SU HAYATTIR. SU TASARRUFU HAYAT KURTARMAKTIR.

SU HAYATTIR. SU TASARRUFU HAYAT KURTARMAKTIR.

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 200.
200 imzaya ulaşıldığında, bu kampanyanın öne çıkarılan kampanyalarda yer alma ihtimali artar.
Tarım ve Orman Bakanlığı ve tarafına Makbule UYSAL bu kampanyayı başlattı

Su tüm canlıların yaşamları için temel bir maddedir. Örneğin insan vücudunda gerçekleşen bütün sistemler suya ihtiyaç duyar. Bu yüzden bilim dünyası diğer gezegenlerde suyun var olup olmadığını araştırır. Bilinen kadarıyla su Dünya’yı diğer gezegenlerden farklı kılan en önemli maddelerdendir. Peki su Dünya’da bizim düşündüğümüz kadar çok mu? Dünya’da 1.385 kilometre çapındaki bir kürenin hacmi kadar su bulunmaktadır. Bu suyun %97’si okyanuslarda, %1’ i atmosferde ve diğer su kaynaklarında bulunuyor. Ancak canlılar yaşamlarını sürdürebilmek için tatlı su tüketmelidir. Ne yazık ki Dünya’ daki suyun ancak %2’si tatlı sudur. Tatlı su kaynaklarının devamlı olarak kullanılmasına rağmen tükenmiyor görünmesinin nedeni su döngüsüdür. Dünya’daki ülkelerin 1/3’ ü suya ulaşamıyor veya az miktarda ulaşabiliyor. Dünya’daki insanların %18’i temiz suya ulaşamıyor.

Küresel ısınma nedeniyle yaşanan iklim değişikliği ve temiz su kaynaklarının kirlenmesi temiz tatlı su kaynaklarının zamanla tükenmesine yol açmaktadır. Tatlı su kaynaklarının miktarının ihtiyaç duyulan su miktarından az olması su stresi olarak tanımlanıyor. Örneğin su stresi Afrika’da yüksek seviyede iken Kuzey Amerika’da düşük seviyededir. Ayrıca bir bireyin doğrudan veya dolaylı olarak harcadığı tüm su miktarı su ayak izi olarak tanımlanır. Ülkeler kişi başına düşen tatlı su miktarına göre de tanımlanıyor. Bir yılda kişi başına düşen tatlı su miktarının 1.700 metreküpten fazla olması su zenginliği, 1.000-1.700 metreküp arasında olması su stresi, , 1.000 metreküpten az olması su kıtlığı olarak tanımlanıyor. Türkiye’de yılda kişi başına düşen tatlı su miktarı 1.555 metreküptür bu yüzden Türkiye su stresi kategorisinde bulunuyor. Türkiye tatlı su kaynaklarının %10’u sanayide, %76’sı sulamada, %14’ü ise içme suyu olarak kullanılıyor. Bu nedenle dünya genelinde ve ülkemizde su kaynaklarının verimli kullanılması zamanla daha fazla önemli bir noktaya geliyor.

Dünya’da artan su kıtlığı kuraklığa, yoksulluğa, gıda kıtlığına ve ölümlere neden olur. Küresel ısınma nedeniyle yerüstü su kaynakları daha hızlı buharlaşır ve kuraklığa neden olur. Kuraklık, toprağı hızla kurutur ve çölleştirir bu nedenle tarımsal hasat düşer. Yabani hayat olumsuz etkilenir. Ekolojik dengeler bozulur. Su kıtlığı ve sonuçlarına karşı farkındalık yaratmak amacıyla 22 Mart Dünya Su Günü olarak kutlanır. Küresel ısınma, su kıtlığı ve sonuçlarını engellemek için biz de suyu en verimli şekilde kullanmaya dikkat etmeli ve su ayak izimizi küçültmeliyiz.

