Öldürülen bebeğim için adalet

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 5.000.


Ben Arzu BAŞARAN BAŞKIRAN. 19 yıllık hemşireyim. 06.11.2016 tarihinde Esenyurtta özel bir hastanede doğum yaptım. Doğan bebeğim 2250 gr 48 cm ‘di. Tek sıkıntısı akciğer gelişimi tamamlanamadığı için sulfaktan eksikliğine bağlı olarak akciğerlerde gaz değişimi yapılamıyordu, yani aldığı oksijen tam anlamı ile kana geçemiyor vermesi gereken karbonmonoksiti dışarı atamıyordu. Yapılması gereken tek şey sulfaktan ilacının ilk 2 saatte verilmesi idi 9 saat sonra verdiler ve bu nedenle hayati riski 45 olan karbonmonoksit değeri 105 oldu ve bebeğim yenidoğan yoğun bakımda diri diri boğuldu.Bunun haricinde hastane enfeksiyonu kaptığı yetmedi açlık orucu ölüm orucu tutturulur gibi 16 gün aç bırakıldı. Beyni,akciğerleri,böbreği kanarken yaşam destek ünitesinden ayırıldı (fişi çekildi) zorla tekrar destek ünitesine bağlattım ve o gece kendi solunumu kalmadı.

Daha sonra tekrar toparlayan bebeğimi sevk etmek istediler. Ben kapı kapı hastane arar iken doktoru bebeği sevk etmemek ve bulunduğu yerde ölmesi için tekrar fişini çekti.Bebeğimi hastaneden aldığımda beyin kanamasına bağlı hidrosefali dediğimiz kafasının büyümesi,akciğerde kanama,ileri derecede böbrek yetmezliği ve ileri derecede kalp yetmezliği olduğunu öğrendik. Kafatasında ki büyüme için şant takılması gerekti ve ameliyat oldu ama ameliyatı kaldıramadı ve öldü.

Esas bundan sonrası daha kötü.Bebeğim aynı gün adli tıp kurumuna otopsi için kaldırıldı.Yapılan otopside beyinde kanama ve ileri derece beyin hasarı,böbreğinin çürüdüğü, bağırsaklarının ileri derece hasar gördüğü,hastane enfeksiyonu kaptığı net belirtilmesine rağmen adli tıp tarafından bilinçli olarak gerçeğe aykırı (sahte) rapor tanzim edilerek hastanede kusur yoktur raporu verildi.Kaldı ki yapılması gereken otopsi T.C.Adalet Bakanlığının 156 nolu genelgesinde açıkça belirtilen minessota protokolüne uygun yapılmadı.Bunun yanı sıra 14 aydır savcılıktan istediğimiz kamera kayıtları ilk geceki doktorun ifadesi, hemşirenin ifadesi hastane yetkilisinin ifadeleri alınmadan sadece sorumlu doktorun ifadesi ve adli tıp raporu ile kovuşturmaya gerek yok kararı verildi.İtiraz ettik itirazımız haklı bulundu ve dava açıldı.Bunun üzerine adli tıpa ayrı dava açılması için başvurdum benim istediğim belgeler sayı ve tarih numarası ile özellikle belirtilmesine rağmen zaten benim dosya ya koyduğum 2 raporu isteyip o raporlarla kovuşturmaya gerek yok kararı verildi şimdi itirazımızı hazırlıyoruz.

