Geciken adalet, adalet değildir!

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 1.500.


17 Eylül Perşembe akşamı kapısı çalınan operatör doktor Murat Sinan Engin, kapıyı 10 yaşındaki kızıyla birlikte açtı. Gelen alt kat komşusu, "gürültü sizden mi geliyor?" diye sordu. "Hayır" cevabını alınca, "peki nereden?" dedi. "Bilmiyorum" diye cevap veren Engin'in üzerine doğru sinirli bir şekilde gelmeye başlayınca baba ve kızı kapıyı kapattılar. Birkaç saniye sonra kapıdan içeriye öldürücü olacak seviyeden iki el ateş edildi. Birden bir panik dalgası evi sardı, Engin'in eşi pencereye çıkıp yardım isterken kaçışan ev halkı 155 i aradı. Bu süre zarfında kurşunlardan kapıyı açıp ne olduğunu soran komşularının evi de nasibini aldı.

Gözaltına alınan zanlı, gürültüden uyuyamadığını, silahın defalarca kazayla ateş aldığını iddia etti, verdiği ifadeler de çelişkiliydi. Ancak üst düzey akrabaları olan, askeri kurum emeklisi birisiydi. Üç gün sonra tahliye edildi, gerekçesi başta geçerliliği olmayan bazı sağlık raporları gibi görünmekle birlikte, savcı mütalaasında delil bulunmaması gibi akla ziyan bir gerekçe öne sürüldüğü görüldü. Aynı yazıda taraflar arasında bir tartışma yaşandığı gibi, hiç bir ifade ve evrakta yer almayan bir ifadeye yer verilmesi, kurşun delikleri ve hem mağdur, hem tanık ifadelerinin delil sayılmaması kadar tuhaftı. Olay yeri inceleme ekiplerinin buldukları tüm deliller ve çizdikleri şemalar yok sayılmıştı.

Evet, saldırgan tam da öldürmeye çalıştığı komşularının altındaki evine döndü! Savcının sanık avukatına iş bırakmayan mütalaası dikkate alınacak olursa kalıcı olarak...

Şimdi bu doktordan her sabah ailesini bırakıp işe gitmesini haklı olarak bekleyen devlete bir görev düşmüyor mu?

Yasaların her vatandaşa eşit uygulanması, uygulanamıyorsa saldırıya maruz kalanların cani ruhlu insanlardan korunması gerekmez mi?

Saldırganın bir daha bu doktorun evine ve hastanesine yaklaşmasını engellemek için lütfen destek verin.