Save 12,000 Year old Hasankeyf! Hasankeyf İçin Geç Değil!

0 have signed. Let’s get to 15,000!


Save 12,000 Year old Hasankeyf! Stop Ilisu Dam!
Hasankeyf İçin Geç Değil! Ilısu Barajını durdurun!

[Türkçe için aşağı inin]

Hasankeyf is a magnificent ancient town at the Tigris River in the Kurdish Southeast of the Republic of Turkey.

For 12.000 years, Hasankeyf has been a site of uninterrupted human settlement. With the labour of dozen cultures this outstanding universal site with its 5500 caves and hundreds of monuments has been created with an unique embedding into the Tigris valley. Recent excavations show that Hasankeyf lays atop of a deep, uncovered cultural heritage and is the twin of Göbeklitepe, a sanctuary site 225 km to the west with a past of 12.000 years. Independent researchers state that Hasankeyf and the surrounding Tigris Valley fulfill 9 out of the 10 UNESCO criteria for a World Heritage Site. Apart from Hasankeyf are the in the affected parts of the Tigris Valley at least 289 hardly excavated archaeological sites.

However, the Turkish government has not conserved Hasankeyf and the Tigris Valley and not applied to UNESCO; rather it has come up with the destructive and large Ilisu Dam and Hydroelectric Power Plant Project.

The Ilisu Project was and is a completely wrong and destructive investment. That is why since the beginning the project was strongly opposed not only at the local level in Turkey, but also in Iraq, Syria and globally. Contrary to official claims, the dam would have no socio-economic or any other benefit for the vast majority of the mainly Kurdish society in the affected region. Up to 80.000 people would loose their livelihoods and end up in poverty. The dam would also destroy the non-material cultural heritage of the 199 Kurdish villages and the Arabic-Kurdish town Hasankeyf. The rich biodiversity of the Tigris River ecosystem – still mainly natural – would be degraded significantly. The Ilisu Project would also gravely affect the downstream stretches of the Tigris, seriously jeopardizing the water supply of major Iraqi towns, and Iraqi agriculture would be put under serious risk, in particular the UNESCO site of Mesopotamian Marshes in southern Iraq would face reduced downstream flows. The Ilisu Dam would increase political conflicts on regional level.

Due to resistance at the ground and on international the project has been stopped several times in the last 20 years. But in spring 2019 the Turkish government announced that it will start filling the dam reservoir on the 10th of June. Also due to widespread protests and critic in May and June 2019 this announced filling has been postponed, but only for a short time.

Despite the some destruction occured by the government’s program of so-called “monument relocation and consolidation of rocks" since 2017 there is still so much cultural heritage left to rescue. We believe strongly that the cancellation of the Ilisu project would stimulate a process from which the broader local population, Turkey and Iraq would benefit directly, economically as well as socially and culturally.

We call upon on the Turkish government not to start the filling by the Ilisu Dam. Instead a new broad, participative and transparent discussion with all representatives of the local population on the future of the affected region should be started.

Another condition should be the achievement of a mutual agreement with Iraq and Syria according to international law, which should guarantee sufficient water flows into the Mesopotamian Marshes and southern Iraq.

We call on all people and organizations all around the world to support our demands and to launch similar calls on the Turkish government!

Hasankeyf is our culture, Tigris our nature!

 

Initiative to Keep Hasankeyf Alive and Mesopotamia Ecology Movement

 

-----------------------------

 

İnsan toplulukları 12 bin yıldır aralıksız bir şekilde Dicle Nehri’nin kıyılarına kurulan Hasankeyf’te yaşıyor. Onlarca kültürün emeğiyle inşa edilen ve dünyada benzeri az olan bu eski yerleşim yerinde, son yıllarda yapılan kazılarla henüz açığa çıkarılmamış büyük bir kültürel mirasın olduğunu anlaşılıyor. Uzmanlarca yaoılan incelemelere göre, Hasankeyf'in UNESCO’nun 10 kriterinden 9’una sahip üstün evrensel bir değer olup yerleşik hayatın başlaması konusunda, Göbekli Tepe’nin ikizi olduğu tahmin edilmektedir.

