takdir eder ve kurguladığı dizelerdeki anlam derinliğinde kaybolup gidersiniz. Ne vakit kendinizi yeniden bulduğunuzda ise kendinizi ona aşık hissedersiniz. Mevlana, hayatın ve insanın sınırlarını bu şekilde genişletebilmişken insanlar nasıl sadece "maddeci" olabiliyorlar acaba?

"Yangın yerine bak!.. ateşten külden kordan ne var elinde!.. Pervane değilsen yaklaşma sakın ateşe!… Can’ı canan’a teslime hazır değilsen “ben aşk’ım” deme kimseye… Aşk gelmesin seninle dile… İncinmesin ne mecnun, ne leyla, ne gül ne de diken seninle!.. Ayağıma diken batacak diyorsan düşme çöle… Ah û zar ederim diyorsan çekme gözüne sürme!.. talipsen kara bahta kör talihe…dinle!"

 ***

17 Aralık'ta düzenlenecek olan Mevlana'yı anma Vuslat Gecesi etkinliklerine katılmayı çok istedim.Fakat 17 Aralık gecesindeki Şeb-i Arus töreni Mevlana Kültür Merkezi’nde değil, kapasitesi daha geniş olan yeni yapılan Konya Büyükşehir Belediyesi Spor ve Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilecekmiş. E Bilet sisteminden bilet satışı için sahnenin uzak köşelerinde yani pota altları kısmı ile onların üst ve çapraz konumlarına tercih yapma kısıtlamasıyla karşı karşıya kaldım. Protokol kısmı için sahnenin en ön ve üst tribünlerinden 8 Blok ve tam karşısındaki tribünlerden de gene 8 Blok olduğu gibi bilet satışlarına kapatılmış halde protokol,  koruma ve güvenlik mensuplarına ayrıldığını öğrendim. Bu şikayetimi Konya İl Kültür Turizm Müdürlüğü yetkililerine dile getirdiğimde ise bana ; hafta içindeki diğer seanslara neden katılmak istemiyorsunuz, o tarihlerde de izleyebilirsiniz denmesi, böylesi bir yoğun tasavvuf gönüllüsü biri olarak beni büyük hayal kırıklığına uğrattı. Bunun üzerine açılış gecesi olan 7 Aralık tarihinde Mevlana Kültür Merkezi’nde izledim. 2015 Aralık ayındaki etkinliklerde de geçen yılki organizasyonda hiçbir değişikliğe gidilmediğini gördüm, gene 17 Aralık gecesi Konya Büyükşehir Belediyesi Spor ve Kongre Merkezi'nde… gene protokol ve korumalara ayrılmış en güzel yerler ve gene biz tasavvuf gönüllerini kenara köşelere serpiştirilmiş halde küskünce bırakmaları…

Belki bir değişime katkım olur ve bu törenlerin tekrardan özüne yakışır bir düzene dönmesi konusunda bir başlangıç olur düşüncesiyle cumhurbaşkanlığına bu protokol ve korumalara ayrılan yerler konusunda dikkatlerini çekmek için yazdım. Cumhurbaşkanlığı bana gönderdiği yanıtta şikayetimi ilgili kuruma (Konya İl Kültür Turizm Müdürlüğü) ne iletildiğini söyleyip standart bürokratik işlemlere tabi tutmayı sürdürdüler. Ama ben bu yoldan vazgeçmeyeceğim. Bu törenler eskiden olduğu gibi tekrardan tasavvuf gönüllülerine açılmalı bizlerin küskünlüklerini kırmalılar.

Mevlana ve tasavvuf a ilgi duyan biri olarak 17 Aralık Düğün Gecesinin önemi ve fazileti bizler için daha uhrevidir. Mevlana hazretlerinin şehadete ulaştığı gece olması ve bu geceyi hüzün gecesi değil de düğün gecesi olarak bizlere vasiyet bırakması, benim de o atmosferi o heyecanı semazenlerin estirmeye çalıştığı o güzel hava ile beraber  yaşama isteğimi daha da yüceltmesi gerekirken maalesef her geçen yıl tasavvuftan maneviyattan fersah fersah uzaklaşıp maddiyatçılığa doğru son sürat ilerlemektedir. Ben her sene İzmir’den Mevlana’nın Konya yollarına samimiyet aramak için çıkıyorum, aşkı arıyorum, Mevlana’yı görmek için ta uzak diyarlardan gelmiş ama Mevlana’nın ömrüne yetişemedikleri için Allah’tan bizim canımızı buradan al diye dua etmiş olan o 3 ulu insanın aşkını arıyorum. Orası aşk meclisi irfan meclisi. Bürokratların, protokol yetkililerinin salonun yarısından fazlasını ve sahneye en yakın olan yerlerde üstelik bedava izleyebildikleri bir yerde biz Mevlana gönüllülerini kenarda köşelerde izlettirme gafletini Mevlana’nın hangi düşüncesiyle bana açıklayabilirler?

Dünya’nın değişik pek çok yerlerinden insanlar Mevlana’yı okumuş, anlamış felsefesini yorumlamış ve evrenselleştirmişken 17 Aralık’ta Konya Büyükşehir Belediyesi Spor ve Kongre Merkezi'nde bizlere neyi izlettirmekteler? Lacivert siyah takım elbiseli siyasiler, bürokratlar onların korumaları… Bu nurlanmamış suretlerdeki siyasilerin can sıkan konuşmaları, Mevlana’nın öğretilerini kendi hayatlarına ne kadar yaşatabiliyorlar ki benim gibi günlerinin pek çoğunda tasavvufla yoğrulmuş insanlara Mevlana’yı anlatıyorlar(!)

Mevlana gibi bir şahsiyetin yarattığı ve nadir rastlanacağını düşündüğüm bir felsefe akımının, ellerini açıp dönen adamları izlemek seviyesine indirgenmesi üzerinden bir ticari faaliyet haline getirilmiş olması, temelinde Mevlana olan bir aktivitenin biletleri para ile satılıyor ve daha da acısı insanlar parasına göre sınıflara ayrılıyor olması ve daha da vahimi tasavvuf ile alakası dahi olmayan bu insanların üstelik ücretsiz olarak en rahat yerlerden izleyebildiklerini görmem beni derin bir hayalkırıklığına uğratıyor. İki yıldır ilgililere yetkililere soruyorum; Bu topraklara ekilmiş en güzel güllerden birinin şehadete erişmesine binaen ortaya konan bir anma etkinliğini sen neden bu kadar halktan uzak bir konuma sokuyorsun?

Yazımı, bu organizasyonu tertip edenlere Mevlana hazretlerinin şu sözüyle tamamlamak istiyorum; “"Biz birleştirmek için geldik, ayırmak için değil."”

***

Bu imza kampanyası ile hedefim; Belki bir değişime katkım olur, bu anma gecesi eskiden olduğu gibi özüne yakışır bir düzene döner. Sizlerin imzası bu yolda atılmış çok büyük bir adım olacaktır. İlginize ve desteğinize şimdiden minnettarım.



Bugün Akif imzanı bekliyor!

Akif Genç bu imza kampanyası için senin desteğini bekliyor: «Tasavvuf, Mevlana, Şebi Arus: 17 Aralık Şeb-i Arus Etkinlikleri herkese açık olsun». Akif ve imza atan diğer 24 kişiye katıl.