Otenazi icin imzana ihtiyacım var!

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 2.500.


Güncelleme:

3 Eylul Pazartesi 2018

 Aldığım, almak zorunda oldugum bir karar ile ülkemizde yasak ve mümkün olmayan otenazi icin ugrasacagim. Ne yapayım ben de bu kadar dayanabiliyorum(Ah o 'kadar'ın ne kadar olduğunu siz hiç deneyimlemeyin emi).

Artık varolmayan vicdanlardan hakkım olanı geri almaya çalışmaktan yıllardır çok çok yıprandım. Hastalığımın ilerlemesinden başka degisen bir sey olmadı, olmuyor.

2017'den beri "yaşamak için" çağrı yaptığımda bu insanların dışında kimse imza bile vermedi. Zaten ulkemizdeki neredeyse bütün doktorlar durumumu biliyor. Ama hicbir sey yapılmıyor. Harward Üniversitesi'nin teşhis edilmemiş hastalıklar ağına da sadece bir hekimin göndereceği bir referans mektubu için katılamadım, katılamıyorum. Gazeteciler, haberciler de sesimi duyurmuyor.  Israrla sanki " bu insanın sakın olaki haberini yapmayın. Sesi duyulmasın, kimsenin bu durumdan daha doğrusu olaydan haberi olmasın!" talimatı almış gibi, örtpas etmeye çalışılıyor!

Bu halde hicbir sey yapılmadan, sadece ağrı kesici verilerek taburcu edilmem evde can cekisirken hastalığımın her saniye ilerlemesi haber değeri taşımıyormuş!

Dogru duzgun oturamadığım icin dışarı çıkıp farkındalık/imdat çağrısı eylemi de yapamıyorum.

Yaptım da ne oldu kimse ilgilenmedi.

Evet çok anormal ama kimsenin ilgisini bile cekmedi. Birkaç genc erkek birkaç kez pankartlı boş sandalyeme oturup eglenmeye çalıştılar. Öyle sorunlar da çıkıyor. Çok zor oluyor yani. 

'Ya istiklal ya ölüm' diyorum ve isterseniz artık bunun için imza verip, paylaşabilirsiniz. 2017'den beri bunu arastırıyordum... 

Durum, karar, mecburi talep budur.

 

-----------------------------------------------------------------------

 

 Sevgili hekimlerin ilgisizliği ya da tıbbî bakış açısı sebebiyle teşhis edilmedigi icin uygun tedavi de sağlanamayan hastalığım hızla, günbegün ilerliyor. Tüm eklemlerimde(total kalca ve diz eklmleri,bilekler, dirsekler, el ve ayak parmak eklemleri,omurga, boyun ve diger kıkırdaklarımla birlikte insan vücudunun her yerini oluşturan bag dokularda olan sorun sebebiyle, sizin gün içinde rutin olarak yaptığınız hareketleri yapamaz oluyorum. Bagli bulundugu kemiklerde de çok siddetli agri oluyor. Siz hiç kemiklerinizin içini hissettiniz mi?(Hissetmeyin cancağızlarım) Bu agrı ve acılar sayesinde ben hissediyorum. Ayrıca eskiden uzun yol yürüşü, halk oyunları, atletizm,yüzme gibi aktiviteleri kolaylıkla yapabilirken artık yürüyebilseydim bile 2 kat merdiven çıkmalık efor sarfedebilecek kadar rahat nefes alışverişi yapamıyorum.

Devamında bag dokumda,tutulan bolgelerde sertlesme,mukozal kalınlaşma olustugu icin örnek olarak boğazımda bıraktığı krepitasyon, sertlik sebebiyle yutkunmak, su icmek bile artık eskisi gibi değil. Gözlerimde, göz kapaklarımda, damarlarımda, tırnaklarımda vs. aynı sorunu yaşıyorum.

 Birçok poliklinige, doktora, profesore, üniversite hastanelerine başvurdum, kan tahlillerinde iltihabi bir imare görülmedigi için sorun olmadığı soyleniyor(!?..) 2017 yılında bir romatolog Relapsing Polychondritis teşhisi koydu ama tedavi ile ilgilenmedi. Diğer doktorlar da ya teşhisi kabul etmedi ya da tedaviyi üstlenmedi. Romatolojk/Otoimmun bir sorun olabileceği tezlerimi de pek kaile almadılar. 

