Doğrulanmış başarı

Komşufırınlar’da satılamayan ürünler akşam çöpe gitmesin!

Bu kampanya 7.092 destekçi ile değişim yarattı!


Bir Komşufırın deneyimini herkesle paylaşarak bende oluşturduğu farkındalığı anlatmak istiyorum:

"Ürünlerimiz her zaman taptaze " Kulağa güzel geliyor değil mi?
Ürünlerine ve müşterilerine titizlikle önem gösteren kurumsal gıda perakendesi işindeki firmaların olmazsa olmaz mottosu.

Yaşadığım bir tecrübe bu hoş sedalı pazarlama cümlesinin altında neler olabileceğini gösterdi.

Komşufırın'a ekmek almak için uğradım. Dükkana akşam 7:40'da girdim. Ekmek seçerken bir müşterinin indirim sorması dikkatimi çekti, cevap olarak da 8:00'de başlıyor, henüz 20 dakikamız var. Ne demek olduğunu sorunca; kapanmadan önce son bir saat %40 indirime gidiyoruz. Tüm ekmek çeşitleri ve börek pizza çeşitleri dahil ama kurabiye pastalar hariç dediler...

Ne güzel düşünmüşler değil mi... Takdir ettim, bak ne güzel hem kalanları değerlendiriyorlar hem de son dakika satış yapıp maliyetlerini kurtarıyorlar. Yalnız bunu da gören biliyor, anladığım kadarıyla fazla duyurmuyorlar ki satış buraya kaymasın. Buna da tamam, bu uygulamanın sessizce yapılması da kabul edilebilir bence.

Ama şimdi konu o değil; çok mühim bir mevzuya uyandım.

Dükkan sergilerindeki leziz şeyler şimdi nerede biliyor musunuz?

Pekala akşam 9'dan sonra ne yapıyorsunuz bu kalanları dedim?

Çöpe gidiyor. Hepsini poşetleyip çöp arabasına veriyoruz.
Ama yazık değil mi, ziyan olmuyor mu, tezgahın yarısı dolu şu anda?
Kurallar kesin! Eve götürmemiz de yasak. Bu konuda her şey çok sıkı takip ediliyor.

Günlük ve taze olmasının bedeli bu olabilir mi? Resimdeki ürünler bir saat sonrasında poşetlenerek çöpe gönderildi. Evime aldığım bu tip ürünleri en az 3-4 gün yiyebiliyorum. Çöpe gitmesi ne demek.

İsrafın birçok yerde karşımıza çıkan çeşitleri var. Ama ben, bu işe Komşufırın’da yaşadığım bir olayla uyandım. Tesadüf oldu, ama anladım ki doğru bir yerde takılmışım. Çok sayıda şubesi ile büyüyen bir perakende pastane-fırın zincirinde (5 yıl içinde 500 adete çıkacaklarmış) bu israf sistematik olarak gerçekleşebiliyor. Diğer franchise sisteminde çalışan pastane-fırın markalarının her birinin işletmecisi elindeki değerleri önemseyerek kısıtlı sermayelerini savurmayarak, israfı minimize etmeye çalışabiliyor. Bizim küçük esnafımızın da geleneğinde ve vicdanında böyle bir israfın yeri olmadığı için kalanları ihtiyacı olan fakirlere o da olmazsa hayvanlara veriyorlar.

Ancak iş büyüdükçe, zincir şubeleşme ile beraber israf da artıyor. Herkes bu döngünün bir yerde parçası olduğu için sessiz kalıyor. Belki de ilk zamanlar herkesi biraz acıtıyor olmalı, ama sonrasında alışkanlıkla kanıksanıyor. Konuştuğum dükkân personeli utançla karışık çöpe giden ürün itiraflarını yaparken, kendilerine verilen “manuel” i uygulamaktan başka çarelerinin olmadığını söylüyorlardı.

Çöpe atmak hem kolay hem ucuz! 

Bu endüstriyel fırın zincirinin yöneticileri "günlük ve taze" olmakla övünürken bu kocaman israfı engelleyecek çözümler üretmeleri güzel olmaz mı? Bu ürünlerin toplanıp ihtiyacı olan çeşitli organizasyonlara aktarılması mümkün olamaz mı?

Ürün maliyetleri o kadar küçük ki, satış fiyatlarının bir bölümünde bu gideri fire maliyeti olarak kapatıyor olmalılar. Böyle bir “dönüştürme organizasyonun” maliyetine katlanmaktansa çöpe atmak çok daha ucuza geliyor olmalı. Diğer bir deyişle fire giderleri de satış fiyatlarına yansıtılarak konu çözülüveriyor. 

Bu işi en başta Komşufırın yöneticileri çözmeli..

Komşufırın kısa süre içinde başarı ile büyüyen değerli bir marka ve girişim, yani ülkemizin bir değeri. Bu sorunu da başta yine Komşufırın yöneticileri çözecekler. Ne yapılacaksa yöneticileriyle uzlaşılarak hatta onların inisiyatifi ile yapılması gerektiği düşüncesindeyim. Elbette buna kaynak ayırmaları lazım. Farkında olan kitle biraz daha büyürse duyacaklar ve önemseyeceklerdir. Sonraki aşamada ise bulunacak bu çözüm benzeri tüm gıda perakendecisi işletmeler için referans alınabilir. Yani israfa neden olanlar bu işin çözümünde paydaş olmalılar..

Bu kampanya bir iyilik ve değişim arzusudur. Sermayenin dini milliyeti rengi olmaz. Çıkarları olabilir. Ama değerleri de olmak zorundadır. Çünkü kazancını bu toplumdan sağlıyor. 

Başta Komşufırın olmak üzere benzeri gıda zincirlerinden bu israfa son verecek çözümler geliştirmelerini istiyorum. Ülkemizde Türkiye vatandaşı olarak fakir halk kesimleri olduğu gibi sığınmacı durumunda çok sayıda ihtiyaç içinde insan bulunmaktadır. Bu ürünler ilgili kurumlarla (Gıda Bankaları vb.) yapılacak koordinasyonla ihtiyaç sahiplerine yönlendirilmelidir.

Murat Atilan



Bugün Murat imzanı bekliyor!

Murat Atilan bu imza kampanyası için senin desteğini bekliyor: «Komşufırınlar’da satılamayan ürünler akşam çöpe gitmesin @komsufirinda». Murat ve imza atan diğer 7.091 kişiye katıl.