Sarı Kışla Projesi Hayata Geçsin

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 100.


1829 yılında Kışla-i Humayun adı ile denizin toprakla doldurulmasıyla elde edilmiş dolma bir arazi üzerine inşaatına başlanılmış olan Sarı Kışla’dan önceki zamanlarında burada 10 kadar sabunhane, Yahudi misafirhanesi ve meyhaneler bulunmaktaydı. Sarı Kışla'nın inşasında binanın Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinin kozmopolit ve stratejik İzmir'inde devlet erkini yansıtması amaçlanmıştı. 1826'da yaşanan Vaka-i Hayriye olarak bilinen olayda Yeniçeri Ocakları kapatıldı ve yerine Asaki-i Mansure-i Muhammediyye adıyla yeni bir ordu teşkilatı kuruldu. Yaşanan bu olayla birlikte İzmir'de askerlerin barınacağı, talimlerini yapacağı, ticaretin devamlılığını bozmayacak bir kışlanın inşa edilmesi ihtiyacı ortaya çıktı. Kara tarafındaki cümle kapısı, Katipzade Konağı olarak bilinen yapının 1867'de yıkılıp 1872'de İzmir Vilayet Konağı'nın inşa edilmesi ve 1901'de de inşa edilen Saat Kulesi'ne bakmakta, arkasında minyatür İngiliz Ayşe Camii (bugünkü Konak Yalı Camii) bulunmaktaydı. İç kısmı Talimhane Meydanı olarak anılmaktaydı. Sarı renkte, kesme sarımsak taşlarından inşa edilmişti. Taşlarının nereye götürüldüğü bugün dahi bilinmemekte.

1950 yılında Milli Savunma Bakanlığı ile birlikte alınan müşterek bir kararla, şehrin merkezinde kalan askeri garnizonun dışarıya taşınması fikri benimsendi. Belediye tarafından askeri amaçlı beş adet binanın yapılması ve bakanlığa devredilmesi üzerinde anlaşıldı. Buna karşılık Sarı Kışla da belediyeye verilecekti. 17 Mart 1955 tarihinde belediyeye teslim edilen Sarı Kışladan ertesi gün tahliye başlar. Öte yandan eski Cezaevi karşısına düşen kısımdaki zamanın Askerlik Şubesi binası ile zemin katındaki sahipli dükkânların istimlâk işlemleri de başlatılır. Kışlanın yıkımı uzun zaman tüm İzmir’in gündemindeki en önemli olay olur. Yıkımı izlemeye her gün birçok kişi gelir. Sarı Kışla'nın yıkılmasıyla boşalan Konak Meydanı'nı ne yapacağını bilemedi. Londra, New York ve Rio de Janeiro belediyelerine başvurularak fikir istendi. Boş kalan alan birahaneler ve çiçekçilerle doldu. Uzun süre İzmir toplu taşıma ağının merkezi oldu ve çirkin bir görünüm aldı. 80'li yıllara gelindiğinde denizin doldurulmasıyla inşa edilen Mustafa Kemal Sahil Yolu'na bağlanacak geniş bir yol hattı ve bu hatta bağlı üst geçit planları yapılması meydanın gözden çıkarılmaya başladığına işaret etmektedir. Ardından Galleria tartışmaları gündeme geldi. Birkaç kez bir park görünümünde düzenleme girişimleri yapıldı. Son olarak 2003 yılında Ersen Gürsel ve Haluk Eral'ın tasarladığı Konak Meydanı ve Çevresi Düzenleme Projesi hayata geçirildi.

Sarıkışla'dan Konak Meydanı'nda geriye sadece hitapnamesi kalmış, bir anıt şeklinde dikilmiştir. Hitapname yıkımı gerçekleştiren müteahhidin bir vicdan muhasebesi sonucu bahçesinden çıkarıp geri getirmesi üzerine geri kazanılabilmiştir.

 Sarı Kışla tamamlandığı zamandan yıkıldığı zamana kadar İzmir’in en büyük hacimli yapısı olarak kalır. Saat Kulesi’ne bakan Komutanlık binası kışlanın büyük bölümü gibi üç katlı olmasına karşın tüm yapının en yüksek bölümüdür. Sarı Kışla hizmet verdiği süre içinde birçok önemli olaya tanıklık eder. Sözgelimi İzmir’in kurtuluş günü bayrağımız İzmir’de önce sözünü ettiğimiz komutanlık binasının balkonundaki göndere çekilir. 1908 Meşrutiyetinden hemen sonra Selânik’ten gelen Hürriyet Kıt’aları bu kışlaya yerleşir. Birinci Dünya Savaşı sonunda İzmir’i teslim almak isteyen İngiliz donanmasına karşı okul binaları ile birlikte Sarı Kışla da gaz dolu tenekelerle doldurularak yakılmak üzere bekletilir. İzmir’in kara günü olan 15 Mayıs 1919’da özgürlük için sıkılan kurşuna da kışlanın duvarları tanık olur. İzmir’in gündelik yaşamında da ilginç olaylara da gözlemci olmuştur. 

