Petition update

100.000 İMZA VE 'UZAKTAN CESUR OLMAK KOLAYDIR'

SEDEF ERKEN
istanbul, Turkey

Dec 8, 2014 — Sevgili dost, kampanyamıza imzası ile güç veren güzel insan...

Teşekkür ederim...

Bu akşam kampanyamız 100.000 imzayı geçti, sen ve 99.999 kişi daha bizimle aynı şeyi düşünüyor, aynı güzel sonuç için yürekten çaba sarfediyor...

Bu mektup sana bir müjde... Bu 100.000 imza çok önemli. Bir eşiği birlikte aştık... Dönüm noktası dediğimiz AİHM ziyareti sonrasında seni buradan sık sık gelişmelerden bilgilendireceğim..

Ama bu akşam bu 100.000 imza beni gerçekten çok duygulandırdı, umudumu tazeledi, geleceğe olan güvenimi arttırdı.

Kendimi kelimelerle ifade etmekte zorlanıyorum. Sana daha önceki bir zaman bu konuda yazdığım bir metni gönderiyorum. Sanırım o neler hissettiğimi daha iyi anlatacak...

Ozan'a ilk tanı konduktan sonra otizmle ilgili hemen bir şeyler yapmak istedim. Bunlardan biri de bir dergi için yazdığım ilk 'otizm' yazısı idi. Hala güncelliğini koruyor... İşte hediyen...

Adı... UZAKTAN CESUR OLMAK KOLAYDIR...

Yüzyıllar boyunca milyonlarca kitap yazılmış. Şimdi internet var. Bilgi giderek daha da yaygınlaşıyor. Peki, İnsan bilgiye daha kolay ulaştığı için bilgeliğe de erişebiliyor mu?

Öğrenciliğimde sevdiğim derslere çoğu zaman fazladan çalışmam bile gerekmedi. Dersi yaşamak ve severek takip etmek sınavı geçmeme yetiyordu. Öğretmenime güvendiğim, öğrettiklerine inandığım anda başarım garanti oluyordu. Ama okulda cesaret üzerine bir ders yoktu…

Yıllar sonra, hayatta pek çok aşamayı geçtiğimi düşündüğüm bir dönemde, bildiklerimin büyük bir sürprizle hayatıma giren oğlum Ozan’ın bana öğrettiklerin yanında ne kadar aciz kaldığını fark edecektim. O doğduğunda, ilk on gün, nerdeyse 24 saat, başında ağlayarak Allah’a “beni bu hediyeye layık görmesi için ne yaptığımı” sorup durdum. İlk göz göze geldiğimiz andan itibaren bir daha hiç kopmayacak bir bağ kuruldu. Yeni öğretmenimle böyle tanıştım.

Ozan sakin bir bebekti ama derin bakışları vardı. Anlıyor ama itiraz etmiyor gibiydi. Onun derin bir kabulleniş hali vardı. Ama bu sevdiği şeylere tutkuyla yaklaşmasını engellemiyordu. Bildiğim, önem verdiğim şeylerin, mesela kariyerimin artık çok boş geldiğini hissetmeye başladım. Bu arada dışarıdan kolay görünen annelik durumunun hiç de sanıldığı gibi bir şey olmadığını anlıyor, 38 yaşında gelen bu acemilikle büyük mücadele veriyordum.
Birlikte parka gittiğimiz günler en güzeliydi. Bir ağacın altında o uyurken, ben kitap okuyordum. Uyandığında kuşlar, bulutlar, çimen ve toprakla ilgileniyordu. İnsanlarla kurduğu iletişim farklıydı, sanki ara sıra başka bir dünyaya gidiyor, yapayalnız bir evrende yaşıyordu. Çok sessizdi. Hele de benim gibi çenebaz bir annenin bebeği için fazla sessiz. Diğer çocukların görünce kendinden geçtiği oyuncaklara pek yüz vermiyordu.

Önceleri belirgin olmayan, tam da anlam veremediğim şeylerdi bunlar. Zamanla konuşmasındaki gecikmenin etrafta bana sürekli söylendiği gibi “erkek çocuktur açılır” türü geçici bir şey olmadığını anladım. Bu süreçte “Sanırım aklımı kaybediyorum” diye düşündüğüm gün çoktu.

