Kanal İstanbul Tehlikeli ve Gereksiz Bir Projedir, İptal Edilmelidir…

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 500.


Proje, bundan 5 yıl önce, 27 Nisan 2011 Tarihinde Kamuoyuna “ Çılgın Proje “ olarak açıklanmış, aradan 5 yıl geçtikten sonra da, güzergahı konusunda tartışma ve beklentiler gündeme gelmiştir. Herkes, kanal oradan mı geçecek, buradan mı geçecek diye tartışmaya başlamıştır.

Oysa asıl konu, bu projenin gerekli olup olmadığıdır.

Doğa bilimcileri, ekolojik dengelerin bozulacağı konusunda görüşlerini zaten açıkça ifade ediyorlar, ben ise dünya denizlerini dolaşmış bir denizci olarak, deniz ulaşımı açısından, bu proje gerekli mi, potansiyel kaza ve tehlike riskleri nelerdir, bu konulara değiniyor ve projenin iptal edilmesini istiyorum. 

Kanalın, 40 km. uzunluğu, 150 mt. genişliği ile dünyanın en geniş su yolu olacağı ifade edilmiştir.
Oysa kanalların fiziksel boyutları değil, işlevleri önemlidir.

Bir kanal niye yapılır ?
Cevabı basittir, “ uzun yolları kısaltarak, zamandan ve yakıttan tasarruf sağlamak için.” 

Peki Kanal İstanbul ‘un kısaltacağı bir yol var mıdır ?
Hayır yoktur, İstanbul Boğazı ‘na paraleldir ve aynı mesafededir.  

Süveyş Kanalı olmasaydı gemiler, 35 gün – 840 saat seyir yaparak Afrika Kıtasını, Panama Kanalı olmasaydı 30 gün – 720 saat seyir yaparak, Güney Amerika Kıtasını dolaşmak zorunda kalacaklardı.
İşte asıl - işlevsel kanallar bunlardır.

Madem ki Kanal İstanbul ‘un kısaltacağı bir yol yok, üstelik İstanbul gibi dünyanın en büyük metropolünün tam ortasından geçecek, o halde 50 milyar dolar harcanacak olan bu proje, sadece İstanbul ‘da yaşayanları değil, tüm vatandaşları da ekonomik açıdan olumsuz etkileyecektir. 

3. Boğaz Köprüsü gibi dünya çapında gerçekleşen yararlı ve dev bir proje bile sadece 3 milyar dolara mal oluyor ise, 50 milyar dolar ile, teknoloji destekli üretime ve ihracata yönelik kaç fabrika kurulabilir, kaç bin kişiye iş ve aş sağlanabilir, dışa bağımlılığın önlenmesi için, özlenen tarımsal verimlilik nasıl arttırılabilir,  kaç hastane yapılabilir, bunlar konuşulmalı ve bu tür gerçekçi projelere yatırım yapılmalıdır bu ülkede … 

Diğer ve asıl önemli olan konulara gelince ;

Montrö açısından gemiler Kanal ‘ı kullanır mı ?   
İstanbul ve Çanakkale Boğazları, Montrö ile özel bir konuma alınmıştır ve gemilerin geçişleri önlenemeyeceği gibi, Kanal ‘dan geçmeleri yönünde de zorlanamaz. Kılavuz kaptan almaları dahi zorunlu değildir, geçen gemilerin % 49 u halen kılavuz kaptan almamaktadır.
Üstelik İstanbul Boğazı dünyanın en güzel su yolu olduğu için, gemi kaptanları her zaman bu rotayı tercih edeceklerdir.

Kanal gelir getirir mi ?
Montrö ile serbest geçiş hakkı olduğuna göre, gemilerin para ödeyerek bu kanalı kullanmaları oldukça zordur. İstanbul Boğazı gibi ücretsiz bir otoban dururken, Kanal İstanbul gibi ücretli, riskli ve kanal seyri gerektiren bu dar su yolu yeterince kullanılmayacaktır.
Bütün bu nedenlerden ötürü, Kanal ‘ın gemilerce tercih edileceğini ve gelir elde edileceğini düşünmek, aşırı iyimserliktir.

Muhtemel kazalar nelerdir ? 
Bundan 37 yıl önce meydana gelen Independenta Tanker yangını, bu projeye gerekçe olarak gösterilmemelidir. Aynı türden bir kaza, her an kanal içerisinde de olabilir. Üstelik yerleşim bölgeleri çok yakın olacağı için, çok daha vahim sonuçlara yol açacaktır. Kısa bir süre önce, Teksas'taki Houston Kanalı'nda 900 bin galon petrol yüklü mavna, gemiyle çarpıştı. Mavnadan denize 170 bin galon petrol yayılırken dünyanın en yoğun gemi trafiğinin yaşandığı bölgelerinden biri olan kanal kapandı.

