Köy talanına, tarım ve hayvancılığı yok eden imar kararlarına "DUR!" de

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 200.


2018/11470  sayılı   "Ankara İli, Gölbaşı İlçesi Sınırları İçerisinde Bulunan Bazı Alanların Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı İlan Edilmesi" hakkında Kararın ve bunun gibi kararların iptalini istiyoruz.

Tarım ve hayvancılık alanları, ülkemizin geleceği, besin kaynağı olan yerler rezidans yerleri değildir. Çocuklarımıza yerli üretim gıdalar yedirmek istiyorsak, ülkedeki hayvancılığın ve tarımın devam etmesini istiyorsak kamu alanı meralar, buğday ekili tarlalar asıl sahiplerinde kalmalı. Bu alanlarda taşlaşma ve yapılaşma istemiyoruz. 

Tulumtaş Mahallesinde yaşayanlar olarak köy hayatını yaşamaya devam etmek istiyoruz. Bu köy, tarımı ve hayvancılığı olan bir köy.  Köyün merasında yüzlerce koyun ve sığır besleniyor. Bu mera aynı zamanda yabani hayvanlara, yabani bitki örtüsüne ev sahibi. Bakanlar kurulu kararıyla bu mera yüksek katlara imara açılmış. Yine bu bölgede İzmir yolu projesiyle birlikte birçok tarım alanı yüksek kata imara açılmış. Bu durumda köylü koyununu nerede yayıp besleyecek? Kısa vadeli düşünen bazı köy vatandaşı mantığı yerimiz değerlenir satar gideriz şehre diyor. Peki ,uzun vadeli düşünmesi gereken Tarım Bakanlığının, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının, devletin öngörüsü nedir? Hayvancılık ve tarımı bitirip Brezilyadan hastalıklı hayvanlar ithal etmek mi, Rusya'dan buğday ithal etmek mi?

Biz,  köy hayatını yaşamak için bu bölgeye gelmiş, üstümüzde uçan atmacalardan, kışın bahçemize giren tilkilerden, tarlalarda seken kekliklerden keyif alan insanlarız. Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Çevreden çok Şehircilik olmuş işi. Peki, Tarım Bakanlığı tarım arazilerinin, hayvanların beslenme alanlarının, köy hayatının yok edilmesine karşı bir yaptırımı yok mudur? Çevre ve Şehircilik Bakanlığı adındaki sadece "şehir"e odaklanmış kararlar alıyor peki, "çevre" boyutu ne olacak. Ülkemiz özünden uzaklaşıp yapay çevrelere mi sahip olacak? Dereleri, gölleri kurutup rezidanslar arasına yapay göletler, doğal bitki örtüsünü yok edip hibrit tohumlarla elde edilen yapay yeşillik, doğadaki hayvanları kaçırıp çocuklar görsün diye kafesler içine hapsedilmiş hayvanlar.... Bunlar mı “çevre” planları?

Tarım ve hayvancılık ülkesi olan ülkemiz bu boyutunu tümüyle kaybediyor, köylü üretime değil hazır tüketime yönlendiriliyor. Köylüyü köy hayatından koparan, tarım ve hayvancılık yapamaz hale getiren, verimli arazileri taşlaştıran, doğal dengeyi bozan;

bu projelere, imar yasalarına DUR denmesini istiyoruz.



Bugün Fatma imzanı bekliyor!

Fatma Ayt bu imza kampanyası için senin desteğini bekliyor: «info@csb.gov.tr: Köy talanına, tarım ve hayvancılığı yok eden imar kararlarına DUR de!». Fatma ve imza atan diğer 124 kişiye katıl.