Türk hükümeti, Göbekli Tepe’yi UNESCO Dünya Miras Listesine aldırmak için ciddi çaba içerisinde olurken, Hasankeyf ve çevresindeki Dicle Vadisi’ni, inşaatı büyük oranda tamamlanmış Ilısu Barajı ve Hidroelektrik Santrali Projesi’nin suları altına gömmeyi planlamaktadır. Yine Hasankeyf ile eş değer tarihi mirasa sahip en az 289 höyükten ancak 15’inin arkolojik kazısı yapılmış höyükler de risk altındadır. Yapılan resmi açıklamalara göre, 10 Haziran 2019’da Ilısu Barajına su tutulacağı ilan edilmişti. Fakat 7 ve 8 Haziran'da gerçekleştirilen 3. Hasankeyf Küresel Eylem Günü'nün yarattığı toplumsal hareketliliğin de etkisiyle hükümet, su tutmayı bir kaç hafta veya ay erteledi.

Ilısu Projesi baştan sona yanlış ve yıkım getiren bir projedir. Yerelde, bölgemizde ve dünyada yoğunca eleştirilmektedir. İddia edildiği üzere yereldeki topluma herhangi bir sosyo-ekonomik yararı yoktur. Tamamlanması durumunda başta Hasankeyf olmak üzere Yukarı Mezopotamya bölgesinin önemli bir kültürel miras alanını sular altında bırakacağı gibi, ağırlıklı Kürt olmak üzere 80 bin insanın yaşam kaynaklarını ellerinden alıp yoksullaştıracaktır. Dicle Vadisi bazı tahribatlara rağmen halen çok önemli bir biyo-çeşitliliğe sahip ve sayısız bitki ve hayvana olağanüstü yaşam alanları sunan son büyük nehir ekosistemlerinden biridir. Yine Ilısu Projesi‘nin akış aşağı bölgesinde bulunan Irak'ın Musul ve Bağdat gibi çok sayıda şehrinin içme suyu temininde ve sulamaya dayalı Irak tarımı temel olarak Dicle Nehrine dayanması ayrı bir büyük ristir. En çok da UNESCO Dünya Miras Listesinde bulunan ve Ortadoğu’nun en büyük sulak alanı olan Mezopotamya Sazlıkları tehlike altındadır.

Ilısu Projesi inşatında sona yaklaşılmış olsa da, bunun iptali ile; başta doğrudan etkilenen beş il olmak üzere, Türkiye ve Irak toplumlarının ekonomik, sosyal, kültürel ve ekolojik olarak çok ileri düzeyde faydalanacağına kesinlikle inanmaktayız.

Son bir kaç yıldır Hasankeyf’te, “eserlerin Yeni Hasankeyf’e taşınması” ve “kayaların sağlamlaştırılması” adı altında fiziki müdahalelerle ciddi bir yıkım yaşanmış olsa da halen kurtarabileceğimiz kültürel miras çok daha fazladır.

Türk Hükümeti’ne su tutmamasını ve Ilısu Baraj Projesi’ni durdurması çağrısını yapıyoruz!

Yerel halkın bütün kesimleriyle, Hasankeyf ve Dicle Vadisi’nin geleceğiyle ilgili eşit düzeyde, katılımcı ve şeffaf bir diyalog süreci sonucu ortaya çıkacak sonuçlara göre kesinlikle hareket edilmesi gerekiyor. İkincil olarak yerine getirilmesi gereken talebimiz, Irak ve Suriye ile uluslararası hukuka göre karşılıklı uzlaşı sonucu bir anlaşmanın sağlanıp insan ve doğa için yeterli debinin garantilenmesidir!

Türkiye, Mezopotamya ve dünyada taleplerimizi destekleyen bütün kesimlere, sadece bu metni imzalamakla sınırlı kalmayıp her türlü imkanı ve demokratik aracı değerlendirerek, Türk hükümetinden Ilısu Projesi'nin bir an önce durdurulmasını talep etmesi çağrısını yapıyoruz!

Allianoi gibi Hasankeyf'in su altında kalmaması bizim ellerimizde!

Hasankeyf Kültürümüz, Dicle Doğamız!

 

Hasankeyf'i Yaşatma Girişimi ve Mezopotamya Ekoloji Hareketi

 

For more information / Daha fazla bilgi için:

www.hasankeyfgirisimi.net
hasankeyfgirisimi@gmail.com
Twitter: @hasankeyfdicle
Facebook: www.facebook.com/hasankeyfyasatmagirisimi
hashtag: #HasankeyfİçinGeçDeğil and #SaveHasankeyf