 

Pek çok kentin (örneğin Dresden) savaşlarda yıkıma uğramış sembol yapılarının üşenmeksizin yeniden inşa edildiği günümüzde, yerli yıkımın bir kaybı olan Sarıkışla'nın yenilenmesine dönük fikirler ortaya sürülmeye devam etmektedir. 

 

Sarı kışla’nın yıkım projesi belediye başkanı olan Rauf Onursal’dan İzmir’in başına gelmiş en büyük talihsizliklerinden biridir. Sarı Kışla gibi bir mimari şaheserin yıkılması, hatta Saat Kulesi bile yıkılması planlanmış, Konak Meydani tarihi dokusundan uzaklaşmış, ortasından kocaman egzozlu bir yol geçmiş, meydanın Alsancak tarafında kalan tarihi yapılar yıktırılmış, yerine acuze bir belediye binası yaptırılmaya kalkınmış, Kordondaki yalılar, puntadaki yalılar hepsi "kentleşme" adi altında apartmanlara dönüştürülmüş, o görkemli Bahri Baba Parkının ihtişamının içinden bir Varyant geçirilmiş, Varyant'ın hemen yanına şimdi kız yurdu olarak kullanılan, o dönem "modern İzmirli böyle apartmanlarda kalır" diye örnek olarak yaptırılan bina yapılmış, tramvay hattı kaldırılıp, yerine boynuzlu troleybüsler getirilmiş.. adam tek başına bütün tramvay hattını söküp atmıştır İzmir'den. 1974 yılında vefat ederken, İzmir için Yunan yangınından sonraki en büyük felaket olduğunun farkına vararak bir vicdan muhasebesine çekti mi kendini acaba?

Sarı Kışla’nın sonrasında Konak Meydanı’nın günümüzdeki hali çok mu göz alıcı güzellikte olduğunu düşünüyorsunuz ?  İl Milli Eğitim Md. olarak kullanılan yüksek bina dahil olmak üzere İş Bankası, Akbank, YKM gibi binaların hiçbirinin dış cepheleri şu anki meydan ile uyumlu değil. Bu konuda da dış cephe düzenlemesi yapılıp meydana uyumlu, tarihi görünümlü dış cephe değişiklikleri faydalı olacaktır.

Benim eskiden ezelden hayalim Konak Meydanı'nı 1955'ten önce dozerler girmeden haliyle görebilmek. Sarı Kışla ve meydanın doğusundaki depolarla tekrar o tanımlı, kare meydan yapılabilse....

Kent tarihinin en önemli olaylarına tanıklık eden böylesi bir binanın yıkımı elbette derin bir üzüntü yaratmanın dışında kent belleğinden büyük bir parçanın silinmesine sebep olmuştur.

Bu imza kampanyası ile amacımız; İzmir’in kent hafızasında unutulmaya yüz tutmuş en önemli yapılarından biri olan Sarı Kışla’yı tekrar kentimize kazandırmak, bu uğurda yerel yönetimleri, sivil toplum kuruluşları ve ilgili kamu kuruluşlarına çağrıda bulunmak.

Sarıkışla'nın kente tekrar kazandırıldığı gün Konak'ın turizme gerçek anlamda kazandırıldığı gün olur. Bina haliyle eski amacına hizmet etmeyeceği için alt katları küçüklü büyüklü kafeler(bu kafelerde alkol de olursa oturup ordan sahile bakmak daha da hoşlarına gider), üst katları ise otel olarak değerlendirilebilir ve Konak'ın gerçekten turizme kazandırılma anlamında bir adım atılmış olur. Çünkü günümüz amacıyla kullanıldığında büyük bir sosyal tesis görevi görebilir. Ayrıca yapılacak bu düzenlemeyle altta kafeler olması sayesinde İzmir halkı da Konak'ta ne yapıcaz boşver gitmeyelim laflarını da bırakır.

Bu çalışmamda bana ender hatıraları ve "İzmir'i İzmir Yapan Adlar" adlı kitabıyla katkıda bulunan sanatçı ve yazar Sayın Yaşar Ürük'e sonsuz teşekkürlerimi bir borç bilirim.

Kaynak : (Yaşar Ürük "İzmir'i İzmir Yapan Adlar" s. 218, İzmir Büyükşehir Belediyesi Kent Kitaplığı, 2008)



Bugün Akif imzanı bekliyor!

Akif Genç bu imza kampanyası için senin desteğini bekliyor: «Kültür Bakanlığı, İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ, İzmir Valiliği: Sarı Kışla Projesi Hayata Geçsin». Akif ve imza atan diğer 76 kişiye katıl.