CMK'da Angaryaya Son!

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 500.


   Hukuk Devleti, temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alındığı ve kişilere hukuksal güven sağlayan devlettir. Devlet faaliyetlerinin takdiri kişilere veyahut keyfiyete değil, hukuki kaidelere tabi olmasıdır. Klasik tanımıyla hukuk, kişilerin birbirleriyle ve devlet ile olan ilişkilerini düzenleyen, uyulması kamu kudreti ile desteklenen kurallar bütünüdür.

   Bir hukuk devleti; insan hak ve özgürlüklerinin güvenliği, yasaların genelliği ve eşitlik, bağımsız yargı ve yargısal denetim (yasaların anayasaya uygunluğunun denetimi ve yönetimin yönetsel işlem ve eylemlerinin denetimi), Yargıç güvencesi ve tüm bu hakların tabiyete ulaşması için savunma özgürlüğü ile sağlanır. Öyle ki Anayasamızın 12.maddesi; "herkes kişiliğine bağlı dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve özgürlüklere sahiptir" demektedir. Kişilerin bu özgürlüklerini savunması ve gerçek hukuk devletinde yaşadığını bilmesi ve hissetmesi için savunma hakkını sonuna kadar kullanmalıdır. Anayasamızın 36. maddesinde de; "herkes, meşru bütün vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde, davacı ve davalı olarak iddia ve savunma hakkına sahiptir." demektedir. Bu kapsamda da savunma hakkı, kişinin yaşam hakkı kadar önde gelen, kutsal bir hak olma vasfını taşımaktadır; çünkü kişinin savunma hakkı olmadan diğer hak ve özgürlüklerine kavuşması söz konusu bile değildir.

    Vatandaşların temel hak ve özgürlüklerine kavuşabilmesi ve bir hukuk devleti olmanın yolu savunma hakkından geçmektedir. Bu sebeplerle en önemli olgu savunma mesleğini yürüten savunmanların özgür, bağımsız ve tabiri caizse imtiyaz sahibi olması gerekir. Bu sebeple de Avukatlık Kanunu'nun 1.maddesinde Avukatlık bir kamu hizmeti ve serbest meslek olarak tanımlanmış olup, Avukatın görevini yerine getirmekte bağımsız olduğu ibaresi eklenerek bu özgürlüğün altı çizilmiştir. Bu anlayış ve hukuk devleti diyalektiği TCK'nın 128.maddesine de yansımış ve savunma dokunulmazlığına verilen önem belirtilerek " vekillerin, yasal savunucuların yargı organlarına verdikleri dilekçe ya da başkaca işlemli kağıt veyahut yapılan savunmaların kapsadığı aşağılamayı içeren yazı ve sözlerinden ötürü kovuşturma yapılmaz" ibaresi eklenmiştir. Bu durum savunma dokunulmazlığının güvencesi olarak yorumlanmalıdır.

    Adalete erişim kavramı, salt yargı organlarına başvuru imkanına sahip bulunmayı ifade etmez; gerek bunun önündeki engellerin saptanarak kaldırılmasını, gerekse yargılama usul ve kurallarıyla başvurucu hak arayana en kısa sürede, en az masrafla ve en rahat şekilde hakkına kavuşması yolunun açılmasını, bu konuda gerekli düzenlemelerin yapılmasını ve bu düzenlemelerin uygulamasının denetlenmesini ifade eder.

    Hak arama özgürlüğü, bütün özgürlüklerin güvencesi ve yaptırımı olma özelliğini taşır. Hak arama özgürlüğüne sahip olmayan ülkede vatandaşlar onurlu yaşayamaz ve o devlet hukuk devleti asla olmaz.

    Adalet Bakanlığı ve Maliye Bakanlığının yaptığı bir çalışma ile aile mahkemeleri, tüketici mahkemeleri ve çocuk mahkemelerinin görev alanına giren davalar ve işler ile vesayet davaları ve iş uyuşmazlıklarında dava şartı olarak arabuluculuk ile bunlara bağlı icra takipleri kapsamında verilen avukatlık hizmetlerindeki KDV oranı %18’den %8’e indirilmişti. Ne var ki CMK uygulamasındaki avukatlık ücretlerinin düşüklüğü bu hizmeti avukatlar açısından ANGARYA noktasında tutmaya devam etmektedir. Bu görevlendirmelerde çok düşük miktarlarda ücret belirlenirken, bununla birlikte bu düşük ücretler yüksek oranlarda vergiye tabi tutulmaktadır. Daha açık deyişle asgari ücret tarifesi altında ücret alma yasağına yıllardır bizzat Adalet Bakanlığı riayet etmemektedir.

    Tüm bu kavramların aydınlatması sonucunda;        

     1. 5560 sayılı Kanunun 21. maddesinde düzenlenen "zorunlu müdaafilik kapsamı"; Savunma hakkı ve hak arama özgürlüğünü onurlu yaşam ve hukuk devleti felsefesinden yola çıkarak ; savunma suçlama ile başlamalı, hazırlık soruşturmasından kovuşturma kararının kesinleşmesine kadar haklarını kullanmak isteyen vatandaşın her aşamada ve maddi durumu ne olursa olsun Avukatla ceza dosyalarını takip etme hakkına sahip olmalıdır.

      2. Savunmanlık görevini yerine getiren Avukat, vatandaşın yukarıda geçen haklarından faydalanması için emeği ve mesleğiyle orantılı bir ekonomik bedelle karşılığını almalı, mesleki tatminini sağlamak ve vatandaşın haklarını savunmakta Avukatın teşvik edilmesi için CMK ücretleri artırılmalıdır.

      3. Avukatlık Yasası 164/4 de “Avukatlık asgari ücret tarifesi altında vekâlet ücreti kararlaştırılamaz. Ücretsiz dava alınması halinde, durum baro yönetim kuruluna bildirilir.” hükümlerini amirdir. Ancak bu duruma rağmen CMK ücretleri, Adalet bakanlığı tarafından çıkarılan "Avukatlık ücret tarifesi"nin altındadır. Bu durum söz konusu değilmişcesine tarifeden daha düşük olan ücretten kamu hizmeti olmasına rağmen %18 KDV alınmaktadır. CMK ücretleri her yıl çıkarılan tarifenin altında olmaması gerektiği gibi KDV de düşürülmelidir (%1).

       4. Zorunlu müdafilik kapsamında vatandaşın adil yargılanma ve adalete erişim hakları gözönüne alınarak süre ve yaş kısıtlamaları kaldırılmalıdır.

İSTANBUL BAROSU GENÇ AVUKATLAR MERKEZİ