FENERBAHÇE'NİN 1959 ÖNCESİ ŞAMPİYONLUKLARININ TESCİLİ İÇİN SENDE DESTEK OL !!

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 500.


1923 YILINDA RESMEN TESCİLLENEN VE UEFA'NIN 26. ÜLKE FEDERASYONU OLAN TÜRKİYE FUTBOL FEDERASYONUNUN 1959 YILI ÖNCESİ TÜRK FUTBOLUNUN EFSANE İSİMLERİNİN ALIN TERİ OLAN ŞAMPİYONLUKLARIN SAYILMASINI İSTİYORUZ!!!

 

NEDEN Mİ?

1924’TEN BUGÜNE, ÜLKE FUTBOL FEDERASYONUNUN DÜZENLEDİĞİ TÜRKİYE ŞAMPİYONALARINA GENEL BAKIŞ
1) Türkiye’de futbol ulusal düzeyde oynanmaya, TFF'nin kuruluşunun ardından, 1924 yılında başladı. 1923 yılında resmi olarak kurulan ve FIFA üyesi olan TFF, 1924'de Türkiye'de ilk defa, o ana kadar düzenlenen şehir liglerinden farklı olarak, ülke şampiyonası düzenledi. İlk ülke şampiyonası Türkiye Futbol Birinciliği (Türkiye Futbol Şampiyonası ismi de kullanılır) adıyla düzenlendi.

Bu şampiyona, 1924-1942 arasında farklı şehir liglerinin ve bölge birincilerinin arasında eleme usulü oynandı.

1942’de statü değişti. Bu yıldan itibaren İstanbul, Ankara ve İzmir şampiyonları ve bu 3 şehrin dışındaki şehir/bölge birincileri arasından eleme usulüyle gelen bir takımın oluşturduğu deplasmansız lig oluşturuldu.

Bu şampiyona 1924-1951 yılları arasında ulusal olarak düzenlenmiş ve oynatılmış oldu.

2) Türkiye Futbol Birinciliği’nin ardından ikinci ulusal futbol organizasyonu Milli Küme oldu. Milli Küme, Türkiye’nin ilk deplasmanlı ligi oldu. İstanbul, İzmir, Ankara illerinde düzenlenen şehir liglerinde başarılı olmuş takımların katıldığı ve deplasmanlı lig usülüyle oynanan bu ulusal şampiyona, istisnai 3 sezon hariç 1950 yılına kadar tüm sezonlar oynandı. Milli Küme’ye İstanbul liginden o sezon ilk 4, Ankara ve İzmir liginde o sezon ilk 2 sırayı alan takımlar katıldı. (Sadece bir sezon Ankara’dan 3 takım katıldı.) Milli Küme, 1937-1950 arasında organize edildi.

3) Türkiye’nin üçüncü ülke çapındaki futbol organizasyonu Federasyon Kupası’ydı. Federasyon Kupası, 1956-57 ve 1957-58 sezonlarında oynandı. Federasyon Kupası’nın ilk sezonunda Ankara, İstanbul, İzmir ve Adana takımları temsil edildi. İkinci sezonunda Adana takımları yer almadı. Milli Küme yapısına benzer şekilde sadece Ankara, İstanbul ve İzmir takımları oynadı.

4) Türkiye’nin dördüncü ulusal futbol organizasyonu ise 1959’da Milli Lig adıyla başlayan bugünkü Süper Lig oldu.

İşte; Fenerbahçe'nin 28 Türkiye Şampiyonluğu, ülke futbol federasyonunun oynattığı ulusal şampiyonalardaki birinciliklerinin sayılmasından gelir.

Fenerbahçe, Türkiye Futbol Birinciliği’ni 3 kez, Milli Küme’yi 6 kez ve Süper Lig’i ise 19 kez kazanmıştır.

