İşsizleri, Yoksulları, Güvencesizleri (Prekarya) Gözeten Ekonomik Tedbirler Alınsın!

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 7.500.


COVID19’un ekonomideki etkilerine “ilaç” olması için ekonomik tedbirler açıklandı. Paket, Hükümetin iktidara geldiği günden bu yana uyguladığı ekonomi-politiğin bir uzantısı yani varsıl azınlığa pozitif ayrımcılık yapmakta.

Oysa Türkiye’de istihdamın ⅓’ü kayıt dışı; ücretli çalışanların %67’si asgari ücretten geçimini sağlamaktadır. Meslek örgütlerinin açıkladığı “yoksulluk” ve “açlık” sınırları hepimizce malum. Çalışırken yarı aç-yarı tok yaşayan geniş kitlelere, açıklanan bu ekonomik paketle Hükümetin kamu kaynaklarının yönetimini Anayasanın “sosyal devlet” ilkesini gözeterek yapmadığı görülmektedir. 

Bizler, işsizleri, yoksulları ve güvencesizleri gözeten, aşağıdaki tedbirlerin alınmasını talep ediyoruz:

  1. Bu süreçte ücretsiz izne çıkarılan ya da işten çıkarılanların kredi ve kart borçları, kira ve fatura ödemeleri en az 3 ay ertelemesini,
  2. Dükkanını kapalı tutmak zorunda olan esnafa devlet desteği olarak sicil bozukluğu gözetmeksizin 6 ay sonra ödemeli sıfır faizli destek verilmesini,
  3. Günlük-haftalık yevmiye ile serbest çalışanlar dahil olmak üzere salgın esnasında işsiz durumunda bulunan ve işsizlik maaşı almayan tüm yurttaşlara işsizlik maaşı, temel gelir desteği verilmesini,
  4. Ekonomik paketin, mecliste temsil edilen bütün siyasi partilerin eşit biçimde temsili ile ilgili meslek odaları, sendikalar ve taraf olan diğer kurum ve kuruluşların katılımıyla hazırlamasını talep ediyoruz.


Evlerimizin önünü süpürelim. Sorumluluklarımızı yerine getirelim. Talep edelim. Çağrımız halka: “Haklarını talep et! Çağrımıza ortak ol!” Çağrımız hükümete: “Anayasa’nın yüklediği sorumluluklarını yerine getir!” 

“İnsan, unutur.” der eskiler. Uygarlık hatırlamaktır. Biz de hatırlayalım: Anayasanın 2. Maddesini: Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.*

Pandemi, bütün dünyayı esir aldı, Türkiye’yi de. Devletler ve kurumları, özellikle şeffaflığı ve katılımcılığı işletmeyenler, çok da apansız olmayan bu büyük sorun karşısında işlemiyor. Virüsün etkisi altına giren ülkeler, birer birer çeşitli önlemler alıyor. Türkiye de söz konusu sorunla mücadele amacıyla bir paket hazırladı. Paket, ekonomik anlamda kırılgan olan ücretli çalışanları ve güvencesizleri kapsamıyor. Türkiye halkı, hükümetin uyguladığı neo-liberal politikalarla hızla prekaryalaşmakta.**

Türkiye,  “COVID19” salgınına, gittikçe derinleşen siyasi ve ekonomik krizde yakalandı. Türkiye’nin, “COVID19” ile mücadele için açıkladığı paketin, Anayasa’nın 2. maddesinde dile getirilen devletin dört temel niteliğinden biri olan “sosyal devlet” niteliğini gözetmediği anlaşılmakta. Kamunun kaynaklarını yönetenlerin kamuya karşı sorumlulukları var. Halka ve Hükümete yönelik bu çağrımız, prekaryalaşmayı durdurmaya, kamu kaynaklarının kamusal fayda gözetilerek şeffaf ve katılımcı demokrasinin ilkelerine göre tasarruf edilmesine yöneliktir. 

Kampanyanın temel argümanları:

• COVID19 ile ilgili açıklanan ekonomik paket, T.C.’nin Anayasa’sında Cumhuriyet’in temel niteliklerinden olan “sosyal devlet”i içermemektedir. T.C. görece güçlü yapısı (Türkiye, G-20 ülkeleri arasındadır) ile sosyal içerimleri olan paketi kaldırabilecek güçtedir. 

• Yurttaşlar, yurttaş olmaktan kaynaklı haklarını Hükümet’ten yüksek sesle talep etmeliler.

• Sosyal içerme, yoksulluk, güvencesizlik baskısı altındaki kitlelerin kendilerini güvende hissetmelerini sağlayarak toplumsal mücadelenin motivasyonunu güçlendirecektir. 

* Erişim: 25 Mart 2020: https://www.icisleri.gov.tr/illeridaresi/turkiye-cumhuriyeti-anayasasi

** Prekarya, Guy Standing’in “küreselleşmenin çocuğu” dediği İngilizce “precarious” (güvencesiz) ve “proletariat” sözcüklerinden türetilen bu terim, 2008 küresel krizinden sonra “mesleki kimliği tanımlayan ahlâki ya da davranışsal yükümlülükler gösterme zorunluluğu”nu kaybeden; iş güvencesizliği ve borçlanma imkânı nedeniyle “evlerini kayan kum üzerinde” inşa etmeye çalışan ve giderek genişleyen, “tehlikeli” (siyasî davranışları öngörülemeyen) kitleyi ifade ediyor. 

 

DiEM25 İstanbul1dsc Kolektifi 

www.diem25.org 

istanbul1dsc@diem25.org 

https://mobile.twitter.com/Diem25_istanbul 

https://www.facebook.com/Diem25istanbul/