Harbiyeli Öğrencilere Özgürlük

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 1.000.


Hepiniz bir annenin bir babanın evladısınız. Hepinizin hayalleri, hedefleri, korkuları var. Hepiniz ya genç olacaksınız; ya gençsiniz; ya da gençtiniz. Öyleyse buyurun duygudaşlık kuralım; sizin gibi anne baba evladı olan; sizin gibi hayalleri, hedefleri, korkuları olan; sizin hayatınızın bir bölümünde olduğunuz/olacağınız gibi genç olan 37 genç insanla.

Hayaller kuruyorsunuz hepiniz; hayatınızın her döneminde de kurdunuz mutlaka. Tutun ki “Asker olacağım” dediniz. “Vatanıma hizmet edeceğim, onu mukaddes bilecek; canım pahasına koruyacağım. Ne güzel görünürüm o üniforma içinde! Annem, babam benimle gurur duyar.” Hayallerinizle yattınız, hayallerinizle kalktınız; çalıştınız, çabaladınız, sınavlara girdiniz…

Sonunda başardınız; hayallerinize ulaşacağınızdan eminsiniz artık. Öyle ya, öğrenci de olsanız Türk ordusunun şerefli bir üyesi sayılırsınız artık. Size ilk öğretilen şeylerden biri de şu: “Ucunda ölüm de olsa, emre itaat edeceksiniz.”

Güzel bir aşk şiiri gibi ezberliyorsunuz bu cümleyi, komutanlarınızın, hocalarınızın sözünden çıkmıyorsunuz. “Yat” derlerse yatıyor; “kalk” derlerse kalkıyorsunuz. “Gel” diyorlar geliyorsunuz; “git” diyorlar gidiyorsunuz.

Bir gün sizi yine bir yere götürüyorlar. Nereye gittiğinizi, neden gittiğinizi bilmiyorsunuz bile. Çünkü okulda böyle öğrendiniz: “Koşulsuz itaat”. Durum tuhaf; ama yapacak bir şeyiniz yok. Derken, sizi rezilce bir kalkışmaya alet ettiklerini öğreniyorsunuz; am ne olduğunu anlamadan da kendinizi hapiste buluyorsunuz. Aileniz kahroluyor; siz aklınızın ucundan bile geçmeyen bir yerde, berbat günler yaşıyorsunuz; ancak umutlusunuz. Ailenize de umut aşılıyorsunuz. Siz vatanınıza ihanet etmediniz ki; kandırıldınız! Mahkemede gerçeklerin ortaya çıkacağından eminsiniz. Sabırsızlıkla mahkemeyi bekliyorsunuz bu yüzden.

Oysa öyle olmuyor; mahkeme sizi ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkûm ediyor. Gençliğiniz, hayalleriniz, ümitleriniz, geleceğiniz diri diri mezara gömülüyor. Aileniz kahroluyor. Belki sizi bekleyen bir sevdiğiniz vardı; o da mahvoluyor. Yani tamamen iradenizin dışında gelişen olaylar yüzünden hayatınız paramparça oluyor.

Nasıl? Canlandırabildiniz mi gözünüzde? Ne hissettiniz? Vatan aşkı uğruna seçtiğiniz bir meslek için çabalarken “vatan haini” damgası yemek mi daha acı; hayatınızın tepetaklak olması mı; yoksa sevdiklerinizin üzüntülerin en büyüğünü yaşaması mı?

Biz bu hain kalkışmanın asıl sorumlularından hesap sorulmasını istiyoruz. Darbeye yeterince kurban verdik; bu masum çocukların da kurban edilmesine karşıyız. 37 vatan evladı için merhamet değil; adalet istiyoruz. Siz de bizimle aynı düşüncedesiniz; bundan eminiz. O halde; haydi, sesimizi duyuralım.



Bugün Ömer imzanı bekliyor!

Ömer Çiçek bu imza kampanyası için senin desteğini bekliyor: «Harbiyeli Öğrencilere Özgürlük». Ömer ve imza atan diğer 873 kişiye katıl.