Kampanya Kapatıldı

Paşabahçe'yi Batırmayın!

Bu kampanya 21 destekçiye ulaştı


Yıllarca köprü, Kınalıada, Burgazada, Büyükada, Yalova arasında ne çok yolcuyu taşıdı. Emekli oldu; Beykoz Belediyesi’nin karşısına çekildi, insanlar ziyaret etsin diye. Bir zamanların heybetli vapuru şimdilerde pas içinde, dökülüyor. Beykoz Belediyesi ise vapuru onaramadığı için batırmayı düşünüyor.
Suyun üstünde sallanmıyor bile. Altından koca denizi çekseniz ruhu bile duymaz güzelim Paşabahçe’nin. Paşabahçe vapuru emekli olduktan sonra altı yıldır Beykoz sahilinde bekletiliyor. Bu süre içerisinde dizi, film ve çeşitli aktiviteler düzenlenmiş vapurda. Bunların hepsi gelip geçince bir başına kalmış Paşabahçe.
Vapura girmek için Beykoz Belediyesi Basın Danışmanı Muzaffer Topcu, uzun demir bir kapıyı açıyor. Anlayacağınız vapura herkes giremiyor. Kapının yanında güvenlik kulübesi bile var, ama vapurda kimsecikler yok.
Bir tahta kalas üzerinden atladık vapura. Kapının tam üstünde “M/S PAŞABAHÇE” yazıyor. Girişte gözüme çarpan her şey eskimiş. İçeride bir sessizlik var demeyin gitsin.
Muzaffer Topcu, “Biz vapurun masraflarını karşılayamıyoruz,’’ diyor.
“Ne kadar masraf gerekiyor,’’ diye sordum.
“Altı yedi milyon lira.’’
“Kimse yardım etmiyor mu?’’
“Kimseden bir ses çıkmadı.’’
Vapurun künyesi yerli yerinde. Bakır künyesinden öğreniyoruz.
“CANTIERI NAVALI DI TARANTO S.P.A COSTA.141 TARANTO 1952’’
Birinci katta oturma yerlerinin hepsi sökülüp üst üste yığılmış. Buranın kapısı kilitlenmiş. Kenardan dolanıp ön tarafa gittik, orada da durum aynı. Parkeler çürümüş, boyalar dökülmüş… Paşabahçe tanınmaz halde…
“Vatandaşlar ne diyor bu işe Muzaffer Bey?’’
“Batırmamızı istemiyorlar. Vapuru herkes çok seviyor. Bizim için de manevi değeri yüksek. Mesela ben düğünümü bu vapurda yaptım. Bu vapurda çok fazla evlilik teklifi yapılmış. Herkesin bir anısı vardır Paşabahçe ile.’’
“Öyleyse batırmak ne diye?”
“Biz de batırmak taraftarı değiliz. İstiyoruz ki müze olsun, ama o kadar masrafı belediye olarak karşılayamayız. Bir babayiğit çıkıp ben bu vapuru restore edeceğim demezse, büyük ihtimalle batırılacak.’’
Merdivenlerden ikinci kata çıkarken avcı tanrıça Artemis’in gravürü tam karşımızda ve tozlanmış. Vapurun bir bölümü dizilerdeki aksesuvarlara ayrılmış. Artık ne gelen var ne giden. Kapkaranlık bir alan. Burada birçok eşya bulunuyor.
“İnsanlar buraya çok ilgi gösterdi,” diyor Muzaffer Topcu.
Buradaki eşyanın tamamı tanınmaz hale gelmiş. Proje bitince Paşabahçe’nin içinde Paşabahçe’nin kaderini yaşamış.
Bir ara vapur, nikah salonu olarak işletilmiş. Paşabahçe eskiyince hepsi geride kalmış.
İkinci katın ön kısmında yer alan kantine geldik. Kaç kişi heyecanla sıraya girerek buradan çay alıp içti. Şimdi kantin demeye bin şahit ister.
Dar merdivenden vapurun üçüncü katına çıkıyoruz, yukarımızda masmavi gök. Burası bir vapuru vapur yapan yer. Balkondaki sıraların çoğu sökülmüş, bazıları duruyor. Buradan ne insanlar gelip geçti. İnsana ve doğaya dair aklınıza ne gelirse yaşanır bir vapurun balkonunda. Şimdi kimse yok. Ipıssız.
Ne insanlar ne martılar ne heyecanlar, kavgalar, sevgiler hiçbiri artık burada yok. Paşabahçe’nin balkonu hiç olmadığı kadar yalnız. “Hey gidi Paşabahçe!” diyesi geliyor insanın.
Kaptan köşkü hareketsiz. Kaptanın aşağıya komut verdiği telgraf sistemi elimizin altında:
DUR / MAKİNE TAMAM / AĞIR YOL / YARIM YOL / TAM YOL
Birçok kaptanı eskitmiş burası. Duvarda bir çerçevenin içinde vapurda kaptanlık yapmış herkesin ismi var. Liste göz yoracak türden. Bu kaptanların tutup çevirdikleri dümen pas tutmuş.
Vapurun burnuna güç bela geçiyorum. Muzaffer Topcu beni orada görünce şaşırdı kaldı.
“Kapı kapalıydı, sen nasıl geçtin oraya?” dedi, kapının üstünden atlayarak dedim. Gülüştük.
Vapurun burnunda bir çan var. Ne gariptir ki burada çalışan tek şey bu çan. Çanı çaldım kaç kere. Çıkan ses, çan sesi değil de sanki Paşabahçe’nin çığlığı. Bu çığlık Üsküdar’a, karşıda duran Sarıyer’e oradan da bütün Boğaz’a yayılacak kadar güçlü.

-Bu röportaj ''Göz'' Dergisi 7.sayısında Nesrullah Hasdemir imzasıyla yayımlanmıştır.



Bugün İstanbul Aydın Haber Ajansı imzanı bekliyor!

İstanbul Aydın Haber Ajansı bu imza kampanyası için senin desteğini bekliyor: «pasabahceyibatirmayin@gmail.com: Paşabahçe'yi Batırmayın!». İstanbul Aydın Haber Ajansı ve imza atan diğer 20 kişiye katıl.