Fakat bu konu ne zaman gündeme gelse, kamuoyunda bazı kişi ve kurumlar, Fenerbahçe’nin 1959 öncesinde kazanılmış 9 Türkiye Şampiyonluğunun hesaba katılmasına çeşitli sebepler sunarak itiraz etme gayretinde bulunuyor.

Şimdi onların itirazlarının doğru olup olmadığına bakalım.

KARŞIT TEZLER VE CEVAPLARI
1959’dan önce sadece şehir/bölge ligleri vardı, ulusal şampiyonalar yoktu. Ulusal şampiyonalar 1959'dan sonra başlamıştır. YANLIŞ
CEVAP:
Bu itirazın hiçbir temeli ve dayanağı olmamasına rağmen sıkça dile getirildiği için buraya aldık. Aslında bu organizasyonların isimleri bile bunların ulusal olduğunu kanıtlıyor. Türkiye Futbol Birinciliği ve Milli Küme’nin maç programlarına ve bu organizasyonlara katılan takımlara bakıldığında, bu organizasyonların bölgesel değil ulusal olduğu açıkça ortada. 

Bu organizasyonlar tek bir bölge ya da şehir ile kısıtlı kalmamış, farklı bölgelerin takımlarını ulusal olarak karşı karşıya getirmiştir. Dahası, TFF resmi sitesinde ilk ulusal Türkiye futbol şampiyonasının 1924 yılında yapıldığı ve şampiyonun da Harbiye olduğu bilgisi açık ve net yer almaktadır ve bu temelsiz iddiayı tamamen çürütmektedir.

TFF Açıklaması


1959 öncesi ulusal şampiyonalar sadece 3 şehrin (Ankara, İstanbul,İzmir) takımlarıyla oynandı. Tam ulusal değil, kısmi ulusaldır. Bu yüzden ulusal şampiyonluk olarak sayılamazlar. YANLIŞ
CEVAP:
Türkiye Futbol Birinciliği, çok fazla sayıda şehrin takımlarının katılımıyla oynanmıştır. Örnek olarak 1933’te 16 farklı şehrin, 1935’te 22 farklı şehrin takımları bu ülke çapındaki organizasyonda yarışmıştır. 

Milli Küme ise, bir sezon dışında 3 şehrin (Ankara, İstanbul, İzmir) takımlarıyla oynandı. 1941 yılında Eskişehir Demirspor’un Milli Küme’ye katılımı sonucu sadece o sezon Milli Küme’de 4 kentin takımları temsil edildi. Ancak bu durum, Milli Küme’yi ulusal olmaktan çıkarmıyor. Neden mi? Çünkü TFF’nin Beşiktaş’a 2 şampiyonluk verdiği Federasyon Kupası da bir sezon 4, bir sezon da 3 şehrin takımlarıyla oynandı. 

Fakat daha önemlisi ise; 1959’dan sonra oynanmaya başlayan, bugünkü adıyla Süper Lig’in ilk 8 sezonundan 7'si de sadece 3 şehrin (Ankara, İstanbul, İzmir) takımlarıyla oynandı, sadece 1960-1961 sezonunda Adana Demirspor üç büyük kentin dışından gelerek ligde yer aldı. Diğer kent takımlarının ilk 8 sezonda Süper Lig’e katılımına izin verilmedi. 

Türkiye Futbol Federasyonu resmi kayıtlarına göre örnek olarak 1959 ve 1960 sezonlarında düzenlenen Lig’de yer alan takımlara aşağıdan ulaşabilirsiniz: 
http://www.tff.org/default.aspx?pageID=1183
http://www.tff.org/default.aspx?pageID=1184

