İZMİR B.B. BARINAK VETERİNER HEKİMİ APARTMAN ÖNÜNDEKİ KEDİ EVİNİ KESTİ!

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 500.


STOP BAY VETERİNER HEKİM SAYGUN ÜRGEN !!!!!!!!!!

Öncelikle vereceğim rahatsızlıktan dolayı hepinizden özür dilerim.Görüntüler aşırı derecede, Duyarsızlık, vicdansızlık içerir. Bu görüntülerdeki kişiler ;

* Apartman Yöneticisi Veteriner Hekim olan şahıs Saygun ÜRGEN, (belediye barınak veteriner hekimi)

*Apartman yönetici yardımcısı olan şahıs Halil SOYLU, (Billas Lastik ve Kauçuk finans müdürü)

*Apartman yönetimi denetçisi olan şahıs Ramazan COŞKUN, (MEB Müfettişi)

*Apartman görevlisi olan şahıs Nurettin OKLUOĞLU, (apartman görevlisi)

*Veteriner hekim olan şahısın arkadaşı, isimi belirlenemeyen şahıs...(tanıyan varsa lütfen isimini bizimle paylaşsın)

Yaklaşık 15 senedir, Mustafa Kemal Caddesi üzerinde bulunan bir apartmanda ikamet etmekteyim.Bu 15 sene içinde evimde bir çok can dostum oldu.2010 yılının Kasım ayında, apartman kapısının önünde titreyen bir kedi ile karşılaşınca, aşağıya köpükten yuva yapıp koydum.Daha sonra internetten bir kedi evi satın alıp, apartman kapısının sabit ve kullanılmayan tarafına bu evi çalınmaması amacı ile zincirle kilitledim.Zaten Bir çok iş yerinin bulunduğu apartmanda, hem çalışanlar hem apartman sakinleri bu davranışımı olumlu karşıladı.Kapının önüne gelen kedicikte her gün içinde yatmaya başladı.O soğuk günlerde  kediciğin sığınağı oldu o ev. Yanında mama ve su kabı olan tertemiz bir evdi.

29.Nisan 2016 tarihinde apartman toplantısı gerçekleşti. Bu toplantıda Işıkkent Hayvan Barınağında çalışan veteriner hekim olan komşumuz Saygun ÜRGEN yönetici seçildi.Can dostlarımız ile her gün iç içe olan bu veteriner hekim yönetici seçildiğinde hepimiz çok sevindik.Çünkü hayvansever apartman sakinlerinin olduğu bir apartman burası.

Ve her şey o zaman başladı....

Öncelikle bazı apartman sakinleri tarafından küçük kedi evinin istenmediği şahsıma oldukça çirkin bir tarzda tebliğ edildi.Daha sonra hem ben hem de diğer hayvansever apartman sakinleri, 06.05.2016 'da tekrarı yapılacak apartman toplantısına 'bütün apartman sakinlerinden' kedi evinin kalması yönünde ıslak imzalı kağıt ile gittik. Tabi ki bu durum veteriner hekim olan yöneticimizin hoşuna gitmeyecek olacak ki bu oylamanın kapalı usul olacağını bize bildirdi.

Bildiğiniz kedi evinin kalması hususunda kapalı usul 'evet'- 'hayır' şeklinde oy kullanıldı.Oy kağıtları dairelere özeldi.Yani sadece kendisi hangi dairenin, ne oy kullandığını biliyordu.(!) Bize 'sizin topladığınız imza geçersiz, insanların yüzleri tutmamışta size imza vermişler' gibi saçma sapan iddialarda bulundu.Peki ya herkesin hangi oyu kullandığını gören bu şahısa karşı insanların yüzü tutmuşmuydu? Nitekim olayın takipçisi olduk ve kedi evinin kalması hususunda oy birliği sağlandı.

