Kuaför ve Berberlik hizmetlerinde KDV %8 Olsun

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 5.000.


Konu: Kuaförlük, Berberlik ve Manikürcülük Hizmetlerinden alınan %18 KDV oranının % 8’e iyileştirilmesi gerekliliği hususunda görüşlerimiz ve talebimizdir.

 1-    Yapılan mal ve hizmet teslimlerinde, mal veya hizmeti teslim alanın teslim edene ödediği kısma vergi denmektedir. Katma değer ise bir ürüne işleme yoluyla katılan, hizmete emekle eklenen değerdir. Kısa Adı KDV olan Katma Değer Vergisi bu iki unsurun oluşması sonucunda Devletimizin üretenden üretimde kullandığı ürün için,  tüketende de tükettiği üren için ortak olarak aldığı vergidir. Hal böyle iken, Kuaförlük hizmetlerinde KDV ye konu olan esas unsurun yani ÜRÜN ün değer kazanması konusu vuku bulmamaktadır. Burada hizmet edilen unsurun  İnsan olması nedeni ile, değeri az olan ve işlendikten sonra değer artışı oluşması mümkün değildir. ( Saç kesilmesi, saç boyanması, manikür v.b işlemler )

 2-    Hatta bu servisler ürünlere değer katma anlamından çok öte, toplumu oluşturan fertlerin hayatın idamesinde, sağlıklı bir birey olarak görünmesini ve hissetmesini sağlayan ihtiyaçlardır.

 3-    Kuaförlük ve Manikürcülük sektöründen satıştan elde edilen %18 KDV oranı oldukça yüksektir. Katma Değer Vergisi’nin kuaförlük sektöründe en fazla %8 olması gereklidir.

4-    Günümüzde Kuaförlük ve Manikürcülük mesleğince verilen hizmet LÜKS değil bir İHTİYAÇ kategorisindedir. Ancak hizmete uygulanan KDV oranı ise adeta lüks bir hizmetmiş gibi fahiştir. İnsanların saç kestirmesi, dip boya yaptırması el ayak sağlığını koruması lüks değil bir zarurettir.

5-    Ülkemizde alım gücü yüksek kesime hitap eden birçok malda, (mücevher, lüks çanta giyim vs) uygulanan KDV %8 hatta bazılarında % 0’dır. Hal böyle iken Kuaförlük ve Manikürcülük hizmetlerindeki % 18 lik KDV oranında herhangi bir iyileştirmeye gidilmemesi meslektaşlarımızı uzun yıllardır mağdur etmektedir.

6-    KDV’nin asıl yüklenicisi mal ya da hizmeti satın alan nihai tüketicidir. Olay tüketici açısından değerlendirildiğinde % 18 lik oranda yapılacak indirimin tüketici lehinde olacağı tartışmasızdır. Yüksek KDV oranı tüketicinin bütçesini etkilemekte çoğu zaman bu hizmetleri almaktan imtina etmektedir. Bu da sektörde durgunluğa sebep olmaktadır. Olaya büyük çerçeveden baktığında esnafın mağduriyetiyle tetiklenen ülke ekonomisi olumsuz etkilenmektedir.

7-    KDV oranlarının yüksekliği kayıt dışı işlemleri özendirmekte ve yaygınlaştırmaktadır. Kayıt dışılık ise, öncelikle ekonomik aktörler arasında haksız rekabete sebep olmakta; elbette gelir üzerinden alınan vergileri de önemli oranda aşındırmaktadır.

8-    Yapılacak vergi iyileştirmesi, vergi uyumunu güçlendirerek bütçe KDV gelirini artıracağı gibi, kazanç üzerinden alınan Gelir ve Kurumlar Vergisinin tahakkuk ve tahsilâtına da olumlu etki yapacaktır.

9-    İktisat teorisinde nihai tüketim mallarına talep esneklikleri ile ters orantılı olarak vergi konulmasını (talep esnekliği düşük mallara yüksek oran) öneren Ramsey Kuralı tartışmalı ve çoğu zaman uygulanamaz bulunsa da, en azından kuramın işaret ettiği şekilde, mal üzerindeki verginin o mala olan talebi azaltıcı etkisinin, ekonomideki tüm mallar yönünden dengelenmesi (verginin bütün malların talebini aynı oranda azaltması) açısından, fazla yüksek olmayan ama temel bazı mallar haricinde tüm mallar için geçerli olacak tek bir KDV oranı (ya da olabildiğince az sayıda oran) uygulanması seçeneği de değerlendirilmelidir. % 18 oranının aşağıya çekilmesi toplam vergi tahsilatları ve gönüllü vergi uyumu yönünden de olumlu sonuçlar getirecektir.

10- Kuaförlük ve Manikürcülük ekonomimizde önemli rol oynayan sektörlerden birisidir. Bu yüzden bu alanda KDV iyileştirilmesi uygulaması önemsenmelidir. Bu meslek dalında dünya çapında hızlı gelişimler olmaktadır. Meslek mensubu esnafın da kendisini yenilemesi, tanınırlığını artırması, hep daha iyi olması gerekiyor. Bunu sağlamak için kendi gelişimine maliyet ayırması zaruridir. Ekonomideki iniş çıkışlardan direkt olarak etkilenen kuaför ve manikürcu esnafı ayakta durmakta zorlanıyor. Bu kadar zorlanmasına rağmen durumu vatandaşın cebine yansıtmamaya çalışıyor. Esnafın bu durumdan kurtulabilmesi için KDV oranının yüzde 8'e iyileştirilmesi gereklidir.

