***kaç mağdur hayattayken sesini duyurabiliyor***

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 500.


1.yıl

Aynı devlet kurumunda, aynı binada çalıştığım idareci konumundaki R.D. adli kişi tarafından 16.10.2017 tarihinde başlayan, tekrarlayan, ısrarcı ve baskıcı tutumların tehdide dönüşmesi, HAYIR’ın HAYIR demek olduğunu anlamamakta ısrar eden kişinin taciz ve tehditlerine eklenen takip edilme, kendi can güvenliğim tehlikesi, diğer insanlarında can güvenliği tehditi ve tasarlayarak öldürme (katliam yaratacağım, öldüreceğim onları)söylemleri, Her canlının doğuştan edindiği;’’ KORKMADAN-ÖZGÜRCE YAŞAM’’ hakkımın gaspedildiği, 2500 erkeğin bulunduğu ortamda

%1 lik dilime tekabül eden KADIN varlığını, eğitimini aldığı işi yaparak devam ettirme çabasında ki kişi #okadınbenim çalışan kadın olarak toplumda, bu denli erkek egemenliğinin ve erkliğin hissettirildiği alanda 21.05.2015 tarihinden görev yapıyorum. Görevimi yapmak adına direndiğim ve biraz işkolik olduğum gerçeğinide söylemeden edemeyeceğim.

Sıralı amirlerimi izleyerek süreci paylaştım. her hangi bir şekilde durduramadığım gerçeği sonrasında 27.07.2018 tarihinde kişi hakkında tehdit ve taciz’e maruz kalmış olduğum durumu bildiren bir dilekçe ile çalıştığım kuruma yazılı suçduyurusunda bulundum.

Süreç içerisinde yaşadığım sağlık sorunlarım vücudumu ele geçirmeye başladı.

01.08.2018 tarihinde çalıştığım kurumun genel müdürlüğüne CAN GÜVENLİĞİ nedeni ile tayin talebimi kendi elektronik imzam ile bizzat başvuruda bulunarak gerçekleştirdim.

Hayatta ve ayakta kalmak, korkmadan özgürce yaşama hakkımın elimden alındığını düşündüğüm için, gayet mantıklı bir girişimi, çok badereler atlatarakta olsa gerçekleştirmenin huzurunu yaşamaya çalışıyordum.

02.08.2018tarihinde işimin başında olduğum mesai bitimine 30dakika kala, kişinin vekil müdür olduğu yazısı iş listeme düştüğünde, duvarların altında kalmadan, nefes alabilmek için, binadan çıkmayı diledim.

03.08.2018- 07.08.2018 tarihleri arasında vekaleten müdürlüğe getirilen kişi , en yetkili amir konumuna gelince , tırmanan sağlık sorunlarım ve yoğun anksiyete kaynaklı işe gidemedim. Aile hekimliğince istirat raporu aldım.

06.08.2018 de şehir hastanesine kardiyoloji servisine başvurdum, yalnız kalmamam ve ilaç bilgisi ile 10gün ıstaraat raporu düzenlendi. Hastanenin içerisindeyken hemen uçak bileti alıp, aynı gün Ailemin bulunduğu ile geldim.

Sağlık sorunlarım nedeni ile 1.08.2018  - 16.08.2018  tarihi itibari ile farklı illerde, devlet ve özel sağlık hizmetlerinden faydalanmak amacı ile başvurularım #sağlıkbakanlığı sisteminde kayıtlıdır.

Farklı illerde olmasının nedeni ise can güvenliği nedeni ile hakkımda 6284sayılı kanun kapsamınca bir tedbir kararı olmamasıdır.

25.09.2018 tarihinde emniyette ifade vererek, adli soruşturmanın yürütülmesine hala ayakta ve hayatta iken , korkmadan özgürce yaşama mücadelemi , mağduriyetimin yaşatmış olduğu tüm sıkıntılara rağmen ADLİ  sürecin sekteye uğramaması(dosya çokluğu) , Mağdurun hayatta iken ADALETİN YERİNİ bulmasını istiyorum. Yaşamış olduğum fiziksel , ruhsal ve psikolojik baskı , maddi ve manevi kayıpları burada detaylandırmıyorum bile…

 

1.10.2018tarihinde bağlı bulunduğum bakanlığın tayin sürecini değerlendiren  taşra tayinlerini yapan birimine ulaşabildim. Dosya numaramı ve akıbetini sorduğumda 10.08.2018 tarihinde cevaplandığı, yazının içeriği hakkında bilgi veremeyeceğini, yazının  sistem içerisinde kim tarafından hangi saatte açıldığı bilgisini de verdikten sonra İpler kopmuştur.Genel müdürlük aranılarak süreci değerlendiren hakim ile görüşme talebimin bildirilmesi ve randevu talebimin iletilmesi ricasında bulundum. Zorbela kayıt aldırdıktan sonra Hakim sekreteri tarafından süreç ile ilgili bilgi alınmak üzere arandığımda, tayin talebimin sonucunun tarafıma olumlu, olumsuz bir bilgilendirmenin tebliğ edilmediğini söylediğimde mümkün olmayacağını, Hakimlerin telefonla görüşmediğinin bilgisini verdiğinde tarafına sağlık sorunları yaşadığımı , bu neden ile gelemediğimi yineleyip, telefonla randevu talebimin değerlendirilmesini, verilen randevu günü ve  saatinde orada olmak için şartları zorlayacağımı söylesem de randevu alamadım.

03.10.2018 tarihinde korkarak ve kaçarak yaşamak zorunda kaldığım süreçte Çanakkale Adliyesine giderek, can güvenliği tehdidim olduğu, taciz,tehdit,adli süreç başlamış olmasına rağmen hakkımda bir tedbir kararı olmadığı, hastaneye yatacağımı, süreci en az hasarla atlatmak adına, kimsenin canını tehlikeye sokmamak için başvuruda bulunmuş olup, herhangi bir işlem yapılmamıştır, Cumhuriyet Savcısı #CenkYILDIZ ın kışırtmaları ile  gözü önünde polis tarafından kolumdan sıkılıp ittirilerek,taciz edilerek adliyede koridorlarından bana dokunmayın diye kendimi koşar ve kovalanırken bulmuşumdur.

Adli ve idari soruşturulmanın başlatıldığı süreçte yavaşlatılan, belgeleri karartılan, süreci yıpratılan, kişinin korunmasının yanlış anlaşıldığı,TACİZ ve TEHDİT’e maruz kaldığım ve de 16.10.2018 tarihinin #1.yıldönümünde kimse bana BEKLE demesin…

 

#okadınyasenolsaydın

#HAYIRdemek #hayırHAYIRdır

#okadınbenim

#16ekim2017denberi

#tehditvetacizimeşrulaştırmayaçalışan
#kokuşmuşvicdanlarlasavaşan

#adaletistiyorum

#çaresizdeğilim

İnstagram:@dikiliagac hesabından takip ederek sürecim hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz.



Bugün yağmur imzanı bekliyor!

yağmur arıcı bu imza kampanyası için senin desteğini bekliyor: «okadınyasenolsaydın? : ***kaç mağdur hayattayken sesini duyurabiliyor***». yağmur ve imza atan diğer 358 kişiye katıl.