1982 Yılında, Midilli adası açıklarında tanker yangını yaşamış meslekten birisi olarak; gelin, sonradan ah demeden, yaşanması muhtemel kaza senaryolarını baştan düşünüp, bir karşılaştırma yapalım ; 

Diyelim ki petrol, akaryakıt veya LPC taşıyan bir tanker, kanal içerisinde yanmaya başladı.
( Kazan patlaması, çarpışma, dümen kitlenmesi, ana makinede infilak, makine dairesinde gaz kaçağı, güvertede sızan gazlar ve dikkatsizlik, bacadan çıkan kıvılcımlar, hatalı raspa, petrol sızıntısı, sabotaj gibi pek çok neden yangına sebep olabilir.) 

Kanal çevresindeki yerleşim bölgeleri çok yakın olacağı için, patlamanın yakındaki bu yerleşim bölgelerine olan fiziksel darbe ve yıkım etkisi, maksimum seviyede olacaktır.

Oysaki İstanbul Boğazında çıkacak bir yangında Boğaz, kanaldan çok daha geniştir ve insanlar uzakta olacağı için, ilk andaki fiziksel darbe, minimum seviyede kalacaktır.

Nitekim İndependenta ‘nın infilakında yakın bölgelerdeki binaların sadece camları kırılmıştı. 

Bir diğer büyük tehlike ise, yangında sızacak olan zehirli gazlardır. Kanalın hemen çevresinde yeni yerleşim alanları oluşturulacağı için, bir anda çevreye yayılan bu zehirli gazlar, kanalın her iki tarafında yaşayan yüzbinlerce insanı zehirleyecek ve bir anda hayatlarını tehlikeye sokacaktır. 

Kanal içerisinde bir geminin yanması halinde, gemi yaklaşık 1. mil – 2 km. gibi bir mesafede ancak duracağı için, çok sayıda insan bundan etkilenecek ve bu kadar insana kısa sürede müdahale edilmesi ve tıbbi tedavi uygulanması mümkün olmayacaktır. Kanalın etrafında yapılacak olan binalar, tam bir hava koridoru yaratacağı için, zehirli gazlar bu hava koridoru ile çok daha uzak mesafelere kadar taşınacaktır. 

Oysa bu kaza İstanbul Boğazında olursa, boğazın geniş olması, yerleşim birimlerinin uzaklığı, tabi ve kuvvetli hava sirkülasyonları nedeni ile zehirlenme olayları çok daha az olacak veya hiç olmayacaktır. Nitekim, Independenta Tanker kazasında herhangi bir zehirlenme olayı yaşanmamıştır. 

Şu anda Boğaz trafiği, kurulan radar istasyonları ile, kazalara karşı zaten kontrol altındadır. Ayrıca İstanbul Boğazı’ nda gemilerin çatışmaları veya dümen kilitlenmesi sonucu karaya oturmaları, yanmaları, Boğazın birkaç noktasına konuşlandırılacak ve olaylara anında müdahale edebilecek yangın söndürme donanımlarına sahip romörkörler ile önlenebilir.
Ki bu organizasyon hali hazırda vardır ve 7 / 24 aktiftir, ancak geliştirilebilir. 

Şehir içi ulaşımı - kara trafiği nasıl etkilenir ?
İstanbul trafiği her geçen gün giderek yoğunlaşmış ve içinden çıkılmaz bir hale gelmiştir.

Şehrin içerisinden geçecek bu kanalın üzerine inşa edilecek olan köprüler, tıpkı Boğaziçi Köprülerinin giriş ağızlarında yaşandığı gibi, birikmelere, sıkışmalara ve kuyruklara neden olacak, trafik işkencesine ciddi katkılarda bulunacaktır.

Uzun yıllar sürecek kazı ve inşaat işleri nedeni ile, yollarda binlerce iş makinesi ve kamyon cirit atacak, zaten yürümeyen İstanbul trafiği, daha da kitlenecektir.

Tıpkı şu an kentsel dönüşüm nedeni ile şehir içinde trafiği kitlemekte olan beton mikserlerinin, hafriyat kamyonlarının yaptığı gibi ve onlardan kat kat çok daha fazlası yaşanacaktır. 

Vatandaşa faydası var mıdır ? 
Bu konuda uzunca bir süredir samimi olarak düşünüyor, soruyor ve araştırıyorum, gerçekten de vatandaşa herhangi bir yararı var mıdır diye.  Kanalın geçeceği arazi, kanal yapımı ve inşaat işlerinden kazanılacak muhtemel rantların haricinde, vatandaşa herhangi bir faydasını göremiyorum. 

Bütün bu nedenlerden ötürü, projeye siyasal ve rantsal açıdan bakılmamasını, bu yazıyı bir vatandaşlık görevi olarak yazdığımın bilinmesini ve projenin iptal edilmesini istiyorum. 

Saygılarımla,
Erdal YAZICI
Uzak Yol - Gemi Mak. İşl. Müh.

 



Bugün ERDAL imzanı bekliyor!

ERDAL YAZICI bu imza kampanyası için senin desteğini bekliyor: «Kanal İstanbul Tehlikeli ve Gereksiz Bir Projedir, İptal Edilmelidir…». ERDAL ve imza atan diğer 307 kişiye katıl.