 Banyo süresini kısaltmalı, meyve ve sebzeler su dolu bir kapta bekletilerek yıkanmalı, makinelerin su tasarrufu yüksek olanları tercih edilmelidir.  Çöpe atılan yiyecekler de israf edilen su demektir çünkü onları üretmek için de su harcanmaktadır.  Bu yüzden israf etmemeye de dikkat edilmelidir. Şehirlerde ısı adası etkisi azaltılmalı, yoğun ısıtma ve soğutmaya son verilmeli, çatılar yağmur suyu hasadı için kullanılabilecek şekilde tasarlanmalı, kişi başına düşen yeşil alan en az 15 metrekare olacak şekilde yeşillendirme çalışmaları yapılmalıdır.  İçme suyu şebeke sistemindeki kayıp ve kaçaklar önlenmeli, yağmur suları atık su kanalizasyon sistemine verilmemelidir. Park ve bahçelere su ihtiyacı fazla olan bitkiler yerine susuzluğa dirençli bitkiler dikilmeli,  bu bitkiler de şebeke suyu ile sulanmamalıdır. Şehirleşme planları yağmur suyu akışına uygun olmalı, caddeler şebeke suyu ile yıkanmamalı, araç ve halı yıkmada şebeke suyu kullanılmamalıdır. Göller, barajlar ve göletlerin çevresi betonlaştırılmamalı, dip çamurları temizlenerek su tutma kapasiteleri artırılmalıdır. Su yoğun sanayileşme azaltılmalı, ormanları ve doğayı yok eden vahşi madencilik durdurulmalıdır.

İklim değişikliğine dirençli tarımsal üretime geçilmeli, yağmur suları ve ileri kademe arıtılmış atık suların toprakla buluşması sağlanmalıdır. Akıllı tarla sensörleri kullanılarak toprağın nem içeriği izlenip sulamanın gerekli olup olmadığını belirlenmeli, tarım sektöründe verimli su kullanımına geçilmelidir. Gıda atıkları ve hayvan gübreleri komposta dönüştürülüp sünger gibi suyu emip yavaş yavaş toprağa vermesi sağlanarak toprağın su tutma kapasitesi artırılmalıdır. Hayvan gübreleri ham şekilde tarım alanlarında kullanılmamalı, kalıcı kirlilik oluşturan ilaçların tarım alanlarında kullanılması denetlenmelidir. Su tüketimi fazla olan tarımsal üretim ve sanayi tesisleri tespit edilmeli ve çözümler üretilmelidir.

Göllerin, barajların ve göletlerin çevresi ağaçlandırılarak yeşil koridorlara dönüştürülmeli, göletler artırılmalıdır. Yağmur suları sayesinde yeraltı su kaynaklarının beslenmesi sağlanmalı ve hunharca kullanılmamalıdır. Yerüstü su kaynakları kirletilerek su kalitesinin bozulması önlenmelidir. Atık sular yeterince arıtılmadan kullanıma açılmamalıdır ve çöpe atılan gıda atıkları azaltılmalıdır. Ormanlaşmaya önem verilerek kuraklığın etkisi azaltılmalıdır.

Kıyı şehirlerde, deniz suyundan tatlı su üreten tesisler kurulmalıdır. Bu sayede insanların kullanamayacağı tuzlu su kullanabilecekleri tatlı suya dönüştürülmüş olur. Dünya’da bu tür 7500’den fazla tesis bulunmaktadır. Gereksiz su tüketiminin önüne de akıllı fiyatlandırma gibi çözümler ile geçilebilir. Kişi başına su tüketimi günlük 130 litre veya altında ise su fiyatlandırılması daha makul seviyede yapılıp, 130 litrenin üstünde ise su tarifeleri kademeli olarak arttırılmalıdır. Bu şekilde insanlar az su tüketimine yönlendirilmiş olur. Su kullanımında az tüket, yeniden kullan, geri dönüştür esası uygulanmalıdır.

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 200.
200 imzaya ulaşıldığında, bu kampanyanın öne çıkarılan kampanyalarda yer alma ihtimali artar.