Kyme Hasankeyf Olmasın!

Kyme Hasankeyf Olmasın!

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 1.000.
1.000 imzaya ulaşıldığında, bu kampanyanın öne çıkarılan kampanyalarda yer alma ihtimali artar.
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve tarafına Kyme Antik Kenti'ni Yaşatma Girişimi bu kampanyayı başlattı

Kyme Hasankeyf Olmasın!

Yakın zamanda, tamamen usulsüz ve hukuka aykırı biçimde, üstelik ÇED raporunda belirtilen tehlikelere rağmen aniden alınan bir kararla, antik kentin sit derecesi düşürülmüş ve sit alanında yapılaşmanın önü açılmıştır. Alınan bu hukuksuz kararla Nemport Deniz İşletmelerinin liman alanını genişletmek amacıyla yapmak istediği deniz dolgusu sit alanı içerisinde gerçekleşecektir ve Kyme için geri dönüşü olmayacak bir tahribata neden olacaktır.

_____     _____     _____     _____     _____

İzmir Aliağa ilçesi, Bozköy - Biçerova Mevkiinde bulunan Kyme Antik Kenti, antik dönemde Aiolis bölgesi olarak adlandırılan bölgede yer alan ve isim kökeni kadın savaşçı Amazonlardan geldiği söylenen önemli yerleşimlerden biridir. MÖ II. binyılın sonlarından Bizans Dönemi’ne kadar iskan görmüştür. Bu süre içinde kent, önemli bir ticari merkez haline gelmiştir. Pek çok arkeolojik metinde öneminden bahsedilen kent, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan sonra Mustafa Kemal Atatürk imzalı ilk arkeolojik kazı çalışma iznini alması açısından da önemli bir yere sahiptir.

Bunun yanında Kyme’nin hemen yanında konumlanan Nemrut Körfezi deniz canlılarının ve pek çok balık türünün üreme alanıdır. Özellikle içinde bulunduğumuz bahar aylarında bölgedeki ekolojik çeşitlilik en yüksek seviyededir.

Tüm bunlara rağmen Kyme ve çevresi, etrafında yer alan doğal limanın sağladığı avantajlar nedeniyle sanayi bölgesi olarak tanımlanmıştır. Kent kalıntılarının korunduğu alanın çevresi, 70’li yıllardan itibaren günümüze kadar yoğun bir şekilde sanayi kuruluşlarının iskanına açılmıştır ve Kyme’nin sahip olduğu kültürel mirasın değerlendirilmesi engellenmiştir. Oysa ki Kyme, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma kanunu kapsamında “ören yeri” niteliğinde olup, aynı kanunun 6. maddesine göre “Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıkları” kapsamında değerlendirilmektedir. Dolayısıyla koruma kurulu kararları doğrultusunda 1. Derece arkeolojik sit kapsamı içerisindedir ve imar faaliyetlerine kapalı arkeolojik kazı alanıdır. Bu nedenle hiçbir şekilde yapılaşmaya izin verilmemesi gerekmektedir.

Fakat yakın zamanda, tamamen usulsüz ve hukuka aykırı biçimde, üstelik ÇED raporunda belirtilen tehlikelere rağmen aniden alınan bir kararla, antik kentin sit derecesi düşürülmüş ve sit alanında yapılaşmanın önü açılmıştır. Alınan bu hukuksuz kararla Nemport Deniz İşletmelerinin liman alanını genişletmek amacıyla yapmak istediği deniz dolgusu sit alanı içerisinde gerçekleşecektir ve Kyme için geri dönüşü olmayacak bir tahribata neden olacaktır. Sit derecesinin düşürülmesiyle imar faaliyetlerinin onaylanması, bölgede bulunan şirketlerin çıkarları doğrultusunda alınan bir karardır ve kanunların açıkça ihlal edildiği anlamını taşımaktadır. Kapasitesi arttırılan liman ve gelecek olan gemilerin boyutlarının büyümesi; kaza risklerini (Foça örneği), yoğun gemi trafiğini ve deniz ekosistemine ilişkin olumsuzlukları beraberinde getirecektir.

Kyme ve çevresinde yapılaşmaya ve liman faaliyetlerine izin vermek büyük bir yıkıma neden olacaktır. İşte biz, Kyme Antik Kentini Yaşatma Girişimi adını verdiğimiz bir oluşumla sizlerin desteğini bekliyor ve haklı mücadelemize katılmanızı istiyoruz. Bir grup çevre ve kent gönüllüsü olarak çıktığımız yolda doğamızın ve kültürel mirasımızı korumanın şirketlerin kar hırsından daha değerli olduğunu biliyoruz.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, İl Koruma Kurulları ve Çevre Bakanlığı yetkililerini konu üzerine yeniden düşünmeye, hukuksuzca alınmış kararları gözden geçirmeye çağırıyoruz.

Kyme’deki kültürel mirası ve bölgenin ekolojik değerlerini yaşatmak ellerimizde.

Kyme için henüz geç değil.

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 1.000.
1.000 imzaya ulaşıldığında, bu kampanyanın öne çıkarılan kampanyalarda yer alma ihtimali artar.