Kısacası, Milli Küme'deki farklı şehir sayısı ile 1959-1966 arası düzenlenen Süper Lig’deki farklı şehir sayısı birebir aynıdır. Süper Lig’in ilk 8 sezonu ulusal kabul edilirken Türkiye Futbol Şampiyonası ve Milli Küme'nin ulusal olmadığını iddia etmek akla aykırıdır.
Milli Küme ve Türkiye Futbol Birinciliği aynı sezon oynandı. Bir sezonda 2 Türkiye Şampiyonu olmaz. YANLIŞ
CEVAP:
1924-1951 yılları arasında Türkiye’de 27 ulusal futbol organizasyonu düzenlenirken, (11 Milli Küme-16 Türkiye Futbol Birinciliği olmak üzere) bunlardan 20’si o sene içinde Türkiye’deki TEK ulusal futbol organizasyonu olmuştur. Milli Küme ve Türkiye Futbol Birinciliği sadece 7 kez aynı yıl içinden düzenlenmiştir ancak hiçbir zaman takımlar iki cephede birden aynı anda yarışmamıştır. Yani Milli Küme ile Türkiye Futbol Birinciliği zaman zaman aynı takvim yılı içerisinde oynandı, ama hiçbir zaman aynı anda oynanmadı. Maçlar hiçbir zaman dönem olarak çakışmadı. Bir şampiyona bitmeden diğeri başlamadı. İstanbul, Ankara ve İzmir şampiyonu hem Milli Küme’ye hem de Türkiye Futbol Birinciliği’ne katılım sağlayabildi. 

Takım sayısının bugünkü kadar fazla olmadığı dönemlerde Milli Küme yaklaşık 3-5 ay içinde (Mart-Mayıs ya da Temmuz) sona eriyordu. Buna bağlı olarak, futbol federasyonu aynı takvim yılına bir ulusal şampiyona daha yerleştirip, takımları davet ediyor, takımlarımız da katılıp ulusal olarak yarışıyordu. 

Ayrıca aynı durum İtalya Ligi Seria A’da da gerçekleşmiştir. Hatta İtalya ligindeki durum çok daha tartışmalı boyuttadır. 1921-22 sezonunda İtalya'da iki ayrı şampiyon yer almaktadır. İtalyan Futbol Federasyonu içinde ayrılık çıkması nedeniyle ikinci bir organizasyon, geri kalan takımlarla bir lig düzenlemiş ve 1 yıl süren bu ayrılığın ardından İtalya Futbol Federasyonu kendisine karşı alternatif olarak yapılan bu ligin bile şampiyonunu Seria A şampiyonu olarak kabul etmiştir. Aynı sezonda düzenlenen bu liglerde tamamen farklı takımlar yarışmasına rağmen, İtalya Futbol Federasyonu kendisine karşı düzenlenen ligi bile kabul etmiştir.

Bunun yanında, günümüzde halen Dünya’nın farklı coğrafyalarından bu konuda örnekler vermek de mümkündür. Örneğin şu an Arjantin'de, futbol 1 sezondan 2 şampiyon çıkacak şekilde, Apertura (Açılış) - Clausura (Kapanış) ligleri olarak oynanmakta ve her yıl bittiğinde, o yılın 2 şampiyonu olmaktadır. Hatta aynı takımın aynı yıl 2 lig şampiyonluğu kazandığı da olmuştur.
Türkiye Futbol Birinciliği ve Milli Küme şampiyonları Türkiye’yi Şampiyon Kulüpler Kupası’nda (bugünkü Şampiyonlar Ligi) temsil etmedi. Bu yüzden ulusal şampiyonluk hesabına katılamazlar. YANLIŞ
CEVAP:
Bu iki organizasyonun şampiyonları Şampiyonlar Ligi’ne katılmadı, çünkü Şampiyonlar Ligi henüz başlamamıştı ! Şampiyonlar Ligi, UEFA'nın 1954 yılında kurulmasının ardından 1955-1956 sezonunda ilk defa UEFA tarafından düzenlenmeye başladı. Konuştuğumuz dönem ise 1924-1951 arasını kapsıyor. Dolayısıyla UEFA'nın kurulmasından ve Şampiyonlar Ligi'nin oynanmaya başlamasından önceki bir dönemdeki ulusal şampiyonaların sırf bu sebepten ötürü sayılmaması mantığa aykırıdır. 

