Kampanya Kapatıldı

Silivri'de Termik Santral istemiyoruz. Toprağına, suyuna ve havana sahip çık.

Bu kampanya 877 destekçiye ulaştı


Üzerinde yaşadığımız gezegen sizi vicdanın tarafı yapmıyorsa, ait olduğunuz tüm oluşumların hiçbir kıymeti yoktur. Bu farkındalıkla ve sadece insanı merkeze alan bir yaklaşımla bu toprak, hava ve su en az benim kadar senin, şimdi ona sahip çıkma zamanı sen de vicdanın tarafında mısın?

Termik Santrallerin ne getirip ne götürdüğünü aşağıda bir alıntı yazıyla sizinle paylaşıyorum.

Termik santrallerinin çevresel etkileri şöyle sıralanabilir: Hava Kirliliği, Su Kirliliği, Toprak Kirliliği, Canlılar üzerinde Yaptığı Etkiler.

 

Hava Kirliliği

 

Termik santrallerin çalışması sonucu ortaya çıkan baca gazı (SO2, NOx) birçok çevresel problemi de beraberinde getirmektedir. Kullanılan yakıta bağlı olarak değişen oranlarda çıkan gaz ve partikül maddeler uzun zaman boyunca havada asılı kalmaları nedeniyle bronşit, anfizeme, damar hastalıkları gibi hastalıkların yanında insan ölümlerine de sebebiyet vermektedir.
Termik santrallerin oluşturduğu hava kirliliği sadece havayı soluyan canlılara değil, orman ve geniş tarım arazilerine de olumsuz  etkiler yapmaktadır. Bacadan çıkan gazlar ve diğer maddelerin ürün verimlerine olumsuz etkileri görülmektedir.
SO2 ve NOx gazları asit yağmurlarının oluşumunda birinci derecede sorumludurlar.
Bacalardan atılan kükürt ve azot oksitler, rüzgarla birlikte ortalama 2-7 gün içerisinde atmosfere ulaşırlar.
Bu zaman süresi içinde bu kirleticiler atmosferdeki su partikülleri ve diğer bileşenlerle tepkimeye girerek Sülfirik Asit ve Nitrik Asit’i oluştururlar. Atmosferde oluşan bu asitler,  yağmur ve kar ile yeryüzüne ulaşırlar.
Böylece termik santrallerin bacalarında gazlar ikinci kez ve daha geniş bir bölgeye etki etmiş olurlar.
Termik santral küllerinin toplandığı alanda oluşan Radon gazı havaya ulaşmaktadır.
Küllerin üzeri toprakla örtülse bile oluşan Radon gazı toprağın gözeneklerinden geçerek havaya karışmakta, yaklaşık 4 gün içerisinde Polonyum’a ve aktif Kurşuna dönüşebilmektedir.
 Bu nedenle kül yığınları çevreye radyoaktif madde yaymaktadır. Bacadan atılan maddelerin içerisinde en önemli olan radyoaktif madde Uranyum maddesidir.
 

Su Kirliliği

 

Termik santrallerde soğutma, temizleme vb. işlemler için önemli miktarda su kullanılmaktadır. Kullanılan bu suyun alıcı ortama deşarjı sonucu ortamdaki sıcaklık dengesi bozulur. Sıcaklık canlılar için hayati önem taşıyan bir kavramdır ve sıcaklık değişimlerinin canlı faaliyetleri üzerinde kısıtlayıcı hatta öldürücü etkisi vardır.
Kullanılan soğutma sularının alıcı ortama verilmeden önce arıtılması sırasında (geçici sertlik giderimi, çöktürme) kullanılan kimyasal maddeleri suyun verildiği ortamlarda kirliliğe neden olmaktadır.
Baca gazından çıkan maddelerin yarattığı asit yağmurları da yeryüzüne düşmeyle beraber kirliliğe, bitki ve toprak yapısında değişime  neden olabilmektedir.
Uçucu küllerde bulunan Fe, Zn, Cu, Pb vb. ağır metaller yağmur sularıyla yıkanma gibi durumlarla yer altı suyuna ve içme suyu kaynaklarına ulaşabilmektedir.
 

Toprak kirliliği

 

Termik santrallerin hava ve su ortamlarında yarattığı etkiler toprak içinde geçerlidir. Santralde kullanılan suların toprağa deşarjı, asit yağmurları, uçucu küllerin toprak üzerinde birikmesi gibi bir çok kavram toprak kirliliğine ve dolaylı olarak verim düşmesi ve ürün kalitesinin bozulmasına sebep olmaktadır.
Santralden çıkan baca gazları bitki örtüsünün gelişimini yavaşlatır.  Ürün kalitesi ve ürün veriminin düşmesine neden olabilir.
Toprak çoraklaşması, orman azalmasına sebep olabilir.
Yapılan araştırmalar santral çevrseinde yaşayan insanlarda solunum yolu rahatsızlıklarının diğer bölgeler göre daha çok olduğunu ortaya koymuştur.


Prof. Dr. Gülfem Bakan (TMMOB Samsun Kent Sempozyumu kitabında yayınlanmıştır)

 



Bugün Bayram imzanı bekliyor!

Bayram Üstündağ bu imza kampanyası için senin desteğini bekliyor: «Silivri'de Termik Santral istemiyoruz. Toprağına, suyuna ve havana sahip çık». Bayram ve imza atan diğer 876 kişiye katıl.