Genç hekimler işsizliğe mahkum edilmesin!

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 7.500.


Komisyonun değerli milletvekilleri,

30.10.18 tarihli “Sağlıkla İlgili Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi” nin 5. Maddesi şu şekildedir:

“Madde 5: Terör örgütüne veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilerek kamu görevinden çıkarılan veya güvenlik soruşturması sonucuna göre kamu görevine alınmayan tabipler ve diş tabiplerinin meslek icralarına ilişkin kurallar getirilmektedir. Bunların sadece sosyal güvenlik kuruluşu ile sözleşmesi bulunmayan sağlık kuruluşlarında veya muayenehanede çalışabileceği ve düzenledikleri raporların yargı kararlarına ve idari işlemlere esas alınamayacağı öngörülmektedir. Ayrıca Devlet hizmeti yükümlüsü olanların, birinci grup ilçe merkezleri için belirlenen Devlet hizmeti süresi kadar mesleklerini icraa edemeyecekleri belirtilmektedir.”

Güvenlik soruşturmalarının ve KHK ile yapılan ihraçların hangi kriterlere ve yasalara uygun olduğu ayrıca bir tartışma konusudur. Ancak ilgili teklifteki bu madde ile güvenlik soruşturması sonucu kamu görevine alınmayan veya KHK ile kamu görevinden ihraç edilen hekimlerin hekim olarak çalışma hakkı dolaylı yoldan gasp edilmektedir. Bu durum anayasamızda tanımlanan en temel haklardan olan çalışma hakkına aykırıdır.

SGK anlaşması olan sağlık kurumlarında çalışamayacak, raporları yargı kararlarında ve idari işlemlerde esas alınmayacak olan hekimler nerede çalışacaklar? Hangi işveren bu  hekimlerle çalşmayı tercih edecek?

Bireysel bir kararla değil, sağlık bakanlığının ilgili komisyonunun hangi kriterlere göre verdiği belli olmayan kararı sonucu Devlet hizmet yükümlülüğünü yerine getirmesi engellenen hekimlerin yükümlülük süresi boyunca işsiz kalmaya mahkum edilmeleri hangi akla, mantığa, vicdana sığmaktadır?

İşsiz bırakılmamızın yanında, dünyanın en zor sınavlarından biri olan TUS ile uzmanlık eğitimi almaya hak kazanmamıza rağmen asistanlık sürecine başlamamız engellenmektedir.

Bizler bu haksız sürecin son bulmasını beklerken, sağlıkta şiddeti önleme iddiasıyla yapılan yasa değişikliği önerisi ile bizzat bizlere, ailemize ve yakınlarımıza şiddet uygulanmaktadır.

Her konuda “yerlilik ve millilik” vurgusunu yapanlar bu ülkede doğmuş, büyümüş, eğitim görmüş ve bu ülkenin insanlarına hizmet etmeye hevesli biz genç hekimlerden ne istemektedir? Yabancı uyruklu doktorlar rahatlıkla hem kamuda hem özel sektörde çalışabilirken, bizler neden işsiz halde ailelerimizin ellerine bakmaya mahkum ediliyoruz? Ki yabancı uyruklu doktorların ülkemizde çalışma hakkının engellenmesi gayretinde de değiliz. 

Özel sektörde sömürü koşullarında çalışma şansı bile bulamayan yüzlerce yeni mezun hekimin, hekimlik yapmak için sahip olduğu umut kırıntıları bile neden hedef tahtasına oturtulmaktadır? 

Görüşülmek üzere gündeminize alınmış olan kanun teklifinin ilgili maddesi toplumsal barışı zedelemekte, bu ülkenin genç hekimlerini sosyal ölüme mahkum etmektedir. Böyle bir maddenin görüşülmek üzere millet meclisinde gündeme alınabilmesinden bile bu ülkenin bir vatandaşı olarak utanç duyuyoruz. 

Mevcut mağduriyetimizin daha da katmerlenmesinden başka bir amaca hizmet etmeyecek olan bu kanun değişikliği önerisinin, meclis genel kurulunda görüşülmesine olanak vermeden reddedilmesini talep etmekteyiz.



Bugün Selçuk imzanı bekliyor!

Selçuk Çelik bu imza kampanyası için senin desteğini bekliyor: «SAĞLIK, AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER KOMİSYONU: Genç hekimler işsizliğe mahkum edilmesin!». Selçuk ve imza atan diğer 5.270 kişiye katıl.