Sağlık bakanlığına yaptığım şikayete binaen soruşturma açıldı İl Sağlık Müdürlüğü de sahte rapor verdi.Buna dair İstanbul adalet sarayında soruşturma başlattım.Yetmedi İl Sağlık müdürlüğünü ve hastaneyi tekrardan şikayet için Sağlık Bakanlığına 2. Başvuru yaptığımda ilk başvurumun 2017 haziran ayında sonuçlandığına dair bana yazı gönderen hastaneye bir ton belge veren l Sağlık Müdürlüğünün aslında Sağlık Bakanlığına 08 ve 09 aylarda resmi yazı yazarak soruşturmanın devam ettiğini yazdığını öğrendim. Kaldı ki 14 aydır altında imza kaşe olmayan ve sahte yazıldığı belli olan ultrason sonuçlarının hangi doktor tarafından yazıldığını öğrenemedim.Yetmedi İl Sağlık Müdürlüğünün yaptığı araştırmada o gece bebeğe hiç bakmaya bir hemşirenin bakmış gibi ifadesi var.Çünkü ben bebeğe bakan hemşirenin NRP yani yenidoğan canlandırma sertifikası var mı diye sorgulayınca sertifkası olan hemşirenin ifadesini koymuşlar.Ayrıca bebeğime bakan doktor 09.11.2016-14.11.2019 tarihleri arasında 60. Milli pediatri kongresine gittiğinde bebeğe başka birinin baktığını söylemesine rağmen o tarihlerde hasta tedavi formunda yazısı,iması,kaşesi var. Çünkü o tarihlerde bebeğim hastane enfeksiyonu kapıyor sepsis gelişiyor ve ilk tedavisi olan antibiyotik tedavisi başlanmıyor ve enfeksiyon değerleri 48 binlere çıkıyor. Doktorda bu durumda suçlu olmamak için 3 gün boyunca antibiyotik tedavisinin üstünü çizip yeni antibiyotikleri yazıyor. Zaten doktorun tam 3 adet epikrizi mevcut ve hepsinde tedavi farklı.Buna rağmen savcılık belgede sahtecilik yok diyor. Bebeğin tedavisinde hayat kurtarıcı olan TDP (taze donmuş Plazma) tedavisi 1 kere yapılmış görünüyor doktorun epikrizlerinde ikisinde 10 birinde 6 diğer ifadesinde 5 görünüyor.Doktor kongrede iken aşırı derecede yüksek enfeksiyona bağlı düşen kan değerlerine binaen ben bir adet kan tarnsfüzyonunu o gün ki doktora rica etmemle yapılınca doktor bana inat ne kan değerlerine bakıyor nede ilgileniyor ve pazartesi günü kan değeri 11 olan bebeğin Cuma günü kan değeri 7 lere düşüyor yani 2 torba kan vermiş kadar kan kaybediyor doktor bunu sabah 06-07 arası öğrenmesine rağmen müdahale etmiyor ta ki biz üstüne gidince akşam 18 civarı kanı takıyor ve bebeğimin bu sürede beyin kanaması, akciğer kanaması ve böbrek kanaması devam ediyor ve bebeğim o gecenin sabahında 03:00 civarı solunumu duruyor ve makine ile nefes alır hale geliyor.

18.11.2016 da bebeğe sevk diyen doktor bizim davacı olacağımızı tahmin edince bebeğin hastaneden sevk edilmemesi için fişini çekiyor ve 112 komutaya bebeğin durumunun iyi olduğunu beyan ediyor. Ama benim yenidoğan yoğun bakım hemşiresi olmam daha önce prematüre bebeklere bakmam ve adli tıpın,il sağlık müdürülüğünün yazdığı raporlarda ki tutarsızlığı bulmam nedeni ile devlet kurumu yetkilileri ne yapacaklarını şaşırdılar.Lütfen bana yardımcı olun ve sesimi duyurayım.Tüm belgeler elimde ve ispatlı, her ne kadar hemşire olsam da sonuçta bir anne olan bana her seferinde bebeğimin ölümünü defalarca yazdırıp yaşatarak işkence ediliyor.Sizden ricam lütfen bu yolda yanımda olun.

Saygılarımla

Arzu BAŞARAN BAŞKIRAN

https://odatv.com/oglum-cok-ozur-dilerim-beni-affet-0502181200.html

https://odatv.com/yazar/fethi-yilmaz/odatv-yazdi-sorusturma-baslatildi-08021804.html



Bugün Arzu imzanı bekliyor!

Arzu Başaran başkıran bu imza kampanyası için senin desteğini bekliyor: «T.C : Öldürülen bebeğim için adalet». Arzu ve imza atan diğer 3.163 kişiye katıl.