Fakat ne bizim ne de oraya sığınan canların çilesi bitmedi.Bu şahıs 21.10.2017 tarihinde bir toplantı daha gerçekleştirdi.Bu toplantıyı bizi tahrik etmeye çalıştığını anladığımız için bizler katılmadık.Nitekim 5 ayda 3 toplantı olmuş oldu.Tabi ki 'kendi aldığı kararı ihlal edip, kedi evinin kaldırılması' kararını diğer apartman sakinleri ile birlikte aldı.Çünkü sebep olarak, sokak hayvalarından apartman sakinlerine ZOONOZ hastalık taşıma riskinden bahsetmiş, 'siz kedi evinin kalması yönünde oy kullandınız ama zoonoz' hastalık bulaşacak size diye yaşlı insanları tedirgin etmiş ve bu kararı aldırmıştır.

Acaba kendisi nerede çalıştığının farkında değil midir? Şahıs barınak veterineridir.Bu durumda zoonoz hastalık riskini en çok kendisi oluşturmaktadır.Zaten bekar evinde arkadaşlarıyla yaşayan bu şahıs, hijyene ne kadar dikkat etmektedir bilemiyoruz.Bildiğimiz tek şey, zoonoz sebebi ile küçük kedi evi kaldırılacaksa, kendisi bu apartmana nasıl girecek?Biz bu durumu bir günden, bir güne sorgulamadık.Kendisi sokakta 2 kediye bakmamıza tahammül edemiyor.Kendi  içinde çelişki yaşıyor.Tezata düşüyor.Kendisi yönetici olmadan önce böyle bir problemimiz yoktu.Ayrıca bulunduğumuz apartmanda oldukça büyük bir poliklinik var.Oraya gelen insanlar da apartman içinden geçiyor ve virüs taşıyor. Üstelik apartman yönetim planında da ' klinik, poliklinik, eczane hiç bir şekilde bulunamaz ibaresi var'.Fakat biz de hepsi mevcut.Yani problem sadece küçük kedi evi mi?

Daha sonra alınan karara İzmir 3.Sulh Hukuk Mahkemesinde itiraz ettik.Aynı günde tevzi formunu apartman görevlisi ile kendisine gönderdik.Çünkü kendisi kedi evini kaldırmamız konusunda beni mesajlar ve telefon aramaları ile tehdit ediyordu.Dava açılmış bir şeye dokunup suç işlememesi için kendisini iyi niyetle uyardık.Önce kapımıza defalarca zabıta memurlarını gönderdi.Ve yine defalarca zabıta memurlarına, ortak alana karışamayacaklarını, ayrıca dava açılmış bir husus olduğundan kedi evinde dokunamayacaklarını izah ettik.

Koca koca adamlar, üstelik hepside eğitimli sayabileceğiniz insanlar, çekiç ve levye ile kedi evini parçalayıp apartman deposuna koydular.Ve bunu yaparken hiç utanmadılar..Bu nasıl bir zihniyet, bu nasıl bir vicdan, bu nasıl bir ahlak.... Anlaşılır gibi değil... Cadde üzerinde olan bir apartmanın önünde alenen suç işlendi.

Gerekçeleri ise apartman yönetiminin aldığı kararmış. Kendileri hakkında derhal, Bornova Polis Merkez Amirliğine 'hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından' suç duyurusunda bulundum.Şahıs verdiği ifade de benim o apartmanda ikamet etmediğimi söyleyip bu olaydan deyim yerindeyse sıyrıldı.Halbuki İkametim 15 yıldır bahsi geçen apartmanda...

Fakat ben bu olayın takipçisi oldum.Akabinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından şahsıma koruma kararı verildi.Zira dava açılmış bir olay sebebi ile hala aileme ihtarname çekip rahatsızlık veriyordu.Bazen de kapıya gelip tehditler savuruyordu.

Kendisi 2 defa, Sabah,Milliyet, Hürriyet, Takvim,Yeni Asır, Sözcü, Cumhuriyet,Posta vb. gazetelerine baş sayfada çıktı.1 defa da CNN Türk, NTV, Halk Tv, Star, Show Tv, Kanal D vb kanalların flaş haberi oldu.Onedio 'da da var bu haber. Fakat kendisi durmadı.