Dünya’da hiçbir ülke ulusal şampiyonluklarının sayımını kulüpler arasındaki uluslararası turnuvaların başlama tarihine dayandırmaz. Öyle olsa Avrupa liglerinin hepsinde şampiyonluklar sayılmaya 1956’dan başlardı !
O halde Türkiye Kupası da Türkiye Şampiyonluğu olarak sayılsın. O da ulusal organizasyon. YANLIŞ
CEVAP:
Türkiye Kupası ulusal bir organizasyondur ama iki nedenle Türkiye Şampiyonluğu olarak sayılamaz. 

Birincisi Türkiye Kupası 1962 yılında oynanmaya başladığında Süper Lig zaten hayattaydı. Türkiye Kupası hiçbir zaman ülkenin bir numaralı organizasyonu olmadı. Türkiye Kupası, her zaman Süper Lig oynanırken, Süper Lig'in yanında ikincil bir kupa organizasyonu olarak oynandı. Yani Türkiye Futbol Birinciliği ve Milli Küme'nin farklı dönemlerde oynanma ve oynandıkları dönemde bir numaralı ulusal şampiyona olma durumu Türkiye Kupası için geçerli değil. 

İkincisi ve daha da önemlisi ise; Türkiye Kupası, UEFA tarafından düzenlenen dönemin Kupa Galipleri Kupası’na ülkeden temsilci yollanması amacıyla düzenlenmiş bir turnuvadır. Yani Türkiye şampiyonaları (Türkiye Futbol Birinciliği ve Milli Küme) Avrupa kupalarından bağımsız olarak çok önceden başlamışken, Türkiye Kupası, sadece Kupa Galipleri Kupası’na takım göndermek için oluşturulmuştur. 

Tüm Avrupa'da, ülke şampiyonluklarının altında bir değere sahip olan, ikincil önemdeki kupa organizasyonları, hiçbir ülkede ülke şampiyonluğu olarak sayılmamaktadır.
Türkiye Futbol Birinciliği lig değildi, bu yüzden ülke şampiyonlukları arasında sayılamaz. YANLIŞ
CEVAP:
Türkiye Futbol Birinciliği’ne katılım için önce şehir liginin şampiyonu olup ardından bölge birincisi olmak gerekiyordu. Sonrasında eleme usulü oynanan maçlarla şampiyon belirleniyordu. 1942 sonrası dönemde de bölge ve şehir şampiyonları, dönemin lojistik imkanların darlığı sebebiyle deplasmansız (tüm maçlar aynı kentte) lig usulü olarak karşılaştı. Yani Türkiye Futbol Birinciliği çeşitli aşamalarda lig usulü de oynanmıştır. 

Beşiktaş’ın 2 kez aldığı Federasyon Kupası da önce eleme sonra da kalan takımlarla lig usülü oynanmıştır. Mesela Fenerbahçe 1956-57 sezonunda 2. turda elenerek lig aşamasına kalamamıştır. Yani Beşiktaş’ın ülke şampiyonluğu olarak sayılan iki şampiyonluğu da statü açısından elemeleri içerdiği için bugünkü anlamıyla lig usulüyle düzenlenmemiştir. Ancak bu, 1956-1957 ve 1957-1958 sezonlarındaki birinciliklerin ülke şampiyonluğu olarak sayılmasını engellememiştir. 

Ayrıca bugün sayılan Süper Lig'in 1959 sezonu da iki ayrı gruplu lig şeklinde oynandı, grupların birincileri şampiyonluk için oynadı. 1962-63 sezonu da benzer şekilde iki grup ve final grubu şeklinde oynandı. Keza Süper Lig'in, 2011-2012 sezonu da önce lig, sonra süper final formatında olmak üzere farklı statülerde oynanmıştır. 