11- Kanun Koyucu vergi konusunda bir uygulama başlatırken önce vergiyi doğuran olayı tespit eder, ondan sonra uygulamanın kapsamını detaylı olarak açıklar ve sebep-sonuç ilkesini ortaya koyarak vergilendirmeyi tüm yöneri ile kamu oyuna açıklar.

12- Bu bağlamda kanun koyucu KATMA DEĞER VERGİSİ uygulamasını başlatmadan önce, vergiyi doğuran olayı tespit etmiş katma değer oluşturan mal ve hizmet alımlarına KDV uygulamasını 3065 sayılı kanunla 25.10.1984 tarihinde yürürlüğe sokmuştur. Yani yeni bir vergi türü uygulaması başlamıştır. Fakat bu uygulama zaman zaman vergiyi doğuran olay ile çelişir şekilde uygulanmış ve ‘’KATMA DEĞER YARATMA’’ prensibi dikkate alınmadan uygulamaların olduğu gözlenmiştir.

13- Mesela; kuaförler hizmet sektöründe faaliyet vermekte olup, verdikleri hizmetler insana yönelik olan uygulamalardır. Bu hizmetleri ile herhangi bir katma değerin yaratılmadığı; yani verdikleri hizmetler sonucunda bir iktisadi değer artışının olmadığı bir gerçektir.

14- Bu nedenlerle kuaför sektörlerinde hizmet veren vergi mükelleflerinin KDV uygulamasından istisna tutulması kanaatindeyiz.

15- Kaldı ki; 24/04/2003 tarihli ve 25088 sayılı Resmi Gazete yayınlanarak yürürlüğe girmiş olan 4842 sayılı ‘’Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’’ kanunun 23 üncü maddesinde; Katma Değer Vergisi Kanunun 17 nci maddesinin 4 üncü fıkrasının (a) bendi değiştirilerek basit usulde vergilendirilen mükelleflerin mal ve hizmet teslimleri katma değer vergisinden istisna tutulmuştur.

16- İstisna tutulan söz konusu basit mükelleflerin içerisinde kuaför hizmeti veren vergi mükellefleri de bulunmaktadır. Bu durum bir emsal değer kabul edilerek, tüm kuaför hizmeti veren vergi mükellelerinin sadece hizmetleri karşılığında elde ettikleri gelirlerinin KDV den istisna tutulması durumunda vergide adalet prensibinin de uygulandığı sonucunu doğuracaktır.

17- Bir diğer çok önemli kaide olan Sosyal Hukuk Devleti olma , yani Sosyal devlet imkanlarından Anayasasının devletin temel amaç ve görevlerini belirleyen 5. maddesinde ise “kişilerin ve toplumun refah,huzur ve mutluluğunu sağlamaya,kişinin temel hak ve hürriyetlerini,sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak şekilde sınırlayan siyasal,ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya,insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya” devletin temel görevleri arasında yer verilmiştir. denmektedir.

18- Öyle ki toplumu oluşturan fertlerin huzur ve mutluluğu, Psikolojik ve Sosyolojik olarak ele alındığında kişisel bakımlarını sağlaması ile başlar. Dış görüntüsünü aynanın karşısında iyi kabül eden bireylerin kendi özgüvenleri daha yüksek olur. Kendine güvenen bireyler daha mutlu ve huzurlu olurlar.  Doktorların görüşlerine göre insanların kendilerini güzel veya yakışıklı hissetmelerinin, başkaları tarafından beğenilmenin psikoloji ve kişilik açısından önemli olduğunu belirtmişlerdir. Yapılan bir araştırmada insan üzerindeki ilk izlenimlerin yüzde 80-90’nını kişinin dış görünüşü oluşturuyor. İlk 30 saniyede yeni gördüğümüz biri hakkında ön yargılarımız oluyor. Makyajınız, gözleriniz, bakışlarınız, saç tarzınız, burnunuzun kemerli olması, giyim tarzınız bunları etkiliyor. Dış görünüşünden memnun olan kişi çoğu zaman kendisi ile barışık, iş hayatında ve sosyal ilişkilerinde daha başarılı, aşk ve evlilik hayatında daha kolay mutlu olabilmektedir denmektedir. Kişinin kendini aynada güzel ve alımlı görmesi öz güveninin artmasına ve insanlarla daha çabuk iletişim kurmasına katkıda bulunur denmektedir.

19- Sosyal devlet anlayışına göre kişisel bakım servislerinin lüks olmaktan öte bir ihtiyaç olarak kabül edilmesi kaçınılmaz bir durumdur. Yasalara uygun, hijyenik ve ehli kişiler tarafından bu servisler ile bireyleri buluşturmak ise kanun koyucuların asli görevidir.

 Sonuç ve İstem

 Yukarıda belirttiğimiz nedenler ve yaşanılan mağduriyetlerden ötürü , mesleğimiz ve meslektaşımızın gelişimi için, enflasyonla topyekün mücadele için KDV de iyileştirme yaparak Kuaförlük Sektörüne desteğinizi  bekliyoruz.

 KDV de olacak bu iyileşme Federasyonumuza kayıtlı 108.000 işletme ve takribi ülkemizde faaliyet gösteren 700.000 meslektaşımızın çok büyük bölümünün beklentisidir. Beklentimize olumlu cevap vererek sektörümüze büyük bir enerji geleceğine inanıyoruz.



Bugün Haydar imzanı bekliyor!

Haydar Alkoç bu imza kampanyası için senin desteğini bekliyor: «Kuaförler Platformu: Kuaför ve Berberlik hizmetlerinde KDV %8 Olsun». Haydar ve imza atan diğer 3.581 kişiye katıl.