Okul üniforması kalksın, öğrenciler çocukluğunu yaşasın.

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 200.


 

Bir yetişkinin erişebileceği en üstün yetenek "çocuğun gözünden dünyayı görebilme yeteneğidir..." Adem Güneş

Çocuk renk demektir. Çocuk cıvıl cıvıldır, gök kuşağı gibidir. 
Çocuğun oyuncağı, odası, bebek arabası, mama sandalyesi, doğum günü pastası, oyunları, zihni, ruhu, mizacı rengarenktir.
Çocuğunuz var mı? Kendi seçmesine izin verdiğinizde düz mü, renkli tercihleri mi oluyor. 

Çocuk "küçük insan" değildir. Çocuklar çocuktur. 

Öğrencilerin defter kapları, çantaları, kalem kutuları, bütün kişisel tercihleri her zaman renkliden, güzelden, özenilmişten, farklı olandan, parlak olandan, yeniden, modern olandan yanadır. 

Peki okul kıyafeti öyle mi?
Başka hiçbir kıyafet her mevsim giyilmiyor. Çünkü giyilemez. :-)
Hiçbir kıyafet bu kadar pahalı değil. Çünkü bir pantalon, bir tshirtü tekstil cenneti Türkiye'de normal koşullarda kimse bu fiyata almaz. 
Hangi süper kıyafet aralık ayında hem Erzurum'da ve hem Antalya'da aynı anda kullanılmaya devam ediyor. Yada tam tersi Haziran ayında. Geleceği dönüş filminde iklime uyum sağlayan bir mont vardı ama sanırım bizimkiler onlardan değil. :-)

Yazın terleten, yağmurda ıslanınca külçe gibi ağırlaşan, her atlayıp zıpladığında yırtılan, ne kesim tarzı, ne modeli yeni ve insan kullanımına uygun olmayan, hiçbir benzeri okul dışında kullanılmak için hiçkimse tarafından satın alınmayan bu "okul üniforması" nereden çıktı, nasıl çıktı?

Deniyor ki, ailelerin maddi gelir farkları ortadan kalkıyormuş. Bu kadar kolaydı demek. Sizce öğrenciler bilmiyor mu, kimin ailesinin ne kadar parası var, kimin arabası hangi marka, hangi model, kaç kilometrede :-), hem de herkesten iyi biliyorlar. Çocuktan al haberi derler bilirsiniz. Zaten artık sosyal medya var. 

Öğrencilerin ayakkabıları, çantaları, okul harçlıkları, tatil fotoğrafları, kalemleri farklı, peki nasıl oluyor da sadece bu sihirli forma ile bir anda eşitleniyor bütün bu farklar. Eşitleniyor mu? Eşitleniyorsa Kuzey Kore'deki gibi bütün büyüklerde Kim İl Yong gibi giyinip sorunu toptan çözelim. 

Batıda hapishanelerde ( iyi filmdir lütfen izleyin Esaretin Bedeli (The Shawshank Redemption) ) tek tip kıyafet varken, biz de okullarda tek tip kıyafet var. Kıyafet kontrolü yanında halen eskiden kalma adet ile çocuğun saçına falan da karışılmaktadır. 

Veliler seçiyor deniyor. Anketlerin nasıl yapıldığı, velilerin bu konuda nasıl bilgilendirildiği, iki karşı fikrin okullarda özgürce tartışılıp tartışılmadığı, düzenli olarak yapılmayan anketlerin, yapılsa dahi aynı seçmeli derslerde olduğu gibi manipule edilip edilmediği bir yana, İçişleri bakanlığı bebekler, çocuklar için arabalarda araç koltuğu kullanımı konusunda seçimi velilere bırakıyor mu? Ne kadar insanın çocuklarının araç içi emniyetini düşünerek çocuk koltuğu kullandığına bir bakın lütfen.

Devlet, bakanlıklar, aydınlar öncü olmak, kamuoyu oluşturmak, sayın MEB Bakanı Ziya Selçuk'un dediği gibi "Eğitimde kıyameti kopartmak" zorunda. 

Sizce bütün bunlarda bir yanlışlık yok mu?
Lütfen siz de el verin, bunu birlikte düzeltelim. 
Yada okul montu, okul ayakkabısı, okul kalem kutusu, okul çantası, okul beresi, okul atkıları, okul şemsiyeleri, okul kalemleri de aynı olsun çocukların.
Madem eşitlenecekler, tam eşitlensinler.
Kopya koyun Doly gibi büyüyüp giderler. Hiçbir farkları olmasın, ne farklı sporlar, ne farklı düşünceler, ne farklı sanat dalları ile uğraşmasınlar. 
Biz de 32.000 nüfusu olan Monaco Devleti'nin kış olimpiyatlarına bizden 2 kat fazla sporcu ile katılmasına şaşırmamayı öğreneceğiz artık.