Bunun yanında İtalya başta olmak üzere diğer Avrupa ülkelerinde de, futbolun ulusal olarak ilk oynanmaya başladığı yıllarda, farklı bölgelerin takımları eleme veya playoff usulü olarak da karşı karşıya gelmiş, ancak lig formatında olmaması bu şampiyonlukların bugün sayılıyor olması bakımından hiçbir engel teşkil etmemiştir.
Milli Küme ve Türkiye Futbol Birinciliği profesyonel dönemde değildi. Bu yüzden yıldız hesabına katılamazlar. YANLIŞ
CEVAP:
Profesyonellik oyuncuyla kulübü arasındaki anlaşmayı düzenler ancak bunun bir şampiyonanın ulusal olup olmamasıyla bir ilgisi yoktur.

Futbol 1900’lü yılların ortalarına kadar dünyanın başka yerlerinde de amatör olarak oynanmıştır. Ülkemizde olduğu gibi, birçok ülkede de, ülke futbol federasyonu kurulduktan yıllar sonra profesyonelliğe geçilmiş ve fakat ilgili ülkelerin futbol federasyonu nezdinde oynatılan tüm ulusal şampiyonalardaki birincilikler, bu ülke liglerinde ülke şampiyonluğu olarak sayılmaktadır.

Örnek vermek gerekirse; İtalya Ligi 1898 yılında oynanmaya başladı, çok uzun yıllar sonra profesyonel lig statüsünü aldı. İtalyan Futbol Federasyonu’na göre Genoa takımının 9 şampiyonluğu bulunmakta ve fakat takımın bu 9 şampiyonluğunun tümü amatör döneme ait. İtalya’da 9 şampiyonluğu bulunan Genoa bir kez daha ligi kazanması halinde formasına yıldız takabilecek. Örnek olarak italya ligindeki şampiyonluklara bu linkten ulaşılabilir:
http://www.legaseriea.it/en/serie-a-tim/albo-d-oro

Benzer şekilde Hollanda Ligi'nde futbol federasyonu 1899 yılında kuruldu. Profesyonel futbola geçiş 1954 yılında gerçekleşti, ancak Hollanda liginde şampiyonluklar ise 1899 yılından itibaren sayılmaktadır. Örnek olarak, Ajax her 10 şampiyonluğa 1 yıldız kuralı kapsamında 33 şampiyonlukla formasında 3 yıldız taşırken, bu şampiyonlukların 8’i amatör dönemdendir.

Profesyonellik, ulusal şampiyonaların sayılmasında bir kıstas olsaydı, Hollanda, İtalya, Fransa ve diğer birçok ülkede de profesyonellik öncesi dönem şampiyonları sayılmazdı.
SONUÇ:
Avrupanın ve Dünyanın önde gelen tüm ülkeleri, bizzat ülke futbol federasyonunun oynattığı, ülke şampiyonunu belirleyen tüm ulusal şampiyonaları, gerek ülke tarihlerine, gerek takımlara, gerekse o dönemin efsane futbolcularına saygı duyarak, sahip çıkarak şampiyonluk sayıları içinde saymaktadır. Tek önemli kıstas, bu şampiyonaların, ülke futbol federasyonu nezdinde oynatılmış olması ve şampiyonaların bölgesel değil ulusal şekilde ülke şampiyonunu belirlemesidir.

Fenerbahçe’nin 9 şampiyonluğu bulunan Milli Küme ve Türkiye Futbol Birinciliği de, bu ülkenin ulusal futbol federasyonu tarafından tertiplenmiş, kupaları ulusal futbol federasyonumuz tarafından verilmiştir. Bu şampiyonaların Türkiye Şampiyonluğu olduğu bizzat TFF sitesinde de açıkça yer almaktadır. 