Önce, 'kedi evinde kedi parçalandı'.dedi,sanıyorum ki zoonoz hastalık riski bahanesi tutmadı.Daha sonra ben apartman yöneticisiyim, kararı uyguluyorum dedi.Şu an apartman yöneticiliğini dışarıdan bir şirket yapıyor. O zaman da yapabilirdi.Mesleğini riske atmasına gerek yoktu ki... Kedi evi kendisinde takıntı oldu.

Bu sefer asılsız ihbarlarda bulunup tanımadığım insanları şahit göstererek hakkımda dava açtırmaya çalıştı, yine olmadı.

 

Görüntülerinin sonunda saat 19:16 ' da ve 19:23' te bir de 19:28 ' de mama yemeye gelen, soğukta üşümüş oraya sığınmak istemiş can dostlarımızın, geldiklerinde kedi evini, mama ve su kaplarını bulamamış olmalarının şaşkınlığını görebilirsiniz.

Hakkımda sürekli !asılsız ihbarlarda bulunan bu şahıslara, ‘yalancı şahitlik’ yapan şahıslar(Bu şahıslara çanak tutan ve beni tanımadığı halde hakkımda yapılan asılsız ihbar için 'yalancı şahitlik yapmaya hazır olan' şahıslar, veteriner hekim şahısın;

- İzmir Büyükşehir Belediyesinde görev yapan 'barınak müdürü' Hande ÖZYOĞURTÇU GÜLTEKİN,

-Hayvan Hakları Dernekleri ile sürekli iletişim halinde olduğunu öğrendiğim Betül SARITAŞ- (Nazar OPTİK) (hatta geçen gün de bir hayvanseveri, sokakta baktığı bir can için 'zehirleme' ile tehdit ettiğini duydum.)

- Yine İzmir Büyükşehir barınağından arkadaşı olan,Abdülkerim KUŞLAR ( Işıkkent Köpek Barınağı-Gökdere)

-Sinan OKUÇUOĞLU ( İBB Veteriner işleri )

-Yasemin DAĞDEVİREN ( Hayvansever olduğu iddia edilen kişi)

- Fikret PARALI ( Hayvanseverlere yapılan iftira sonucu kendisine ‘asliye ceza davası’ açılmış kişi )

- Ve Eski yönetici Erkan FINDIK ( Farin KİMYA)

Hakkımda yaptığınız asılsız şahitliğin elbette ki hukuk önünde bir karşılığı olacak.Fakat siz beni yıldıramayacaksınız. Yaptığınız tanıklık için olan dosyanız sürekli İzmir Cumhuriyet Başsavcılığında reddediliyor.Çünkü ben sadece ‘canlıları seviyorum’. Ve Maalesef siz bunu anlayamazsınız.

İsmini saydığım bu şahısları tanımıyorum.Çalıştığı yerleri, sadece savcılığa verdikleri dilekçeden biliyorum.Yolda görsem tanımam.Benden ne istiyorlar anlamış değilim.Onlara tavsiyem, arkadaşınız asılsız ihbarda bulunarak suç işliyor ve sizde ona uyuyorsunuz.

Bu insanlara elbette söylenecek çok şey var. Fakat ben kendilerinin bildiği dili öğrenemem.Çünkü ben vicdan sahibi bir insanım.Bir hayvanın soğukta, aç -susuz kalması ne demek anlayabiliyorum.Onların yaşam haklarına saygı duyuyorum.Herkes hayvan sevmek zorunda değildir.Ama yaşam hakkına saygı duymak tüm canlılar için bir erdemdir. Fakat kendilerinde bu erdemi göremiyorum.Şahısların benden, ailemden, kedi evinden uzak durmalarını ve yargılanmalarını istiyorum.

 

 

 



Bugün Meral imzanı bekliyor!

Meral ÇIRPICI bu imza kampanyası için senin desteğini bekliyor: «İZMİR B.B. BARINAK VETERİNER HEKİMİ APARTMAN ÖNÜNDEKİ KEDİ EVİNİ KESTİ!». Meral ve imza atan diğer 246 kişiye katıl.