Bazı tanışmalar zordur. 2008’in Aralık ayında otizmle tanışmak da zor oldu. Önce çok korktum. Hayatımdaki pek çok korku, bu büyük korkuyu görünce girecek delik aradı, kayboldu, gitti. Sonra anladım ki “bozukluk” otizmi tarif etmek konusunda yetersiz bir kelime. Biraz sancılı olsa da, bu durumdan da öğrenecek çok şeyler olduğunu gördüm. Öncelikle ona dair hiçbir şey bilmediğimizi anladım. Çünkü otizm de içine kapanıktı. Otizmle ilişki kurmak için de otizmin dilini öğrenmeliydik.

Bazı bitkiler vardır sadece güzel çiçekler açmaz şifa da verir. Benim oğlum da sanki bana böyle bir şifa elini taşımıştı. Geçenlerde kardeşim “Abla sen eskiden agresif biriydin. Şimdiyse o sinirli hallerin gitti tamamen değiştin” dedi. Haklıydı, eskisi kadar kırılmıyordum kimseye. Artık herkesin kendince haklı olduğunu, aslında herkesin sadece korktuğunu anlamıştım. Herkes bir şeylerden korkuyor ve kendini korumak için de diğerlerini korkutmaya çalışıyor.

Sanırım bir zamanlar “uzaktan cesur” olan ben, otizmden “gerçek cesaret” konusunda çok şey öğrendim.

Otizm bana elinde bir ateş topu varmış gibi hissederken bile kızgın olmamayı, kendini hiç eğilmez bir ağaç sanırken bile eğilmeyi ama kırılmamayı öğretti.

Otizm bana kendimi öğretti. Beni yok etti, seni öğretti.

Sedef Erken- İstanbul- 2010...

.............................................................


Dear friend,

Today we are 100.000... I want to share my hope with you...
Here is my gift to you for your collaboration... Thank you...

My first autism writing from year 2010...

IT'S EASY TO BE BRAVE AFAR

Millions of books have been written for ages. But we have the internet now. Knowledge is growing up increasingly. But, can people reach to wisdom since they achieve information easier?

When I was a student, I even needn’t have to study more for the lessons I love. Living the lesson and following it fondly was enough for successing in most of the exams. My sucess was in guarantee when I trust my proffesor and believe in what he teaches. But unfortunately I didn’t have a lesson about courage at school.

After years, in a period that I passed lots of stages, I would notice how incapable the things I knew besides the things my son Ozan that come into my life with a great surprise taught me. At the first ten days when he was born, I nearly cried and asked God what have I done that was worth this present by his head. We made a correlation that would never end at the first time we came eye to eye. That’s how I met my new teacher.

Ozan was a peaceful baby, but he had deep eyes. He looked like he understood, but did’t argue. He had a deep sight of confession. But it didn’t prevent him for approaching the things he love with desire. I started to feel the things I knew, I cared, for example my career was meaningless. I was understanding that motherhood that seemed easy from outside wasn’t something as it was thought, and having a great fight with this inexperience that came at age of 38.

The days we went to park together were the bests. I was reading books while he was sleeping under a tree. He was interested in birds, clouds, grass and soil when he woke up. His communication with people was different, like he was sometimes steppig into another world, living in a lonely universe. He was so quiet. So quiet for the baby of a talkative mother like me. He didn’t pay attention to the toys those the other children pass out when they see. Those were the things those weren’t much clear, that I couldn’t make of at first. Then I understood that the detention at his speech wasn’t something like he was a boy, he would open up in time as the people around me said. There had been many days I thought I was loosig my mind in this period.
Some of the meetings are difficult. Meeting with Autism at December 2008 had been difficult too. I was so scared at first. Most of the fears in my life tried to find a place to hide away, vanished when they saw this great fear. Then I understood that “defect” was a deficient word for describing Autism. I saw that there were many things to be leart in this situaton, although it was a bit painful. At first I noticed that we knew nothing about it. Because Autism was self conscious too. We had to learn the language of Autism for making a contact with Autism.

There are some plants those not only open up beautiful flowers but heal you up at the same time. It looked like my son brought a healing hand to me. My sister told me that I used to be an agressive person, but my aggressive condition went away and I completely became a touchy and sensitive person. She was right. I wasn’t hurt as I was used to. At last I understood that everybody was right in their opinion, actually they were just scared. Everybody was scared of something and trying to scare the others for protecting themselves.

I suppose that I, that was “brave afar” once have learnt many things about “real courage” from Autism. Autism taught me not to be angry even I feel like I am holding a fireball in my hands, bending but not breaking down while I think that I am an unbending tree.

Autism taught me myself. Exterminated me, taught me You.

Sedef Erken - İstanbul, Turkey, April 2010


Discussion

Please enter a comment.

We were unable to post your comment. Please try again.