Fenerbahçe’nin 1959 öncesi dönemde, bizzat ülke futbol federasyonu nezdinde kazandığı 9 ülke şampiyonluğunun kupaları müzede, hatıraları, o dönemki 'Türkiye Şampiyonu' manşetli gazete küpürleri ise arşivlerdedir. 

Bahsedilen ulusal futbol organizasyonlarında şampiyonluğu olan sadece Fenerbahçe de değildir. Bu organizasyonları şampiyonluk hesaplarına dâhil etmemek sadece Türkiye Futbol Birinciliği ve Milli Küme’yi kazanmış takımlara değil, Türk futbolunun tarihine yapılmış büyük bir haksızlıktır.

Son olarak unutmayalım ki, Baba Hakkı'ları, Süleyman Seba'ları, Cihat Arman'ları, Fikret Kırcan'ları, Lefter Küçükandonyadis'leri, Gündüz Kılıç'ları hem takımlarımızın hem ülkemizin efsaneleri yapan, bu şampiyonluklarda attıkları goller, kazandıkları kupalardır.

Fenerbahçe'mizin marşında isimi geçen efsanelerimiz; Cihat'lar, Lefter'ler, Fikret'ler, bu şampiyonalarda attıkları goller, yaptıkları kurtarışlar, kazandıkları Türkiye Şampiyonlukları ile efsanelerimiz olmuş ve marşımızda yerlerini almışlardır.

1924’TEN BUGÜNE; FUTBOL FEDERASYONUNUN OYNATTIĞI ÜLKE ŞAMPİYONALARINDA TAKIMLARIN ŞAMPİYONLUK SAYILARI:
Fenerbahçe 28 (Türkiye Futbol Birinciliği - 1933, 1935, 1944), (Milli Küme - 1937, 1940, 1943, 1945, 1946, 1950), (Süper Lig - 1959, 1961, 1964, 1965, 1968, 1970, 1974, 1975, 1978, 1983, 1985, 1989, 1996, 2001, 2004, 2005, 2007, 2011, 2014)
Galatasaray 22 (Milli Küme - 1939), (Süper Lig - 1962, 1963, 1969, 1971, 1972, 1973, 1987, 1988, 1993, 1994, 1997, 1998, 1999, 2000, 2002, 2006, 2008, 2012, 2013, 2015, 2018)
Beşiktaş 20 (Türkiye Futbol Birinciliği - 1934, 1951), (Milli Küme - 1941, 1944, 1947), (Federasyon Kupası - 1957, 1958), (Süper Lig - 1960, 1966, 1967, 1982, 1986, 1990, 1991, 1992, 1995, 2003, 2009, 2016, 2017)
Trabzonspor 6 (Süper Lig - 1976, 1977, 1979, 1980, 1981, 1984)
Harbiye (Harb Okulu) 3 (Türkiye Futbol Birinciliği - 1924, 1942, 1945)
Gençlerbirliği 2 (Türkiye Futbol Birinciliği - 1941 ve 1946)
Bursaspor 1 (Süper Lig - 2010)
Göztepe 1 (Türkiye Futbol Birinciliği - 1950)
Ankaragücü 1  (Türkiye Futbol Birinciliği - 1949)
Ankara Demirspor 1 (Türkiye Futbol Birinciliği - 1947)
Eskişehir Demirspor 1 (Türkiye Futbol Birinciliği - 1940)
Güneş 1 (Milli Küme - 1938)
İstanbulspor 1 (Türkiye Futbol Birinciliği - 1932)
Muhafızgücü 1 (Türkiye Futbol Birinciliği - 1927)



Bugün Batuhan imzanı bekliyor!

Batuhan BAŞEL bu imza kampanyası için senin desteğini bekliyor: «TÜRKİYE FUTBOL FEDERASYONU: FENERBAHÇE'NİN 1959 ÖNCESİ ŞAMPİYONLUKLARININ TESCİLİ İÇİN SENDE DESTEK OL !!». Batuhan ve imza atan diğer 243 kişiye katıl.