 Baştan bugüne kadar ya yanlış teşhis ya da "Psikolojiktir. Bizlik bir şey değil. Başka bölüme gidin. Alanımız değil. Bunu biz araştıramayız. ... " gibi sözlerden, ağrı kesici reçetelerinden ve kaderime terkedilmekten başka bir sonuç alamadım. Son olarak kırmızı reçeteli ağrı kesici ile güne dayanmaya çalışıyorum.

 Ortopedi hekimlerinin  en azindan diz kalca vb. gibi alanların kikirdak dokusunun arastirmalarini yapamayacaklarina, alanlari olmadigini soylemelerine katılmıyorum. Kaldı ki Avrupa'da vs. kıkırdak, eklem vb ile ilgili araştırmaların icinde hep ortopedistler vardir.

 Kollektif tıbbî bir çalışma ve detaylı değerlendirme ile teşhis için tabiriyle biraz kafa yormayı denemelerini bekler ve isterdim. Gereken bu.

Bu sorunum sebebiyle eğitim ve is hayatım yarım kaldı. Zaten bir hayatım kalmadı; acıdan, ağrıdan, bu evrimin ve ölümün tamamlanmasını beklemekten ibaret oldu.

 Ülkemizde yasal olsaydı, ötenazi talep ederdim. Çünkü acıya dayanmaya çalışmaktan, genç bir insan olarak yaşamaktan mahrum kalmaktan çok yoruldum. İlaçla ölüm garanti olmuyor. Diğer yolları da yapamıyor insan. Bu cümleleri bana üzülmeniz veya acımanız amacıyla yazmıyorum çünkü zaten kimse umursamıyor, tabiriyle kılını kıpırdatmıyor. Günlüğüme iç döker gibi bir samimiyetle yazıyorum. Zaten çokçoğunuz okumuyorsunuz da. Açlık grevine ağrı kesici kullanmak zorunda olduğum için giremiyorum.Girsem de medya da delirtici bir şekilde oralı olmadığı için farketmiyor.

Benim gibi birkaç kişi olsaydı belki üzerinde dururlardı. Ya da çok ünlü ve güçlü olsaydım... Nadir hastalıkların teşhis ve tedavisinde bu yüzden gelişme sağlanamadığı fikrindeyim. Bilim, bu kadar olamaz, bilim sınırsızdır. Belki bir patolojik araştırma gerekiyor yada düşünüldüğünde arastirilabilecek ve bulanabilecek bircok imare olduğunu düşünüyorum. Belki, çok yakında olan verilerin üzerine gidilse erken donemde yapılan bir tedaviyle yonetilebilecek bir hastalıktı. Belki değil böyle.

  Devlete, insanlığa ve hekimlere sesleniyorum; Tamamen eskisi gibi olamasam da bir yerde hastalığımın teşhisi ve tedavisi(ilerleyisinin durdurulması) hala mümkün olabilir.
Bu ülkede bu mümkün olmayacaksa, devlet yonetimi ve hekimlerin iş birliğiyle yurtdışında gerekli sağlık kuruluşuna yönlendirilmeyi ve gönderilmeyi talep ediyorum.


  Burada bir insanın hayatıyla birlikte, bilim açısından yeni bir hastalığın keşfi bile söz konusu olabilir. Ne yazık ki ülkemdeki sevgili hekimler, bununla ilgilenmiyorlar ya da nasıl yapabileceklerini bilmiyorlar. Yurtdışındaki hekimlerle iletişim kurabilmem adına bana HiÇ destek olmuyorlar. Bunları yakınma, kötüleme amacıyla değil bilgi olarak yazıyorum.

İnsanlar,

Benim yerimde siz de olabilirdiniz, olabilirsiniz.

Zaman aleyhime işliyor. Bir insan, tek başına, daha fazla ne yapabilir? ACİL olarak desteğinizi bekliyorum.

Ümitle.